İki genç polisin geride bıraktıkları gözü yaşlı aileleri ise kader arkadaşı olan kızlarının acılarını paylaşıp birbirlerine destek olarak evlatlarının şehitlik gururunu yaşıyor. Kayseri Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şubesi Müdürlüğünde görevli özel harekât polisleriyle sık sık bir araya gelen acılı ailelerin yürekleri, kaybettikleri yavrularıyla aynı üniformayı paylaşan polislerin sıcak ilgisiyle bir nebze de olsa ferahlıyor. Şehit Cennet Yiğit’in annesi Huriye Yiğit, Özel Harekât’a geldiklerinde kendilerini çocukları karşılıyormuş gibi hissettiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
Cennet, kapıdan ‘anne ben buradayım’ diyecekmiş gibi geliyor. Tüm polislerimizden Allah razı olsun ama çocuğumuz Özel Harekâtçı olduğu için bizim için burası başka. Sanki çocuğumuz kapıdan bizi karşılayacak gibi geliyor. Bizi her zaman ararlar, sorarlar. Onları evladım gibi görüyorum. Bir Cennet kaybettiysem binlerce Cennet kazandım. Bu çocukların hepsi benim evladım. 15 Temmuz yaklaşırken özlem ve acı hissediyorum. Verilen cezalar içimi soğutmuyor, içeride yatıyorlar. İçimizde çok büyük bir acı var. Onlar da bir evlat acısı görmeden ölmesinler istiyorum. Onlar bizim çocuklarımızı nasıl yaktılarsa evlatlarının aynı şekilde acısını tatsınlar. O zaman ‘Eyvah biz ne yapmışız’ diyebilsinler. İyi ki cehennem var ve içim soğuyor. Yoksa onların burada aldıkları ceza benim içimi soğutmuyor. Cehennemde yandıklarını görünce içim soğuyacak.
Şehit Kübra Doğanay’ın annesi Hikmet Doğanay ise her 15 Temmuz’da acılarının tazelendiğini dile getirdi. Özel Harekât polislerinin vefasıyla bir nebze de olsa teselli bulduklarını kaydeden Doğanay “Buraya geldiğimde hem hüzün hem acı hem sevinç hepsi bir arada oluyor” dedi.