Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisi için “diktatör” ifadesini kullanan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için “Tek derdi yaklaşan seçimlere yatırım yapmak ama bunun hesabını verecek” dedi.

Pursaklar ve Gölbaşı toplu açılış törenlerinde halka hitap eden Erdoğan, alandakilere Gezi Parkı eylemleri ve İstanbul Taksim’de düzenlenen Dünya Kadınlar Günü yürüyüşünden görüntüler izletti. “Gördüğünüz kadın da CHP’nin il başkanı. Kardeşlerim, kimler kiminle el ele? Taksim’de CHP bayrağı ile HDP paçavrası yan yana” diyen Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

Ülkemizde birileri ezanımızı ıslıklar da İsrail durur mu? Onlar da Müslümanların onur davası olan Mescidi Aksa’yı, Kubbetü’s Sahra’yı postalları ile kirletmeye cüret ettiler. Utanmadan, sıkılmadan İsrail başındaki o soyguncu, kendi ülkesinde yargılanıyor. Netanyahu ve karısı soygundan, suistimalden yargılanıyor. Bu adam oradan diyor ki ‘Türkiye’de gazeteciler cezaevinde, oradan bize ders vermesin’ diyor. 

Ey Netanyahu kendine gel, sen zalimsin, sen yedi yaşındaki Filistinli yavruları katleden zalimsin, sen kadınları hücrelere mahkûm eden zalimsin. Yediden yetmişe binlerce insanı hücrelere tıkayan zalimsin. Sadece bizim değil aynı zamanda Hristiyanların da kutsal mabedine, Kubbetü’s Sahra, Harem-i Şerif, buralar bizim için kutsal. Senin askerin, polisin postallarıyla buralara giriyor. Tahrik etme. Biz bu ülkede hiçbir Musevi’ye zulüm etmedik, hiç bir sinagoga kalkıp da sizin yaptıklarınızı yapmadık. Bizi tahrik etme. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz ama hesabını uluslararası arenada size soracağız. 

Allah’ın izniyle bu millet ayakta olduğu sürece, hiç kimse ezanların semalarda yankılanmasına engel olamaz, Kudüs davasını bize unutturamaz.

Konuyla ilgili Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu’na talimat verdiğini ve uluslararası görüşmelerin sürdürüldüğünü belirten Erdoğan “İsrail’in Başbakanı Müslümanlara uygulanan zulmü engellemek yerine yaklaşan seçimlere yatırım yapmak için sosyal medyada şahsımı hedef alıyor. Bu sosyal medya fedailerini muhatap alacak değiliz. Filistin halkının haklarını ve Kudüs’ün İslam dünyası için taşıdığı öneme uygun şekilde yönetilmesi konusundaki mücadelemizi son nefesimize kadar sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, ezan ve bayrak düşmanlarının kendilerine yeni bir çatı bulduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
CHP örtüsü altında, adı iyi, kendi fesat partinin makyajı altında PKK’lılar, FETÖ’cüler belediyelere sızdırılmaya çalışılıyor, listelere bunları koydular. Şimdi Mansur efendinin listesinde de bunlar var, buraya da yerleştiler. CHP’den FETÖ’cü belediye başkan adayları var. Yüzlerce bölücü örgüt sempatizanı CHP ve ittifak içinde olduğu diğer partilerin listelerinden belediye meclis üyesi gösterildi. Bunlar seçildikleri zaman kime çalışacaklar? Elbette Kandil’e çalışacaklar.

“Bu malum zillet ittifakı var ya, onlar ülkemizi bölmeye gayret ediyorlar” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan “Bu adam (Sezai Temelli) Kürt değil. Ama benim Kürt kardeşlerimi istismar ediyor. Bu sirk cambazı. Ne diyor; ‘1 Temmuz’a kadar terörle mücadele yasasını kaldırdınız kaldırdınız, yoksa savaş kapıda.’ Ne oldu, 1 Temmuz geldi geçti. Ya topunuz gelin. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Kandil’de inlerine girdik. Ne diyor; heykelini dikecekmiş. Nerede dikecekmiş. O cezaevinde dikiyor zaten” ifadelerini kullandı. 

Beni Sisi ile barıştırmak isteyenler var, asla...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Külliyesi’nde Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından düzenlenen "5. Uluslararası İyilik Ödülleri" programında, katılımcılara hitap etti. "Ecdadımızın yaptığı gibi dört kıta, yedi iklimde Türkiye'nin iyilik sancağını göndere çekiyoruz. Zalimler karşısında eğilmeyecek, bükülmeyecek, üç günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız" diyen Erdoğan şunları kaydetti:

"Beni Sisi (Mısır’da darbeyle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı) ile çok barıştırmak isteyenler var, asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi'yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir antidemokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam. Bir defa bizim bu gerçekleri görmemiz lazım. Eğer bu gerçekleri göremezsek Rabbim ebedi âlemde bunun hesabını da bize sorar. (Kaşıkçı cinayeti) Biz, takipçisiyiz gerekirse uluslararası mahkemede de bu işin yargılanmasını takip edeceğiz."