Kaydet
|

Av. Cengiz Gülaç

Bu makalede, tarihe nasıl geçileceğine dair bilinen bazı davaların kısa özetini yazmaya çalıştım. Görünen o ki tarihe; hesabı verilemeyen onlarca milyon dolarlık villalarla, kaynağı belli olmayan parayla alınan toplamda yüzün üzerinde taşınmazla, muhatabın gözünün içine bakarak itirafı yapılan rüşvet iddialarıyla geçmek kolay olmayacak!

Son günlerde “Ekrem İmamoğlu’ndan tarihî savunma” başlığı taşıyan kaç haber okuduğumu sayamadım. Muhalif basın ağız birliği etmişçesine hep aynı klişeyi paylaştı:

“Ekrem İmamoğlu’ndan tarihî savunma”

“Tarihî savunma” vurgusu binlerce defa tekrar edilince insan düşünmeye başlıyor, acaba tarihe geçen davalarda insanlar neyle suçlanmış, kendilerini nasıl savunmuşlar?..

İşbu makale elbette ki tarihe mal olmuş binlerce davayı ele alamaz ama “tarihî” vurgusunu hak eden bazı örnekler üzerinden Ekrem İmamoğlu hakkında ileri sürülen iddialara ve dahi mümkün olursa savunmaya bakalım istiyorum.

Başlayalım…

SOKRATES

Sokrates, MÖ 399 yılında Atina’da gençlerin ahlakını bozmak ve şehrin tanrılarına inanmayarak yeni tanrılar çıkarmak suçlamalarıyla yargılandı. Daha sonra Sokrates’in savunması, öğrencisi Platon tarafından "Sokrates'in Savunması" (Apologia) adlı eserde kaleme alınmıştır.

Sokrates, Tanrı tarafından Atina şehrini uyandırmak için görevlendirilmiş bir "at sineği" (uyarıcı) olduğunu iddia etti. Büyük ve uyuşuk bir ata benzettiği Atina'yı, iğnesiyle sokarak canlandırmaya çalıştığını, bu yüzden ona kızmak yerine minnettar olmaları gerektiğini söyledi.

Sokrates’in yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Sokrates.

Suçu: Dinsizlik, gençliği yoldan çıkarma.

Deliller: Sözleri.

GALILEO GALILEI DAVASI

İtalyan astronom, fizikçi ve matematikçi Galileo Galilei, 1633 yılında Roma Engizisyonu tarafından Kutsal Kitap'a aykırı fikirleri savunmak ve Kilise emirlerine itaatsizlik etmekle suçlanmıştır.

Galileo, Güneş'in evrenin merkezinde sabit durduğunu ve Dünya'nın onun etrafında döndüğünü ileri sürüyordu.

Yazdığı kitapta Kilise'nin ve dönemin Papazı VIII. Urban'ın görüşlerini “Simplicio” (Aptal/Basit adam) isimli kurgusal bir karaktere söyletmesi, Papa'ya ve Kilise otoritesine doğrudan bir hakaret ve meydan okuma olarak görüldü.

Engizisyon, Galileo'yu suçlu bularak kitabını yasakladı. Başlangıçta verilen ölüm cezası, Papa tarafından ömür boyu ev hapsine çevrildi.

Galileo Galilei’nin yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Galileo Galilei.

Suçu: Kilisenin emirlerine itaatsizlik.

Deliller: Yazdığı kitap.

HALLÂC-I MANSÛR DAVASI

Hallâc-ı Mansûr’un söylediği “Ene'l-Hak” sözü, fıkıh uleması tarafından Allah'ın insana hulûl ettiği (-hâşâ- Allah ile birleştiği) ve kendisini ilah ilan ettiği şeklinde yorumlanmıştır. Bu, İslam hukukuna göre en büyük dinden çıkma (irtidat) ve küfür suçu sayılmıştır.

Hallâc-ı Mansûr mahkemede görüşlerinden ve “Ene'l-Hak” kavramından geri adım atmamış, af dilememiştir. Ancak sözlerinin çarpıtıldığını belirterek tasavvufi derinliğini açıklamaya çalışmıştır:

Hallâc-ı Mansûr idama mahkûm etmiştir.

Hallâc-ı Mansûr’un yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Hallâc-ı Mansûr.

Suçu: Dinden çıkma, küfür.

Deliller: Sözleri.

DREYFUS DAVASI

Dreyfus olayı, 19. yüzyılın sonunda Fransa’da tarihin en büyük adalet skandallarından biridir. Yazar Émile Zola, 1898’de L'Aurore gazetesinde yayımladığı “J'Accuse...!” (Suçluyorum!) başlıklı açık mektubuyla adaletsizliğe karşı âdeta tek başına savaş açmıştır.

Émile Zola, cumhurbaşkanına hitaben yazdığı Dreyfus’u savunduğu tarihî mektup, aslında Fransız devlet mekanizmasına, askerî vesayete ve adaletsizliğe karşı bir karşı suçlama metniydi. 1906 yılında Dreyfus'un tamamen suçsuz olduğu anlaşıldı.

Dreyfus’un yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Alfred Dreyfus

Suçu: Vatana ihanet ve casusluk, Antisemitizm.

Deliller: Bordro (Le Bordereau) delili, yalan beyan ve belgeler.

NELSON MANDELA DAVASI

Nelson Mandela, Güney Afrika’daki ırkçı rejime karşı yürüttüğü mücadele sırasında iki büyük davada yargılanmıştır. Hapse çarptırılmasına sebep olan süreç 1963-1964 yıllarındaki ünlü Rivonia Davası'dır.

