Çekin, Ankara Hakimevi'nde düzenlediği bilgilendirme toplantısında, yeni adli yılda, tüm bakanlık birimlerinin, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün ortaya koyduğu perspektif çerçevesinde yeni projeler ile uygulamalar üzerinde çalıştığını belirtti.

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadele kapsamında alınan tedbirlerin titizlikle takip edildiğini ifade eden Çekin, ceza infaz kurumlarına ziyaretçilerin "HES kodu" ile giriş yapmasının sağlandığını aktardı. Salgının etkisini azaltmak için herkesin alınan önlemlere eksiksiz uymasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Çekin, karantina tedbirlerine uymamanın ve salgınla mücadeleye engel olmanın suç olduğunu hatırlattı.

Çekin, adli yılın başlamasıyla adalet hizmetlerinde bazı yeniliklerin hayata geçirildiğini, yaklaşık 9 yıl aradan sonra asliye ceza mahkemelerinin duruşmalarına Cumhuriyet savcılarının yeniden katılmaya başladığını bildirdi.

İdari yargıda, istinaf yargılaması yapan bölge idare mahkemelerinin sayısının Adana Bölge İdare Mahkemesinin faaliyete geçmesiyle 7'den 8'e çıktığını dile getiren Çekin, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ara bulucuya gidilmesinin zorunlu hale getirildiğini, 27 Temmuz'da başlayan uygulamanın tüketicilerin sorunlarını daha hızlı ve zahmetsiz çözmelerini sağlayacağını kaydetti.

Yeni adli yılda revize edilmiş infaz hakimliği ile cezaların infazında etkinlik sağlandığını söyleyen Çekin, avukatların bulundukları yerden hukuk mahkemelerindeki duruşmalara katılımlarını sağlayan "e-Duruşma"nın Ankara Batı Adliyesinde pilot uygulamasına başlandığını anımsattı.

"e-Duruşma" uygulamasının süreç içerisinde taraf, tanık ve bilirkişilileri de kapsayacağını belirten Çekin, "Ceza infaz kurumlarında bulunanların yakınları ile görüntülü görüşebilmesini sağlayan teknolojik yenilik de çalışılan konulardan biridir. Pilot uygulama, 1 Ekim 2020'de Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlatılacaktır." bilgisini paylaştı.

Çekin, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin kurulmasıyla yeni uygulamaların da başlatıldığını, 72 adliyede adli görüşme odası oluşturulduğunu anlattı.

"Tedbirlere karar veren alanında uzmanlaşmış hakimler belirlendi"

Kadına yönelik şiddet konusundaki yargısal süreçlerin de bakanlık olarak sürekli üzerinde durulan alanlardan biri olduğuna işaret eden Çekin, çalışmaların kadınların hak ve özgürlüklerinin ihlalinin engellenmesine ve bu tarz fiillerin sorumlularının gerekli hukuki yaptırımı gecikmeksizin almasına yönelik olduğunu dile getirdi. 

Çekin, kadına yönelik şiddet ve öldürme olaylarına ilişkin, önceki yıllarda mevzuatta önemli değişikliklerin yapıldığını, bakanlık tarafından da kurumsal sorumlulukların altını çizen genelgenin güncellendiğini söyledi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından tedbir mahkemelerinin kurulduğunu ifade eden Çekin, her adliyede kadına yönelik şiddet vakaları hakkında tedbirlere karar veren alanında uzmanlaşmış hakimlerin belirlendiğini belirtti.

Hukuk fakülteleri başarı sıralaması

Yargı Reformu Stratejisi'nde hukuk eğitiminin niteliğinin artırılmasının da hedef olarak belirlendiğine dikkati çeken Çekin, hukuk fakültelerine girişte aranan başarı sıralamasının 190 binden 125 bine yükseltildiğini hatırlattı.

