Canan Eraslan'ın Formula 1 izlenimleri

Hız, hırs ve heyecanın adı Formula 1...        
Bütün dünyada yaklaşık 2 milyar seyircisi olan, düzenlendiği ülkeye yüz milyonlarca gelir bırakan, otomobillerden lastik ve yakıtına kadar her ayrıntısının geliştirilmesi için yine yüz milyonlarca dolar harcanan Formula 1, 9 yıl aradan sonra yeniden ülkemizde... Bu yıl Covid-19'un gölgesinde ve seyircisiz yapılan, dünyanın en güzel şehirlerinden olan İstanbul'da Boğaziçi'nden Sultanahmet'e kadar birçok yerde gösteri sürüşleri yapan pilotlar, cumartesi günkü sıralama turunun ardından, dünyanın en zorlu ve en güzel pistlerinden olan İstanbul Park'ta dün kozlarını paylaştı ve favori olan Hamilton yarışı önde tamamladı. Benzerlerinin tersine, saatin aksi yönünde olduğu için pilotları ekstra zorlayan pistte yarış başlamadan önce Türk jetlerinin müthiş bir gösterisi vardı... Oldukça alçaktan uçuş yapan jetler, gökyüzünde âdeta hız ve heyecanın da resmini çizdi.
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Murat Karahan'ın okuduğu İstiklal Marşı ile büyüyen heyecan, araçların yarışa başlamasıyla zirve yaptı. Araçların sesleri, pit stoplarda araçların lastiklerini birkaç saniyede değiştiren, birer makine gibi çalışan görevlileri izlemek, yarıştaki stratejinin nasıl sonuçlanacağını beklemenin verdiği heyecan müthişti. 60 turluk yarış boyunca da hiç azalmadı. Sonunda da bu büyük heyecan günlerdir pistin asfaltını beğenmediğini söyleyen, bu sözleriyle 'spekülasyon yapıyor' şüphesi de doğuran Hamilton'ın birinciliği ve sezon şampiyonluğu ile sonuçlandı. Ve Hamilton bu sonuca çok önemli bir stratejiyle gitti. Yarışın ilk turlarında geride kaldı ve "Favori geride, sürpriz olacak, İstanbul şampiyonu bozdu" sesleri çıksa da yarışın sonu, nasıl bir strateji izlendiğinin de göstergesi oldu. Hamilton, başta çıkış kargaşasının ardında kaldı. Sadece 1 kez lastik değiştirdi ve zaman kaybını en aza indirdi ve hem yarışı 1'incilikle bitirdi hem de sezonun şampiyonu oldu.
∞∞∞
Evet, hırsın, hızın, heyecanın adı Formula 1, bir spor organizasyonu olsa da; içinde yok yok... Ekonomi var, siyaset var, aylar ve yıllarca sürdürülen mücadele var...
Dünyada 2 milyar seyircisi olan bu dev organizasyon için 500 tır Sabiha Gökçen'e malzeme getirildi. 9 jumbo jet, yarış araçlarını Atatürk Havalimanı'na indirdi. Birçok ülkede 250 televizyon kanalında yayınlandı. Pandemi sebebiyle seyircisiz olmasına rağmen İstanbul'da 100 milyon dolarlık ekonomi oluşturdu. Organizasyonda emeği olan şirketlerin davetlilerinin oluşturduğu önemli sayıda seyirci tarafından da izlenen yarışları, pistin etrafında araçlarıyla gelen yüzlerce insan da izleme fırsatı buldu.
9 yıl aradan sonra yaşadığımız F1 heyecanı müthişti. Şimdi sıra, önümüzdeki yıllarda bu heyecanın yeniden ülkemizde olması, yine yüz milyonlarca dolar gelir bırakıp, dünyanın gözünü Türkiye'ye çevirmesi için mücadele kaldığı yerden devam edecek. Intercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak, umutlu, heyecanlı ve iddialı: Artık Formula 1 Türkiye'den gitmeyecek...