Bekarlık 'sultanlık' değil! Tek kişilik hayat, çift kişilik fatura
Yalnız yaşamak artık ekonomik açıdan daha pahalı bir tercih hâline geldi. Bekârlar, marketten kiraya kadar her kalemde daha yüksek ‘birim’ maliyetle karşı karşıya. Aidat, elektrik, internet ve diğer sabit giderlerin paylaşılmaması da şartları zorluyor.
- Marketlerde tek kişilik küçük paket ürünlerin birim fiyatı, büyük paketlere göre daha yüksektir.
- Temel hizmetlerdeki (elektrik, su, doğalgaz, internet) sabit giderler, tek yaşayan bireyler için kişi başı daha yüksek maliyet anlamına gelir.
- Dışarıda yemek yemenin maliyeti, evde hazırlamaya göre yaklaşık 3 kat daha fazladır.
- Şehir merkezlerinde 1+1 evlerin metrekaresi, 2+1 dairelere göre daha pahalıya kiralanmaktadır.
- Turizm sektöründe otel rezervasyonlarında tek kişi konaklama farkı adı altında ek ücret talep edilmektedir.
KAAN ZENGİNLİ - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tek kişilik hanehalkı sayısı her geçen yıl katlanarak artarken, ekonomik sistem hâlâ ‘çekirdek aile’ modeline göre dönmeye devam ediyor. Bu durum, tek başına yaşayan milyonlarca vatandaş için ‘yalnızlık vergisi’ olarak adlandırılan gizli bir maliyet doğuruyor.
Yalnız yaşayanlar marketlerde birim başına çok daha fazla ödeme yapıyor. Perakende sektörü, ‘büyük boy’ veya ‘aile boyu’ ürünlerde birim fiyatı düşük tutarken, tek kişilik tüketime uygun küçük paketlerde fiyatı yukarı çekiyor. Raf ömrü kısa olan şarküteri ürünleri, ambalaj tuzağının en net görüldüğü yerlerin başında geliyor. Zincir marketlerde 1 kilogramlık Macar salamının fiyatı ortalama 1.000 TL seviyelerindeyken ürün dolapta bozulmasın diye tek yaşayanların mecburen tercih ettiği 60 gramlık “aç bitir” paketlerin kilogram fiyatı 1.250 TL’ye fırlıyor.
Ambalaj tuzağı en net suda görülüyor. 5 litrelik bidonun litre maliyeti 5 TL iken, yarım litrelik pet şişelerde bu maliyet 20 TL’yi buluyor. Tek yaşayanlar ya daha pahalıya küçük paket alıyor ya da büyük paket alıp ürünün yarısını, bozulduğu için çöpe atmak zorunda kalıyor.
SABİT GİDERLER PAYLAŞILMIYOR
Elektrik, su, doğalgaz ve internet gibi temel hizmetlerdeki ‘sabit bedeller’ de adaletsizliği derinleştiriyor. Bir eve giren internet hattının aylık 500 TL olan faturası, 4 kişilik bir ailede kişi başı 125 TL’ye denk gelirken, tek yaşayan kişi için bu tutar direkt 500 TL. Aynı durum elektrik, doğalgaz, su faturaları için de geçerli. Dijital platformların sunduğu ‘Aile Paketleri’ ile ‘Bireysel Paketler’ arasındaki uçurum, yalnızları dijital dünyada da cezalandırıyor.
DIŞARIDA YEMEK EVDEKİNİN 3 KATI
Bugün lokanta veya kafede tek kişilik standart bir öğünün maliyeti 500 TL bandına ulaşırken, aynı menüyü marketten alınan malzemelerle evde hazırlamanın porsiyon maliyeti yaklaşık 120 ile 150 TL arasında değişiyor. Her gün sadece bir ana öğünü dışarıda yiyen bir vatandaşın aylık yemek faturası 15.000 TL’yi bulurken aynı beslenme düzeni ev mutfağında 4.500 TL seviyelerinde kalarak tüketiciye yüzde 300’ü aşan bir maliyet farkı çıkarıyor.
1+1 EVLERİN KİRASINDA METREKARE FİYATI FAZLA
Şehir merkezlerinde 2+1 dairelerin kirası ile 1+1 dairelerin kirası arasındaki makas giderek daralıyor. Beşiktaş’ta 100 metrekarelik bir evin kirası 40 bin TL (metrekaresi 400 TL) iken, 50 metrekarelik bir 1+1 dairenin kirasının 25-30 bin TL (metrekaresi 500-600 TL) bandında seyretmesi, yalnız yaşayanların metrekare başına daha fazla bedel ödediğini kanıtlıyor. Üstelik bir ailede kira ve aidat gideri 2 veya 3 maaşla bölüşülebilirken, tek yaşayan birey tüm bu yükü tek başına sırtlıyor.
BEKÂRA TATİL BİLE DAHA MASRAFLI
Turizm sektöründe otel rezervasyonları kişi sayısına değil, tamamen ‘oda’ bazlı çalışıyor. Örneğin; geceliği iki kişi için 5.000 TL olan standart bir odayı tek başınıza tutmak istediğinizde, maliyet matematiksel olarak yarıya, yani 2.500 TL’ye inmiyor. Sistem, yalnız konaklayanlardan ‘tek kişi konaklama farkı’ adı altında 4.000 TL ile 4.500 TL ücret talep ediyor. Yani bekâr bir vatandaş, tatile çıktığında yanında olmayan hayalî kişinin de parasını ödemek zorunda bırakılıyor.