Çekin, "Geçtiğimiz günlerde Bayın Bakanımızın imzasıyla başarı sıralamasının 100 bin olarak güncellenmesi konusunda YÖK'e yeni bir yazı yazmış bulunmaktayız. İlerleyen dönemde başarı sıralamasının daha da yükseltilmesine ilişkin çalışmalarımız YÖK'le iş birliği halinde devam edecektir." dedi.

Seri muhakeme usulüne de değinen Çekin, bugün itibarıyla seri muhakeme usulünde başarı oranının yüzde 93 olarak belirlendiğini aktardı.

Yargısal konularda sosyal medya üzerinden bazı değerlendirmelerin yapıldığını ifade eden Çekin, yargı kararlarının değerlendirmeye tabi tutulmasının ve eleştirilmesinin doğal olduğunu, adalet duygusunun zedelenmemesi açısından bazı hususlarda hassasiyet gösterilmesinde fayda bulunduğunu vurguladı.

Sözcü Çekin, şöyle devam etti:

"Adalet Bakanlığı özetle, adalet politikalarını belirlemekle ve bu konuya ilişkin çalışmaları yürütmekle görevlidir. Bildiğiniz üzere yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılmaktadır. Görülmekte olan davalara ilişkin bakanlığımızın bir yetkisi bulunmamaktadır. Yargı mercilerinin soruşturma ve davaları hukuk çerçevesinde sürdürdüğünden ve somut olayların gereğinin yine hukuk çerçevesinde yapıldığından kimsenin kuşkusu olmamalıdır."

Gazetecilerin toplantı öncesi gönderdiği soruları da yanıtlayan Çekin, Adalet Bakanı Gül'ün süresiz nafakayla ilgili yaklaşıma, daha önceki açıklamalarında değindiğini, bu konuda analiz çalışmalarının yapıldığını bildirdi.

Çekin, milletvekillerince yasalaşma sürecinin başlatılması halinde gerekli teknik desteğin verileceğini dile getirdi.

Covid-19 tedbirleri kapsamında çıkarılan yasal düzenlemeyle açık cezaevinde bulunanların izine gönderildiğini hatırlatan Çekin, bu izinlerin iki defa 2'şer ayı geçmemek üzere uzatıldığını, sürenin bir kez daha uzatılıp uzatılmayacağı konusunda Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Sağlık çalışanlarına yönelik her türlü şiddeti kınadıklarının altını çizen Çekin, bu konuda cezaların artırılmasına, tutuklama şartlarının revize edilmesine, özel sağlık kurumlarında çalışan personelin de kamu görevlisi sayılmasına, soruşturmaların daha etkin yürütülmesinin sağlanmasına ilişkin mevzuat değişiklikleri gerçekleştirildiğini anlattı.

Sözcü Çekin, FETÖ'nün darbe girişimi davalarına ilişkin, "Mahkemelerimiz tarafından bugüne kadar açılan 289 darbe davasının 276'sı karara bağlanmıştır. Yapılan yargılamalar sonucu 4 bin 134 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Halen 13 darbe davasında ise yargılama devam etmektedir." ifadesini kullandı.

Bazı derneklerin silahlandığı iddialarına ilişkin ise Çekin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca konu hakkında soruşturma başlatıldığını hatırlattı.

Necip Hablemitoğlu cinayeti şüphelisinin Türkiye'ye iadesiyle ilgili soruya yönelik Çekin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada şüpheli hakkında İnterpol tarafından kırmızı bülten düzenlendiğini, Ukrayna'dan söz konusu kişinin iadesinin istendiğini anımsattı. Ertuğrul Çekin, iade talebine ilişkin sürecin sürdüğünü, konunun takip edildiğini bildirdi.

Çekin, Aleyna Çakır ismini kullanan Sema Esen ve Gülay Uygun'un ölümleri ve bu dosyaların birleştirilmesinin mümkün olup olmadığına yönelik soru üzerine ise savcılığın dosyalar arasında bağlantı görmesi durumunda birleştirme kararı verebileceğini, bunun da savcılığın takdirinde olduğunu kaydetti.