Aynı kışladan sekiz senede ikinci darbe
2012'de dönemin cumhurbaşkanı Toure'nin devrilmesinde önemli rol oynayan Kati garnizonundan ayaklanan bir grup asker, yine darbe yaptı
Mali'de yaklaşık bir senedir devam eden siyasi kriz ve gösterilerin ardından bir grup asker darbe yaptı. Başkent Bamako'ya 15 kilometre mesafede bulunan ve 2012'de de dönemin Cumhurbaşkanı Amadou Toumani Toure'nin devrilmesinde de önemli rol oynayan Kati garnizonundan ayaklanan bir grup asker, araçlarla başkente ilerleyerek gövde gösterisi yaptı. Bazı bakanlarla, yüksek rütbeli bazı askerler alıkonuldu; hükûmet binaları ve resmî kurumlar boşaltıldı. Muhalefetin, genel seçimlerde hile olduğu gerekçesiyle istifasını istediği Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita'nın gideceğini anlayan muhalif gruplar ise başkentteki Bağımsızlık Meydanı'na inerek gösteri yaptı. Ardından devrik cumhurbaşkanı, konutundan askerler tarafından alınarak darbenin başladığı Kati Kışlasına götürüldü.
TEPKİ YAĞDI
Kendilerine Halkın Kurtuluşu Ulusal Komitesi (CNSP) adını veren darbeciler, seçimlerin en makul sürede yapılacağını, sivil ve siyasi bir geçiş dönemi yaşanacağını açıkladı. Darbeye, başta Türkiye olmak üzere uluslararası toplumdan ciddi tepki geldi. Başta Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) olmak üzere, Afrika Birliği, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler durumu kınadı, askerlerin kışlalarına dönmesi çağrısı yapıldı. Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini (BMGK) acil toplantıya çağırdı. Türkiye de durumu en sert dille kınadı. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "Mali’de darbe sonucu Cumhurbaşkanı Keita’nın istifa etmeye zorlanmasını derin endişe ve üzüntüyle karşılıyoruz. Türkiye, içinden geçtiği bu zor dönemde dost ve kardeş Mali’nin yanında yer almaya devam edecektir" denildi.
"KAN DÖKÜLMESİN" DEDİ
ECOWAS, ikinci bir açıklama daha yaparak Mali'yle bütün kara ve hava sınırlarının kapatıldığını, ticari ve ekonomik ilişkilerin kesildiğini duyurdu. Aylardır muhalefet tarafından istifası istenen ve Fransa yanlısı olmakla suçlanan Cumhurbaşkanı Keita ise gece yarısında devlet televizyonuna çıkarak "İktidarda kalmak adına kan dökülmesini istemiyorum" diyerek istifa etti; hükûmet ile meclisi de feshettiğini açıkladı.
Muhalefet cephesinin önemli isimlerinden İmam Dicko, geçen haftalarda yaptığı açıklamalarla Başbakan Boubou Cisse ve Fransa'ya eleştiriler yöneltmişti. Cisse'nin muhalefeti ve hükûmeti temsil etmediğinin altını çizen Dicko "Boubou Cisse'yi artık başbakan olarak görmek istemiyoruz. Fransa, Başbakan'a destek vererek ülkedeki krizi derinleştiriyor. Cumhurbaşkanı Keita, Başbakan'ı hâlâ görevinde tutma kararının arkasında da Fransa var. Fransa düşmanı değilim ancak Fransa bize saygı duymalı" demişti.
SEÇİMDE HİLE İDDİASI
Mali'de, Keita özellikle son bir yıldır kötü yönetim ve iç güvenliği sağlayamamakla suçlanıyordu. Mart ve nisanda düzenlenen iki turlu genel seçimlerde Keita'nın hile yaptırdığı iddiası ise fitili ateşleyen son nokta oldu. Anayasa Mahkemesinin seçimin resmî sonuçlarını açıklarken, geçici sonuçlara göre seçilemeyen 31 vekilin kazandığını duyurması muhalefet kanadından çok sert tepkiyle karşılanmıştı.
FRANSA - RUSYA SAVAŞI MI?
Darbeci albaylar arasında bulunan Malick Diaw'ın kısa bir süre önce Rusya’daki eğitiminden geri geldiği iddia edildi. Darbe girişimi öncesinde de gerçekleştirilen protestolarda bazı grupların 'Mali’nin umudu Rusya, çare Putin' yazılı dövizler taşıdığı görüldü. Ancak darbenin Fransa yanlısı bir yönetime yapıldığı vurgulansa da 7 yılda başarısız olarak değerlendirilen başkanlık rejimi ile ismi anılan Fransa'nın, bu durumdan kurtulmak için Mali’de bir yönetim değişikliğini desteklemiş olabileceği de belirtiliyor.
