Bürokratları dinlemedi, Ankara'ya uçtu: İngiliz bakandan 10. yılda tarihi 15 Temmuz itirafı!
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye'yi ziyaret eden ilk Avrupalı devlet adamı olan eski İngiltere Avrupa Bakanı Alan Duncan, Dışişleri Bakanlığındaki itirazlara rağmen Ankara'ya gitme kararını kendisinin aldığını belirterek, Avrupa'nın o dönemde Türkiye'ye karşı sergilediği kuşkucu yaklaşımın büyük bir hata olduğunu söyledi.
- Alan Duncan, 15 Temmuz darbe girişimini Dışişleri Bakanlığı'ndaki ilk mesai gününde öğrendi ve bürokratik engelleri aşarak kendi inisiyatifiyle Ankara'ya uçtu.
- Duncan, Avrupa'nın darbe girişimine tepkisinin yavaş kaldığını ve bazı çevrelerde girişimin 'sahte darbe' olarak değerlendirilmesini eleştirdi.
- Bombalanan TBMM binasını gezdiğini ve gördüğü enkazın kendisini derinden etkilediğini belirtti.
- Türk halkının o gece sergilediği direncin ilham verici olduğunu ve 15 Temmuz'un Türkiye için sonraki 10 yıllık başarının başlangıç noktası olduğunu söyledi.
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Türkiye'yi ziyaret eden ilk Avrupalı bakan olan Alan Duncan, girişimin 10. yıl dönümünde çok önemli açıklamalarda bulundu.
O dönem Dışişleri Bakanlığı bürokratlarını dinlemeyerek kendi inisiyatifiyle Ankara'ya uçtuğunu belirten Duncan, "Seçilmiş bir hükümeti şiddet ve darbeyle deviremezsiniz, o dönem Türk demokrasisinin yanında durmak bizim için çok önemliydi" dedi.
"BAKAN BENİM, GELİYORUM DİYEREK ANKARA’YA UÇTUM"
İngiltere'de 2016-2019 yılları arasında Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Alan Duncan, darbe girişimini Dışişleri Bakanlığı'ndaki ilk mesai gününde öğrendiğini belirtti. Göreve başladığı an televizyonlardan uçakların uçtuğunu gördüğünü anlatan Duncan, bürokratik engelleri aşarak aldığı inisiyatif sürecini şöyle aktardı:
"Haberleri görünce hemen 'Bana büyükelçiyi bağlayın' dedim. Özel kalemim bunun çok sıra dışı bir prosedür olduğunu söyledi. Onlara 'Bana ne yapacağımı söyleyecek kimseye ihtiyacım yok, bana büyükelçiyi bağlayın' dedim. Dönemin Ankara Büyükelçisi Richard Moore ile görüştüm ve ona 'Gelip ziyaret edeceğim' dedim. Kendisi bana 'Bakanlığın geri kalanından tavsiye almayacak mısınız?' diye sorduğunda, 'Hayır, Bakan benim. Geliyorum' cevabını verdim. İngiltere hükümetinin beni durdurma şansı yoktu çünkü Londra'da henüz yeni kurulan Theresa May hükümetinin kaosu hakim durumdaydı. Kendi inisiyatifimi aldım ve Ankara'ya uçtum."
"AVRUPA ÇOK YAVAŞ KALDI, BU SAHTE BİR DARBE DEĞİLDİ"
Darbe girişiminin hemen ardından Türkiye'yi ziyaret eden ilk Avrupalı yetkili olduğunun altını çizen Duncan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin o dönem takındığı yavaş ve kuşkucu tavrı eleştirdi.
Bazı Avrupalı çevrelerin darbeyi küçümseyen açıklamalarına karşı durduğunu belirten Duncan, şunları kaydetti:
"Avrupa'nın geri kalanı darbe girişimine tepki vermekte maalesef çok yavaş kaldı. Hatta bazı çevrelerde 'Bu sahte bir darbe, sadece bir tiyatro' gibi asılsız değerlendirmeler yapılıyordu. Benim görüşüm ise bu girişimin kesinlikle gerçek olduğu yönündeydi. Türkiye'ye gidip şunu yüksek sesle söylemek çok önemliydi: Bir hükümeti bu şekilde, şiddetle, isyanla ve başkaldırıyla deviremezsiniz. Eğer bir hükümet halk iradesiyle seçilmişse, o seçilmiş hükümeti desteklemek zorundasınız. Türk demokrasisinin yanında durduğumuzu ve bunun doğrudan İngiltere’nin resmi görüşü olduğunu net şekilde göstermek istedim."
"TBMM'DEKİ ENKAZI GÖRMEK İNSANIN İÇİNE İŞLİYORDU"
Ankara ziyareti sırasında bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) binasını gezdiğini ve gördüğü manzara karşısında derinden etkilendiğini kaydetti:
"Televizyonda bazı görüntüler izleyebilirsiniz ancak bizzat olay yerine gidip o enkazı, bükülmüş dev metal parçalarını ve kırık camları kendi gözlerinizle görmek çok farklı bir durumdu; adeta insanın içine işliyordu. Hasarı gördüğümde bunun sadece sıradan bir binadan ibaret olmadığını anladım. Parlamento, her demokratik sistemin kalbidir. O an bu durumun İngiltere'de yaşanması halinde ne hissedeceğimizi düşündüm. Bu olay ordunun bir kısmının isyan edip tankları Londra Köprüsü’ne sürmesi, avam kamarası oturum halindeyken parlamentoyu bombalaması ve ardından Başbakan ile Kraliçe’yi öldürmeye çalışmasıyla tamamen aynı şeydi. Bunu parlamentoda da dile getirdim."
"15 TEMMUZ SONRAKİ 10 YILLIK BAŞARININ BAŞLANGICI OLDU"
Darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıllık süreci de değerlendiren Alan Duncan, Türk halkının gösterdiği direnç ve soğukkanlılığın ilham verici olduğunu söyledi:
"Türk halkının o gece sergilediği vakur ve ölçülü tavırdan çok etkilendim. Halk net bir duruş sergileyerek 'Demokrasimizi destekliyoruz, Gülenciler ve hükümeti devirmeye çalışan hiç kimse bizim için kabul edilemez' dedi. Halkın demokratik sistemin ilkelerine sahip çıkma biçimi gerçekten çok ilham vericiydi. Bugün geriye dönüp baktığımızda bu darbe girişiminin başarısız olduğunu ve zaten başarısız olmayı hak ettiğini net olarak görüyoruz. Son 10 yıla bakın, Türkiye giderek daha önemli bir bölgesel güç haline geldi. Daha istikrarlı bir konuma ulaştı, ekonomisini toparladı ve müreffeh bir yapıya kavuştu. Aslında 15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye için neredeyse sonraki 10 yıllık başarının başlangıç noktası oldu."
