Su kıtlığına bakanlıktan yeni tedbir: Binalarda yağmur suyu ve gri su dönemi başladı
Türkiye, hızla artan su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalırken, kişi başına düşen su miktarı kritik seviyelere geriledi. Su israfının önemli bir bölümü konutlar ve şehir altyapılarından kaynaklanırken, iklim değişikliği tehdidi tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Bu risklere karşı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, binalarda yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerini mecburi hâle getirdi. Yeni düzenlemeye uymayan projelere ruhsat ve iskân verilmeyecek.
Türkiye, artan nüfus ve yanlış su kullanımı nedeniyle su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 1 Ocak 2026'dan itibaren belirli binalarda yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerini zorunlu hale getirdi.
- Türkiye, artan nüfus, iklim değişikliği ve yanlış su kullanımı nedeniyle "su stresi yaşayan ülkeler" kategorisinde olup, 2050'ye kadar su kıtlığı çeken ülkeler arasına girme riski taşıyor.
- Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 2000'den 2023'e önemli ölçüde azalarak kritik eşiğe gerilemiştir.
- Tarım ve konutlardaki israf (kaçaklar, uzun duşlar, bilinçsiz sulama) su tüketiminde önemli paya sahiptir.
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile belirli büyüklükteki yapılarda yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemlerini zorunlu kıldı.
- Yağmur suyu hasadı 2.000 m² üzeri parsellerde ve çatı alanı 1.000 m² üzeri binalarda, gri su geri kazanımı ise 200 yatak üzeri oteller ile belirli büyüklükteki AVM ve kamu binalarında mecburi olacak.
- Bu düzenleme ile şebeke suyuna bağımlılığın azaltılması, su kaynakları üzerindeki baskının hafifletilmesi ve gelecekteki su krizleri ile ekonomik etkilerin önlenmesi hedefleniyor.
NECMİ ÇİÇEKÇİ - Türkiye, artan nüfus, iklim değişikliği ve yanlış su kullanımı sebebiyle hızla su kıtlığı riski ile karşı karşıya kalıyor. Uzmanlara göre ülkemiz, hâlihazırda “su stresi yaşayan ülkeler” kategorisinde yer alıyor ve mevcut eğilimler devam ederse 2050 yılına kadar su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girebiliriz.
Kişi başına düşen yıllık su miktarındaki hızlı düşüş, tehlikenin boyutunu net şekilde ortaya koyuyor. Verilere göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 2000 yılında yaklaşık 1.652 metreküp iken, bu rakam 2023 itibarıyla 1.120–1.313 metreküp seviyelerine geriledi. Türkiye, bu göstergelere göre kritik eşikte bulunuyor.
Toplam su tüketimi içinde tarım ilk sırada yer alsa da konutlardaki kullanım ve israf, özellikle büyük şehirlerde önemli bir baskı oluşturuyor. Uzmanlara göre evsel tüketimdeki en büyük kayıplar; rezervuar kaçakları, musluk sızıntıları, uzun duş süreleri, eski tip beyaz eşyalar ve bilinçsiz bahçe sulamaları gibi sebeplerden kaynaklanıyor. Ayrıca şehir altyapılarındaki kayıplar ile bireysel israf birleştiğinde, konutlar dolaylı olarak önemli bir su yükü oluşturuyor.
UYMAYANA RUHSAT YOK!
Türkiye’nin su kaynaklarını korumak ve sürdürülebilir şehirleşmeyi teşvik etmek maksadıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Konu ile ilgili olarak verilen bilgilere göre söz konusu bu yeni düzenleme ile belirli büyüklükteki özel ve kamu binalarında yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanım sistemleri mecburi hâle getirildi. Bu sistemlerin yer almadığı projelere yapı ruhsatı verilmezken, inşaatı süren yapılarda sistem kurulmadığı takdirde yapı kullanım izin belgesi (iskân) düzenlenemeyecek.
YAĞMUR SULARI DEPOLANACAK
Yeni düzenleme ile yağmur suyu hasadı sistemi, parsel alanı 2.000 metrekare ve üzeri olan bütün yapılar, parsel büyüklüğüne bakılmaksızın çatı alanı 1.000 metrekareyi aşan binalar ve bütün kamu binaları için mecburi olacak.
Gri su geri kazanım sistemi ise 200 yatak ve üzeri kapasiteli oteller, toplam inşaat alanı 10.000 metrekareyi aşan alışveriş merkezleri (AVM) ve 30.000 metrekare üzerindeki kamu binaları için uygulanacak.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre yağmur suyu hasadı sistemlerinde çatıdan toplanan yağmur suları filtre edilerek depolanacak ve tuvalet rezervuarları ile bahçe sulamalarında kullanılacak. Böylece şebeke suyuna olan bağımlılık azaltılarak önemli ölçüde su tasarrufu sağlanması hedefleniyor.
GRİ SU YENİDEN KULLANILACAK
Yağmur suyu depolama kapasitesi, bulunduğu ilin yıllık yağış ortalaması ve çatı özelliklerine göre hesaplanan toplanabilir yıllık su miktarının en az yüzde 6’sını karşılayacak hacimde olacak. Gri su sistemlerinde ise lavabo, duş ve benzeri alanlardan elde edilen hafif kirli sular, arıtıldıktan sonra rezervuar sistemlerinde yeniden kullanılacak. Bu sistemlerin, bağlı oldukları rezervuarların günlük su ihtiyacının en az yarısını karşılayacak kapasitede projelendirilmesi zorunlu olacak.
Uzmanlara göre bu düzenleme, şehirlerde su verimliliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanımı sayesinde hem şebeke suyuna olan talep azalacak hem de yeraltı ve yüzey su kaynakları üzerindeki baskı hafifleyecek.
GIDA FİYATLARINA BİLE ETKİ YAPIYOR
Uzmanlar, gerekli adımlar atılmadığı takdirde Türkiye’nin 2030’dan itibaren daha sık ve şiddetli su krizleriyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Önümüzdeki yıllarda büyük şehirlerde mevsimsel su kesintileri, baraj doluluk oranlarında kritik düşüşler ve tarımsal üretimde verim kayıpları yaşanabileceği öngörülüyor. 2040’a kadar sürebilecek süreçte kronik kuraklık, yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesi, gıda fiyatlarında belirgin artış ve tarımsal üretim bölgelerinde ekonomik daralma ihtimali gündeme geliyor. 2050’ye gelindiğinde ise Türkiye’nin resmen su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girmesi, su kaynaklı iç göçlerin artması, enerji üretimi ve sanayide yavaşlama yaşanması gibi senaryolar dile getiriliyor.
