Sanatçı dostları Neşet Ertaş'ı anlattı
Ünlü halk ozanı Neşet Ertaş'ın vefatının ardından, sanatçı dostları ve sevenleri duygularını dile getirdi. Selda Bağcan, sanatçının ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, ailesine ve Türk milletine baş sağlığı diledi. Neşet Ertaş'ın, çok değerli bir ozan olduğunu vurgulayan Bağcan, "Ne yazık ki yerine yenileri gelmiyor" dedi.
İzmir'de tedavi gördüğü hastanede vefat eden ünlü halk ozanı Neşet Ertaş'ın vefatının ardından, sanatçı dostları ve sevenleri duygularını dile getirdi.Türk halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu, güzel ve üretken bir insanın hayatını kaybettiğini belirterek, sevenlerine baş sağlığı diledi. Ertaş'ın arkasında çok değerli eserler bıraktığını ifade eden Eroğlu, "Bu, bir final. Herkes için bir final olacak. Geride kalan insanlar vefasız olmazlarsa, her şey daha iyi olur diye düşünüyorum. Biz sanki bir ağıt toplumuyuz. Biri ölecek, biz ağlayacağız, 40 gün sonra unutacağız. Böyle bir şey olur mu?" dedi.
Neşet Ertaş'ın bulunduğu noktaya kendi çabalarıyla geldiğini dile getiren Eroğlu, "Ona bakmak zorunda olan, onu Türkiye Cumhuriyeti adına korumak zorunda olan adam sadece öldüğü zaman var. Onları protesto ediyorum, zaten bunları daha evvelce de gördüğüm için. Vefadan kastım bunlar. Öteki gelenler bari bunu yapmasın" diye konuştu.
ASIRLAR BOYUNCA YAŞAYACAK
Türk halk müziği Bedia Akartürk, Neşet Ertaş'ın "dev insan" olduğunu belirterek, vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını gözyaşlarıyla dile getirdi. Akartürk, "Neşet Ertaş'ı çok iyi tanırım. Ankara'da ve İzmir'de beraber çalışmıştık. Onun uzun havaları ve türküleri, asırlar boyunca yaşayacak. Çok iyi bir insandı. Candan sohbeti tatlıydı ve muhabbeti güzeldi" dedi.
Sanatçı Selda Bağcan, sanatçının ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, ailesine ve Türk milletine baş sağlığı diledi. Neşet Ertaş'ın, çok değerli bir ozan olduğunu vurgulayan Bağcan, "Ne yazık ki yerine yenileri gelmiyor. Her ölüm için erken denir. Üretken bir sanatçıydı, bu ölüm de erken oldu. Daha yapacak çok şeyi vardı, daha çok konser verecekti, daha çok besteler yapacaktı. Bunlardan mahrum kalacağız" ifadelerini kullandı.
Bağcan, ilk çıkışını Neşet Ertaş'a borçlu olduğunu söyleyebileceğini ifade ederek, onun türkülerini seslendirdiğini, bundan sonra da söyleyemeye devam edeceğini ancak yüreğinin buruk olacağını söyledi.
Sanatçının hak ettiği yeri bulamadığı için uzun yıllar Almanya'da kaldığını aktaran Bağcan, "Kırgın insanlar daha erken gidiyor. Sanatçıların kıymetini bilmemiz gerekiyor. Pop müziği sanatçısına gösterilen ilgi, Türk halk müziği sanatçılarına gösterilmiyor ne yazık ki..." diye konuştu.
"YERİ DAHA DOLDURULAMADI"
Türk halk müziği sanatçısı Esat Kabaklı, "Türkülerimizin, Türk Halk Müziği'nin, Türk folklorunun başı sağ olsun" diyerek, Türkiye'nin büyük ve devamlı üreten bir ozanını yitirdiğini kaydetti.
Neşet Ertaş'ın, her yeni eserinin bir öncekinden daha fevkalade olduğunu ifade eden Kabaklı, "Bozlak bölgesinin tek insanı. Yıllardır öyle geldi. Bir türlü onun gibi birisi yeşermedi. İnşallah bundan sonra onu dinleyenlerden yeşerir. Neşet'in yeri doldurulmayacaktır kesinlikle. Babası Muharrem Ertaş'ın dahi yeri doldurulmadı. Muharrem başkadır, Neşet Ertaş başka bir şeydir. Babasının tavrı, hali başkaydı, Neşet Ertaş'ın çok daha farklı bir çizgisi vardı bana göre. İkisi de çok büyük değerlerdi" dedi.
Türk halk müziği sanatçısı Arif Sağ, sesini müthiş kullanan bir yetenek olan Neşet Ertaş'ın virtüöz derecesinde bağlama çaldığını ifade ederek, "Bu ikisi bir araya gelince gerçek değeri ortaya çıkıyor. Neşet Ertaş, halk müziğine ciddi katkıları bulunan önemli sanatçılardan birisi. Halk müziğinin bu noktaya gelmesinde katkısı olan 10 insandan biri" şeklinde konuştu.
Türk halk müziği sanatçısı Sümer Ezgü, Neşet Ertaş'ın Horasan göçeri bir Türkmen ozan olduğunu, babası Muharrem Ertaş'tan maya aldığını ve bir kültürü temsil ettiğini ifade etti.
Neşet Ertaş'ın yaşayan bir efsane olduğunu dile getiren Ezgü, "Neşet Ertaş, göçer kültürünün temsilcisiydi. Bozlakları, hareketli türküleri ölümsüzdür" dedi.
Kişisel sorunlarından ötürü Neşet Ertaş'ın Almanya'ya yerleştiğini ve bir Almanya seyahati sırasında kendisiyle tanışma fırsatı bulduğunu anlatan Ezgü, Ertaş ile ilgili şu anısını aktardı:
"Eşi, yufka ekmeği üzerine bulgur pilavı yapmıştı. Bana dedi ki; (Sümer kardeş, bunu eskiden fakirlikten yerdik, şimdi keyif için yiyoruz). Neşet Ertaş, Türkiye'ye döndükten sonra ilk kez benim programıma çıktı ve olay olmuştu. Bakanlar aradı, hemşehrileri adeta stüdyoyu bastı. Çok etkilenmiştim o programdan... Halk arasında çok büyük bir sevgi vardı. Koşullarını zorlayarak, taşıdığı derin kültürü insanlara aktardı ve gönüllere girdi. Bu tür ozanlar halkın gönlünde olsalar da medyada çok fazla değer görmediğini gözlemliyorum. Neşet Ertaş gibi ustaların, yayınlarda daha fazla yer bulması gerekir."
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
