"Eğitimin Davos'u" Antalya'da başladı: Özel okullar da kamusal destekten faydalanmalı
TÖZOK Eğitim Sempozyumu’nda açıklanan bağımsız raporda mevcut durumun sürdürülebilir olmadığı vurgulandı. Raporda “Özel okula giden her öğrenci, devlet okullarındaki karşılığı kadar kamusal destekten yararlanmalı” denildi.
- TÖZOK'un 24. Geleneksel Eğitim Sempozyumu Antalya'da başladı.
- Özel okul sektörü, maliyet artışları ve öğrenci talebinin sınırlanması nedeniyle finansal açıdan kırılgan bir eşiğe geldi.
- 2018'den bu yana maliyet artışları %1.266,8 iken ücret artışları %935,7'de kalarak %331,1'lik bir fark oluşturdu.
- Öğrencilere devlet okullarındaki karşılığı kadar kamusal destek sağlanması talep edildi.
- Özel okul öğretmenlerinin brüt maaş, maliyet ve özlük haklarının resmî okul öğretmenleriyle eşitlenmesi önerildi.
- Vergilendirme başta olmak üzere özel öğretim kurumlarına yönelik daha düşük ve adil oranlar belirlenmesi istendi.
MAHMUT ÖZAY / ANTALYA - Türkiye Özel Okullar Derneği’nin (TÖZOK) düzenlediği Eğitimin Davosu denilen 24’ncü Geleneksel Eğitim Sempozyumu dün Antalya’da başladı. Türkiye’nin dört bir yanından özel okul temsilcileri, öğretmenler ile akademisyenlerin katıldığı sempozyumun açılışını yapan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Türkçenin korunması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.
TÖZOK Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk sempozyumun açılışında yaptığı konuşmasında bağımsız bir araştırma kuruluşuna hazırlattıkları raporun detaylarını paylaştı. Özel okul sektörünün artık kendiliğinden büyüyen bir yapı olmadığını kaydeden Öztürk, “Demografik yapı değişmektedir. Öğrenci talebi sınırlanmaktadır. Maliyetler, ücret artışlarının çok üzerinde seyretmektedir. Ve sektör, finansal açıdan kırılgan bir eşiğe gelmiştir. Özel okullar bir yandan kamusal bir eğitim hizmeti üretirken, diğer yandan tamamen kendi kaynaklarıyla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi.
Eğitim sınıf dışına çıktı: 5 bin mekân artık bir tık uzağınızda
"DEVLET-ÖZEL MAAŞ FARKI GİDERİLMELİ"
“Bu sorunlar yapısaldır ve çözümünü birlikte üretmeliyiz” çağrısı yaptıklarını aktaran Öztürk, şu önerileri sıraladı:
"Öncelikle; özel okula giden her öğrencinin, devlet okullarındaki karşılığı kadar kamusal destekten yararlanması, hem eğitimde fırsat eşitliği hem de sistemin bütünlüğü açısından hayati önemdedir. Bu destek okula değil; öğrenciye ve veliye verilmelidir. İkinci olarak; öğretmenlerimiz meselenin merkezindedir. Devlet ve özel okul öğretmenleri arasında oluşan brüt maaş ve maliyet farklılıklarının giderilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir ihtiyaçtır. Üçüncü olarak; vergilendirme başta olmak üzere, özel öğretim kurumlarına yönelik daha düşük ve adil oranların belirlenmesi, eğitime yapılan bir harcama değil; geleceğe yapılan bir yatırımdır. Ayrıca; özel okul öğretmenlerimizin özlük haklarının resmî okul öğretmenleriyle eşitlenmesi artık bir beklenti değil, bir gerekliliktir. Özel okul öğretmenlerimize yeşil pasaport verilmesi."
KRİTİK RAPORDAN ÇARPICI RAKAMLAR
Özel okulların finansal açıdan kırılgan bir eşiğe ulaştığını vurgulayan rapordan öne çıkanlar şöyle:
> 2018 yılı 100 kabul edildiğinde maliyet artışları yüzde 1.266,8 oranında hesaplanırken ücret artışı yüzde 935,7 olarak hesaplanmış ve iki artış oranı arasındaki fark yüzde 331,1 olarak hesaplandı. 2020’de de durum aynı, makas kapanmıyor, fark yine yüzde 325 seviyelerinde.
> Özetle okulun giderleri 12 kat artarken, öğrenci ücretleri 9 kat artabilmiş. Arada okulların aleyhine yüzde 331’lik dev bir fark oluşmuş. Okulların cebinden çıkan para, cebine giren paradan çok daha fazla arttığı için sektör ciddi bir ekonomik sıkışma içinde. Gelir gider dengesi bozulmuş durumda.
