ABD–İran hattında tehlikeli tırmanış: Diplomasi mi, Savaş mı?
ABD ile İran arasındaki gerilim, diplomasi mesajları ile askeri hamlelerin iç içe geçtiği kritik bir aşamaya girdi. Washington, “anlaşma için tüm seçenekler masada” diyerek Tahran’ı nükleer program konusunda uyardı. İran ise müzakereye kapıyı tamamen kapatmadığını bildirip yeni görüşmeler için güvence talep etti. Sahada ABD’nin askeri yığınağı sürerken, İran’ın Çin ve Rusya ile tatbikat hazırlığı dikkat çekti. AB, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine alırken, ABD’nin muhtemel bir İran saldırısına ilişkin de “Bölgenin yeni bir savaşa ihtiyacı yok” mesajını verdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a sürenin hızla tükendiğini söylemesi ve "büyük bir ABD donanmasının büyük güç, coşku ve amaçla" İran'a doğru hızla ilerlediğini açıklamasının ardından, bölgede gerilim yükseldi.
ABD'den “Tüm seçenekler masada” açıklaması gelirken İran tarafı da müzakereye prensipte açık olduğunu belirtti. İşte ABD-İran hattında yaşanan son gelişmeler;
ABD'DEN İRAN’A NET UYARI: “TÜM SEÇENEKLER MASADA”
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’a yönelik olarak “bir anlaşma yapmaları için tüm seçeneklerin masada olduğunu” vurgulayarak Tahran’ı nükleer kabiliyet peşinde koşmaması konusunda uyardı. Hegseth, aksi takdirde Başkan’ın Savunma Bakanlığı’ndan beklediği herhangi bir eylemi yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi. Bu tehdidi, bu ay Venezuela’da ABD’nin gerçekleştirdiği askeri operasyonlarla ilişkilendirdi.
İRAN'DAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ülkesinin ABD ile müzakereye prensipte açık olduğunu ancak bunun “gerçek bir diplomatik çözüm” amacı taşıdığına dair güvenceye bağlı olduğunu söyledi. İran resmi ajansı IRNA’ya konuşan Arif, geçmiş müzakere süreçleri devam ederken İran’a yönelik saldırılar düzenlendiğini hatırlatarak, benzer adımların tekrarlanmayacağına dair garanti istediklerini vurguladı. Arif, karşı tarafın samimi olduğundan emin olunması halinde yeniden müzakere masasına oturabileceklerini ifade etti.
"BÖLGENİN YENİ BİR SAVAŞA İHTİYACI YOK"
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD'nin muhtemel İran saldırısı hakkında "Bölgenin yeni bir savaşa ihtiyacı olmadığını düşünüyorum." dedi.
Kallas, Brüksel'de yapılan AB Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında basına açıklamalarda bulundu.
Önceki haftaların dünya düzeninin değişmekte olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Kallas, "'Öngörülemezlik' artık bir istisna değil. 2025'i tanımlayan kelimeydi ve 2026'yı da tanımlayacak kelime olacak." diye konuştu.
Kallas, Rusya'nın oluşturduğu tehdidin sürdüğünü, Çin'in "uzun vadeli meydan okuma" ortaya koyduğunu ve Orta Doğu'nun sürekli istikrarsızlıkla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, "Ancak yeni değişken, Atlantik ötesindeki temel yeniden yönelim." değerlendirmesini yaptı.
İRAN’DAN YENİ TATBİKAT MESAJ
Diplomasi trafiği sürerken Tahran cephesinden askeri bir hamle haberi geldi. İranlı bir yetkili, İran donanmasının birkaç gün içinde Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda Çin ve Rusya ile ortak askeri tatbikat gerçekleştireceğini açıkladı. Bu gelişme, ABD donanmasının da bölgeye konuşlandığı bir dönemde yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Amerikan deniz unsurlarının Umman Denizi çevresindeki varlığını artırdığı bildiriliyor.
