Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Guterres’e Barış Ödülü ve şiddet sarmalı uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i kabul etti ve Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Erdoğan, “Bölgemizdeki çatışma ve krizleri söndürmek için çalışıyoruz, İran merkezli şiddet sarmalının büyümesini önlemek için yoğun diplomasi yürütüyoruz” dedi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'i kabul etti.
- Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
- Görüşme sonrası Erdoğan ve Guterres ortak açıklamada bulundu.
- BM Genel Sekreteri Guterres, Türk halkının cömertliğine saygı göstermek için Türkiye'yi ziyaret ettiğini belirtti.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin küresel dayanışma iradesini desteklediğini ve insani krizlerde aktif rol aldığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'i kabul etti Karşılamanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres görüşmeye geçti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmenin ardından Beştepe Millet Sergi Salonu'nda BM Genel Sekreteri Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti. Görüşme sonrası Erdoğan ve Guterres ortak açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;
Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tevcih Töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 2017 yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim.
Kendileri, 2017’de genel sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisiyle yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barışın ve adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma, bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
"NEREDE BİR YANGIN VARSA SÖNDÜRMEK İÇİN SU TAŞIYORUZ"
Tüm dünyada barış huzur ve istikrara giden kapıları açmasını canı gönülden temenni ediyorum. Küresel dayanışma iradesini Birleşmiş Milletler'in kurucu değerlerini 80 yıldır destekleyenlerden biriyiz. İnsani krizler olmak üzere nerede bir acı nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Değerli dostum Guterres'in hakkını da teslim etmek isterim. Sayın Guterres'in Genel Sekreterliği sırasında değerli katkılarını güçlendirdik, geliştirdik.
Atatürk'ten miras kalan 'yurtta sulh,cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan, girişimci anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz.
ŞİDDET SARMALI UYARISI
Türkiye olarak coğrafyamızı topyekun felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının büyümemesi için yoğun diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Adalet olmadan kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak BM'yi daha kapsayıcı yapıya dönüştürme girişimlerini desteklemeyi sürdüreceğiz.
"BEN BU ÖDÜLÜ KABUL ETMEKTEN ONUR DUYUYORUM"
BM Genel Sekreteri Guterres'in açıklamalarından satır başları;
Çok kötü çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmeler var. Küresel iş birliğine güven azalıyor. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, barışın soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu bize gösteriyor. Barış bir toplanma çağrısıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum. Atatürk'ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması, bu konudaki çalışmaları Birleşmiş Milletler misyonu içinde kendisini buluyor. Bu miras bugün Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Burada, mübarek ramazanda hepinizle birlikte olmak istedim. Birleşmiş Milletler ailesinde geçirdiğim 20 yıl boyunca hep bir ramazan geleneğim oldu. Şahsi olarak bir Müslüman topluma gittim ve iftar yaptım. Bu ziyaretler hem bana hem de dünyaya İslam'a gerçek ruhunu hatırlatan ziyaretler oldu; Merhamet, cemaat ve empati. Türk halkının olağanüstü ve yüce gönüllü ruhuna da dikkat çekmek için geldim. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten Türkiye'ye kaçtı. Başka hiçbir ülkede insanlar bu kadar rahat ve güvenli bir şekilde sınırı geçmediler. Türkiye bu anlamda birinci sırada geliyor. Bölge bir kırılma noktasına gelmek üzere ve bunun sonuçları da tüm dünyada etkili oluyor. Güvensizlik, istikrarsızlık artıyor. En kırılgan olanlar da en çok acıyı çekiyor. Şiddetin azaltılması ve diyalog en iyi çıkış yolu olacaktır.
