Dönemin başhekiminden eski Vali'yi zora sokacak ifade: Gülistan'ın hastane kayıtlarının silindiğini düşünüyorum
Gülistan Doku soruşturmasında 11 kişi tutuklanırken dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir'in ifadesi ortaya çıktı. Özdemir; hamile olduğu için öldürüldüğü iddia edilen Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarının silinmesi hakkında “Silindiği yönünde görüşüm vardır. Ancak bunu ben yapmadım zaten böyle bir yetkim de yoktu" dedi.
- Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den beri haber alınamaması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alındı.
- Gözaltına alınan şüphelilerden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polisler ve dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir'in de bulunduğu 11 kişi tutuklandı.
- Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi veya eklenmesi hususlarında kendisinin veya başka bir hastane çalışanının yetkisi olmadığını, bu yetkinin yazılım şirketi çalışanlarında olduğunu belirtti.
- Özdemir, Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarının silindiği yönündeki tespitler üzerine, bu tür işlemlerin bilişim uzmanlarınca çözülmesi gerektiğini ve kayıtların silinmiş olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
- Akgün yazılım şirketi tarafından yapılan incelemede, Gülistan Doku'ya ait 31.12.2019 tarihli hastane kayıtlarının profesyonel bir çalışma ile kasıtlı olarak silindiği değerlendirildi.
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamaması üzerine soruşturma başlatılmış, ancak yıllar süren dosyada cinayet iddialarına rağmen bir sonuca ulaşılamamıştı.
Geçtiğimiz hafta Doku davası yeniden başlatılırken; "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.
CHP'de adaylık krizi! İmamoğlu, Özgür Özel'e açık açık söylemiş: Adayım Mansur Yavaş
11 KİŞİ TUTUKLANDI
Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklandı.
BAŞHEKİMİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in adliyedeki işlemleri sürerken; dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ilk ifadesinin detayları ortaya çıktı.
Sonel'in oğlunu korumak adına o dönem Gülistan'ın hastane kayıtlarını sildirdiği iddia edilmişti.
Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde Başkan olarak yani İl Müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti.
"BU GÖREVLERİ KENDİM İSTEMEDİM"
Üç yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, “Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin Valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, 'Sayın Valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum' diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı” dedi.
"HASTA KAYITLARINI SİLME GİBİ BİR YETKİM YOKTU"
2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet hastanesinde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, Hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti.
Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu soruldu. Özdemir, "Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerim de yoktur. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" ifadelerini kullandı.
"KAYITLARA ULAŞILAMIYORSA SİLİNMİŞTİR"
Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e; Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi” de soruldu.
Bahse konu “POLNET” çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, “Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’in de verileri hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır.” şeklinde konuştu.
"YARDIMCILARIM DA İMZA ATMIŞ OLABİLİR"
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden “Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi” ile ilgili yazıya cevap olarak gönderilen belgede kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2029 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da dönemin başhekimi ve il sağlık müdürü Özdemir’e soruldu.
Özdemir, “Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur” dedi.
KAYITLARI SİLME TALİMATINI KİM VERDİ?
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda “Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e “Gülistan Doku’ nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?” sorusu yöneltildi.
"BANA KİMSE BÖYLE BİR TALİMAT VERMEDİ"
Özdemir şu ifadeleri kullandı: "Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiçbir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen Bilgi İşlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal Polikinlik Hizmetleri ve Hastane istatislikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim, benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz”