LAVROV'DAN ARABULUCULUK TEKLİFİ
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, TGRT Haber ekranlarında yayımlanan, Türkiye Gazetesi Yazarı Sevil Nuriyeva'ya verdiği röportajda ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik tehditlerini ve ABD'nin Orta Doğu'ya yaptığı askeri yığınak hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Tahran'daki rejime dair de konuşan Bakan Lavrov, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ''İran, İsrail'in varlığına yönelik bir tehdittir.'' sözlerine dair ''Son zamanlarda Başkan Putin ile Başbakan Netanyahu arasında bir dizi temas oldu. Ayrıca bizim de İranlı liderlerle düzenli temaslarımız var.'' dedi.
Rusya'nın hem İsrail hem de İran ile iyi ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Lavrov, arabuluculuk teklifinde bulundu. 2015 yılını hatırlatan Rus Bakan, ''O dönemde Rusya, İran'ın nükleer programı konusunda anlaşmaya varılmasında kilit rol oynadı; fazla zenginleştirilmiş uranyumun ülkemize taşınması da dahil olmak üzere, mutabık kalınan miktarın üzerindeki fazlalıkların güvenli bir şekilde uzaklaştırılmasını sağladı.'' ifadelerini kullandı.
Şimdi de benzer bir rol üstlenmeye hazır olduklarını belirten Lavrov, ''İsrailliler, İranlılar ve Amerikalılar bunu biliyor. Ve elbette, geçtiğimiz yaz olduğu gibi, nükleer tesislerin bombalandığı on iki günlük savaş sırasında olduğu gibi, durumun yeniden tırmanmasını önlemeye yardım etmekten memnuniyet duyarız.'' dedi.
AB’DEN DEVRİM MUHAFIZLARI KARARI
Öte yandan Avrupa Birliği de İran’a yönelik dikkat çekici bir adım attı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Birliğin İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör listesine aldığını duyurdu. Kallas, kararın “kararlı bir adım” olduğunu vurgulayarak, baskının cezasız kalamayacağını ifade etti. Bu karar, Tahran ile Batı arasındaki gerilimin siyasi boyutunu daha da derinleştirdi.
WASHİNGTON’DA KRİTİK İRAN TRAFİĞİ
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırması bölge başkentlerinde alarm seviyesini yükseltirken, diplomatik ve istihbari temaslar da hız kazandı. ABD basınına yansıyan bilgilere göre İsrail ve Suudi Arabistan’dan üst düzey askeri ve istihbarat heyetleri İran gündemiyle Washington’da temaslarda bulunuyor.
İsrail Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Tümgeneral Şlomi Binder’in Pentagon, CIA ve Beyaz Saray yetkilileriyle görüşerek İran’a ilişkin özel istihbarat paylaştığı belirtiliyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın da ABD’li üst düzey isimlerle temaslarında gerilimin düşürülmesi ve muhtemel bir bölgesel savaştan kaçınılması yönündeki beklentileri dile getirdiği ifade ediliyor.
Haberlere göre Suudi Arabistan, ABD ile İran arasında tansiyonu düşürmek için diplomatik temaslarını artırdı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir saldırısında Suudi hava sahasının kullanılmasına izin verilmeyeceğini ilettiği de aktarıldı.
WASHİNGTON KARAR AŞAMASINDA
ABD’li yetkililer, şu aşamada Washington ile Tahran arasında kayda değer bir müzakere sürecinin bulunmadığını, İran’ın ABD’nin “maksimalist” taleplerine sıcak bakmadığını savunuyor. Buna karşılık ABD’nin Orta Doğu’ya askeri yığınağının sürdüğü, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin de bölgeye ulaştığı belirtiliyor.
Yetkililer, mevcut talimatın hazırlıkların tamamlanması yönünde olduğunu ancak Başkan Trump’ın önümüzdeki günlerde İran konusunda yeni bir karar aşamasına gelebileceğini ifade ediyor.
