Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'deki kurultay krizi için net mesaj: Bizi ilgilendirmiyor
Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin kurultay sürecine değindi. "CHP'deki tartışmalar bizi ilgilendirmiyor" diyen Erdoğan, "Siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık, olmayacağız" ifadelerini kullandı.
- Trafik kazalarında vefat ve yaralı sayısında geçmiş yıllara göre azalma sağlandığı belirtildi.
- Son 23 yılda ulaşım altyapısına toplam 291,5 milyar dolar yatırım yapıldığı ifade edildi.
- İstanbul Havalimanı'nın dünyanın en prestijli havalimanları arasında yer aldığı ve bayram tatilinde yoğun trafik aldığı belirtildi.
- Ayasofya'nın 86 yıllık aranın ardından tekrar ibadete açıldığı ve medeniyetteki yerine kavuştuğu vurgulandı.
- 'Terörsüz Türkiye' süreci başta olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya ve güç birliği yapmaya ihtiyaç olduğu belirtildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki haftalık aranın ardından düzenlenen Kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"Bölgesel gelişmeleri, trafik güvenliğini, güncel ekonomik durumu ve 'Terörsüz Türkiye' sürecine mütalaa ettiğimiz 65. Kabine toplantımızı az önce tamamladık. Toplantımızda ülkemizin kalkınma, adalet ve demokrasi yolculuğuna ivme kazandıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel sizlerle birlikte tüm milletimizin geçmiş Kurban Bayramını bir kere daha yürekten tebrik ediyor; ülkemize, milletimize ve İslam alemine hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.
"TRAFİK GÜVENLİĞİNDE KAYDA DEĞER İYİLEŞMELER SAĞLANMIŞTIR"
Bir taraftan bayramın neşesi gönüllerimizi sarıp sarmalarken diğer taraftan trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır. Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla'dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar, yoğun trafik tedbirleri, hava destekli denetimler ve ağır vasıta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum.
Sevgili vatandaşlarım, göreve geldiğimizde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağımız yoktu. Bugün ise ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. 'Yol medeniyettir' şiarıyla son 23 yılda Ülkemizin Ulaşım altyapısına devasa Nitelikte yatırımlar yaptık. Karayollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6.101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30.051 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda.
The Telegraph: Savaşın kazananı Erdoğan
"BİRİLERİ SADECE LAF ÜRETİRKEN..."
Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirler arası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen seyahat hızımız yaklaşık 90 km'ye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık.
Otoyollarımızı 1.714 kilometreden aldık, 3.796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometre, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometre yükselttik. Demiryolu önem ve öncelik verdiğimiz bir diğer alandır. Türkiye hızlı trenin konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanışmıştır. 2.251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu, halkın yolunu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkanları milletimizin istifadesine sunduk. 2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel gezeci vandalların yapılmasın diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor. Gezicilerin buraya uçak inmez dedikleri havalimanımız dün 1.730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8.170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8.408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya Esenboğa Havalimanı'nda 2.557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin uçak trafiği ile 398.000 yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik.
"BU YARAYI HAMDOLSUN BİZ KAPATTIK"
Kurban Bayramı'nın üçüncü günü, tarihimizin en muhteşem zaferi olan İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü milletçe gururla kutladık. Biz de Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesini dolduran binlerce kardeşimizle fetih coşkusunu hep beraber idrak ettik. Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyor: İstanbul'un kahraman Fatih'i hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz. Olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir.
Evet, İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in Türk İstanbul dediği muhteşem bir Türk İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden ezan-ı Muhammediler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Fethi Mübi'nin de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen Kur'an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul Türktür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır.
"DEV PROJELERE İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"
Şunu altını çizerek bir kere daha ifade etmek isterim ki İstanbul'un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacağız. Bu aziz şehri iş bilmez tarih bilmez, kadri kıymet bilmez, kifayetsizlerin insafına bırakmayacak; İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz.
Bugün hamdolsun diplomaside, savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye var. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da, takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor. Şunun bilinmesinde fayda olduğuna inanıyorum; iktidar ve ittifak olarak, tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyıl'ının inşasıdır.
"HİÇBİR YERİNDE YOKUZ, OLMADIK VE OLMAYACAĞIZ"
Birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, numaişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya, kimsenin hakkı yoktur ve olmaz.
Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz.
Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."
