Kahveye zincirleme zam! Dünyada ucuzluyor bizde pahalanıyor
Çay toplumu olarak bilinen Türkiye’de, özellikle Z kuşağının etkisiyle kahve tüketimi hızla artıyor ve yeni bir hayat tarzı doğuyor. Son 10 yılda kişi başına tüketim beş katına çıkarken, ülke genelinde kahve dükkânı sayısı 25 binin üzerine ulaştı. Yüksek kârlılık ve yoğun talep sektörü büyütürken, düşen küresel fiyatlara rağmen Türkiye’de kahve fiyatlarının artması dikkat çekiyor.
- Türkiye'de kişi başına kahve tüketimi son 10 yılda yaklaşık 5 kat artarak 350 gramdan 1 kilo 300 grama yükselmiş ve önümüzdeki iki yıl içinde 2 kilograma ulaşması beklenmektedir.
- Türkiye genelinde sayısı 25 bini geçen kahve dükkânı bulunmaktadır; İstanbul, yaklaşık 4.700 dükkânla pazarın dörtte birini oluşturmaktadır.
- Sektörde ürünlerin brüt kâr marjı %75 ila %125 arasında değişirken, lokasyona göre aylık cirolar 400 bin TL'den başlayıp 1 milyon TL'nin üzerine çıkabilmekte, net kâr ise aylık ortalama 60 bin TL ile 200 bin TL arasında değişmektedir.
- Küresel piyasalarda kahve fiyatları gerilerken, Türkiye'deki kahve zincirlerinde fiyatlar artmaya devam etmekte, orta boy bir kahve ortalama 200 liraya ulaşmaktadır ve bu durum hakkında Ticaret Bakanlığı'nın inceleme başlatabileceği konuşulmaktadır.
KAAN ZENGİNLİ - Türkiye, geleneksel olarak çayın hâkim olduğu bir tüketim kültürüne sahip olsa da son yıllarda sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle Z kuşağının etkisiyle kahve, yalnızca bir içecek olmaktan çıkıp sosyalleşmenin, çalışmanın ve günlük hayatın merkezine yerleşiyor. Şehir hayatının ritmiyle birlikte kahve dükkânları da hızla çoğalırken, tüketim alışkanlıkları köklü bir değişimden geçiyor.
Bugün gelinen noktada Türkiye’de kişi başına kahve tüketimi son 10 yılda yaklaşık 5 kat arttı. Yıllık 350 gram seviyesinden 1 kilo 300 grama yükselen tüketimin, önümüzdeki iki yıl içinde 2 kilograma ulaşması bekleniyor. Bu artış, yalnızca bireysel tercihlerdeki değişimi değil, aynı zamanda yeni bir hayat tarzının yükselişini de ortaya koyuyor.
DÜKKÂN SAYISI 25 BİNİ GEÇTİ
Sokaklara yansıyan tablo ise bu dönüşümün en görünür hâli. Türkiye genelinde sayısı 18 bin 500’ü aşan kahve dükkânları, özellikle büyük şehirlerde dikkat çekici bir yoğunluğa ulaştı. Zincir dışı dükkânlar ile toplam kahve dükkânı sayısının 25 bini geçtiği tahmin ediliyor. İstanbul tek başına yaklaşık 4 bin 700 kahveciyle toplam pazarın dörtte birini barındırırken, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya da bu büyümeden payını alıyor. Artık birçok semtte bir sokak üzerinde birden fazla kahve dükkânına rastlamak sıradan bir görüntü hâline gelmiş durumda.
Pompaya göre günlük fiyat! Nakliyede 'sabit fiyat' tarih oldu
KÂR YÜZDE 125’İ BULUYOR
Sektördeki bu hızlı büyüme, girişimcilerin de iştahını kabartıyor. Son yıllarda en fazla şube açan markalar arasında kahve zincirlerinin üst sıralara yükselmesi, sektörün yatırım açısından ne kadar cazip hâle geldiğini gösteriyor. Düşük ham madde maliyetine rağmen yüksek satış hacmi, kahveciliği öne çıkaran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Nitekim bir kahve dükkânında ürünlerin brüt kâr marjı yüzde 75 ila 125 arasında değişirken, lokasyona göre aylık cirolar 400 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’nin üzerine kadar çıkabiliyor. Tüm giderler düşüldüğünde ise ortalama bir işletmenin aylık net kârı 60 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor. Özellikle yoğun cadde ve AVM’lerde bu rakamların çok daha yukarı çıktığı belirtiliyor.
DÜKKÂNLARDA ARTIŞ DURMUYOR
İşin dikkat çeken bir diğer yönü fiyat politikası. Küresel piyasalarda kahve fiyatları son dönemde yüzde 45’e varan gerileme gösterirken, Türkiye’deki kahve zincirlerinde fiyatlar düşmek bir yana artmaya devam ediyor. Bugün zincir mağazalarda orta boy bir kahvenin ortalama fiyatı 200 liraya ulaşırken, yan ürünlerle birlikte tek seferde 500 liranın üzerinde harcama yapılabiliyor. Bu durum, hem tüketicinin hem de kamu otoritelerinin dikkatini çekmiş durumda. Düşen maliyetlere rağmen artan fiyatlar nedeniyle Ticaret Bakanlığı’nın sektöre yönelik inceleme başlatabileceği konuşuluyor.
Evlenmenin faturası 2 milyon lirayı buldu! Düğün dernek değil, finansal operasyon
YENİ NESİL HAYAT TARZI!
Tüm bu dönüşüme rağmen geleneksel içecekler de yerini koruyor. Türk kahvesi ve çay tüketimi hâlâ güçlü seyrini sürdürürken, yeni nesil kahve zincirleri de menülerinde bu ürünlere yer vererek geniş bir müşteri kitlesine hitap etmeye çalışıyor. Uzmanlara göre Türkiye’de yaşanan bu değişim, yalnızca bir tüketim trendi değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümün işareti. Çayın gündelik hayattaki yerini koruduğu bir toplumda, kahvenin hızla yükselmesi ise “yeni nesil şehirli hayatın” en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
