Ölüm oranı yüzde 50'den fazla! İlaçların etki etmediği mantarın vakaları hızla artıyor
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) “kritik öncelikli" ilan ettiği, ilaçlara dirençli Candida auris (C. auris) mantarı ile ilgili yeni bir çalışma yayınlandı. Buna göre, cilde yapışma yeteneğini artıran mantar, daha bulaşıcı hale geldi ve küresel çapta Türkiye de dahil olmak üzere 61 ülkede görüldü. Görüldüğü kişilerin yarısında ölüme neden olan "süper mantar", mevcut ilaçlarla tedavi edilemiyor.
SÜPER MANTAR ALARMI: İLAÇLARA DİRENÇLİ CANDİDA AURIS KÜRESEL TEHDİT OLDU
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2022'de kritik öncelikli fungal patojen olarak kabul ettiği, ilaçlara dirençli ölümcül mantar türü Candida auris, küresel çapta hızla yayılıyor. Uzmanlar, mantarın daha bulaşıcı olduğu konusunda uyarı yayınlandı.
Yeni yayımlanan bir çalışmaya göre, bu "süper mantar", insan derisine "yapışkan gibi" tutunuyor. Ayrıca, ciltteki kolonileştirme yeteneği geliştirerek enfeksiyon riskini katladı. Özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde ölümcül enfeksiyonlara yol açabilen C. auris, hastaneler ve huzurevleri gibi sağlık tesislerinde kolayca yayılarak büyük salgınlara neden oluyor.
61 ÜLKEDE TESPİT EDİLDİ: VAKA SAYISI YÜKSELİYOR
İlk olarak 2009 yılında Japonya'da bir hastanın kulağından alınan örnekte tespit edilen C. auris, o zamandan beri alarm verici bir hızla tüm dünyaya yayıldı. 2014 yılında Hindistan'da büyük bir halk sağlığı tehdidi olarak tanımlanan mantar, son yıllarda ise ABD'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, 2025 yılı boyunca 27 eyalette en az 7 bin kişi enfekte oldu. Mantar, Covid-19 pandemisi sırasında uygulanan seyahat kısıtlamalarının kalkmasından sonraki yıllarda özellikle İngiltere'deki hastanelerde de giderek artan oranlarda tespit edildi.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) tarafından yayımlanan bir rapora göre, Londra ve Güney Doğu İngiltere'deki NHS kurumlarını etkileyen önemli hastane kaynaklı salgınlar yaşandı.
Çalışmada ayrıca, C. auris enfeksiyonlarının yüksek ölüm oranlarıyla ilişkilendirildiği ve mantarın, ilk basamak tedavi ajanı olan flukonazol dahil olmak üzere, mevcut birçok antifungal ilaç sınıfına karşı direnç geliştirdiği belirtildi. Hatta, tüm antifungal ilaçlara dirençli C. auris suşları bile saptandı.
CANDİDA AURİS MANTARI NASIL YAYILIYOR?
Hackensack Meridian Keşif ve İnovasyon Merkezi'nden araştırmacılar, her yıl yaklaşık 6.5 milyon kişiyi etkileyen invaziv mantar enfeksiyonlarının, antifungal tedaviye rağmen bile yüzde 50 veya daha yüksek ölüm oranına sahip olduğunu buldu. Yeni çalışma, C. auris'in hızla yayılmasını sağlayan benzersiz özelliklerini de ortaya koydu.
Şekil değiştirme: C. auris, maya benzeri büyümeden, uzun, iplik benzeri uzantılar geliştirerek (filament tahrikli yayılma) hızla direnç kazanıyor.
Deride kolonileşme: Mantarın hücre duvarı proteinleri, insan derisine "yapışkan gibi" tutunmasını ve onu kolonileştirmesini sağlıyor. Araştırmacılar, deride kolonileşen hastaların, mantarın hastane içinde ve hastaneler arasında diğer hastalara bulaşmasını kolaylaştırdığına dikkat çekiyor.
İlaç pompaları ve biofilm: Mantar, hücre zarındaki "efflux pompaları" ile antifungal ilaçları kendisini öldüremeden dışarı atabiliyor. Ayrıca yüzeylerde sümüksü biofilm tabakaları oluşturarak ilaçların içeri girmesini zorlaştırıyor.
Bağışıklıktan kaçış: Mantar, konakçının (hastaların) geliştirdiği bağışıklık tepkisinden proaktif bir şekilde kaçınmanın yollarını buluyor.
Tanı zorluğu: Geleneksel laboratuvar testlerinin çoğu, C. auris'i diğer benzer mayalarla karıştırarak yanlış tanımlamaya yol açması, teşhisi geciktiriyor ve tedaviyi zorlaştırıyor.
Araştırmacılar, şu anda değişen etkinliğe sahip dört sınıf antifungal ilacın bulunduğunu ve yakında hastalara sunulabilecek, deneme aşamasında veya yeni onaylanmış üç yeni ilacın daha olduğunu belirtti. Ancak mantarla mücadele için daha geniş spektrumlu yeni antifungal ajanlara, daha iyi tanı testlerine ve özellikle yüksek riskli hastaların tedavisi için bağışıklık ve aşı bazlı ek yöntemlere ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