Mandela ve arkadaşları, Rivonia Davası'nda savcılık tarafından devlet düzenini şiddet yoluyla yıkmaya çalışmak, terörizm ve komünist amaçlar doğrultusunda sabotaj eylemleri düzenlemekle suçlandı.

Mandela ve savunma ekibi, standart bir hukuki inkâr stratejisi yerine siyasi bir savunma yapmayı tercih etti. Suçlamaların birçoğunu kabul ettiler ancak bunun “terörizm” değil, baskıcı bir rejime karşı meşru bir direniş olduğunu savundular.

Mandela 27 yılını hapiste geçirdikten sonra serbest kaldı.

Mandela’nın yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Nelson Mandela.

Suçu: Devlet düzenini şiddet yoluyla yıkmaya çalışmak, terörizm ve komünist amaçlar doğrultusunda sabotaj eylemleri düzenlemek.

Deliller: Eylemler, kundaklamalar.

O. J. SIMPSON DAVASI

O. J. Simpson, eski eşi Nicole Brown Simpson ve arkadaşı Ronald Goldman'ı bıçaklayarak öldürmekle suçlandı. Johnnie Cochran liderliğindeki savunma ekibi, somut delillere odaklanmak yerine ırkçılık, polisin usulsüzlüğü ve şüphe oluşturma üzerine kurulu çok başarılı bir strateji izledi.

Davanın en ikonik anında, savcılığın bulduğu kanlı deri eldiven mahkemede Simpson'a giydirildi. Eldiven Simpson'ın eline dar geldi. Avukat Johnnie Cochran’ın jüriye hitaben söylediği “Eğer (eldiven) eline uymuyorsa, beraat ettirmelisiniz” sözü davanın seyrini değiştirdi.

Bu savunma stratejisi jüri üzerinde “makul şüphe” uyandırmayı başardı ve O. J. Simpson 3 Ekim 1995'te ceza davasından beraat etti.

O. J. Simpson’nun yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: O. J. Simpson.

Suçu: Adam öldürmek.

Deliller: DNA sonuçları, kanlı eldiven, olay yeri tutanaklar vs.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN DAVASI

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997 tarihinde Siirt’te katıldığı bir açık hava mitinginde okuduğu şiir nedeniyle “Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek”le suçlanmıştır.

Erdoğan’ın okuduğu "Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, müminler asker" mısralarıyla halkı inananlar ve inanmayanlar olarak bölmeye çalıştığı, orduyu ve ibadethaneleri karşı karşıya getirerek kamu düzeni için “açık ve yakın bir tehlike” oluşturduğu iddia edilmiştir.

Erdoğan ve avukatlarının mahkemedeki savunması temel olarak şu argümanlara dayanmıştır:

1-Millî Eğitim Bakanlığı onaylı şiir.

2-İnanç birliği ve kardeşlik vurgusu.

3-İfade özgürlüğü.

Verilen mahkûmiyet kararı nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden ayrılmak zorunda kalan Erdoğan, 4 ay 10 gün boyunca Pınarhisar Cezaevi’nde kalmıştır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın yargılandığı davayı bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Recep Tayyip Erdoğan.

Suçu: Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek.

Deliller: Millî Eğitim Bakanlığınca bastırılan kitapta yer alan şiirin bazı mısraları.

Tarihe geçen savunmalar ve Ekrem İmamoğlu
Başlık ResmiTarihe geçen savunmalar ve Ekrem İmamoğlu

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DAVASI VE EKREM İMAMOĞLU

İBB eski Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 142 eylemden dolayı cezalandırma talep ediliyor.

Ekrem İmamoğlu’nun davasını bugünkü hukuk şablonuyla izah edersek:

Maznun/Sanık: Ekrem İmamoğlu.

Suçları:

  1. Rüşvet (12 kez)
  2. Suç gelirlerinin aklanması (7 kez)
  3. Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)
  4. "Suç örgütünün kurucusu ve lideri olması dolayısıyla" örgüt mensupları tarafından işlenen kişisel verilerin kaydedilmesi (2 kez); kişisel verileri ele geçirme ve yayma (2 kez)
  5. Suç delillerini gizleme (4 kez)
  6. Haberleşmenin engellenmesi
  7. Kamu malına zarar verme
  8. Rüşvet alma (47 kez)
  9. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma irtikap (9 kez)
  10. Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (39 kez)
  11. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama (4 kez)
  12. İhaleye fesat karıştırma (70 kez)
  13. Çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanuna muhalefet, orman kanununa muhalefet, maden kanuna muhalefet

Deliller: Tanık beyanları, itirafçı beyanları, sanık beyanları, MASAK raporları, tapu kayıtları, banka havaleleri, banka kayıtları, şirket ticari defterleri, bilirkişi raporları, BAZ istasyonu kayıtları, HTS raporları, ihale dokümanları ve şartnameler, ses kayıtları, teknik takipler, fiziki takip raporları, iletişim ve dijital takip kayıtları, Sayıştay raporları, şirket devir sözleşmeleri, teknik hafriyat ve döküm raporları vs...

İlk gözaltına alındığında somut delillere dayanan, çoğu akçeli iddiaya “bu soruya cevap vermeyi zül addederim” diyen İmamoğlu ve avukatları, daha sonra dosyanın tamamen gizli tanık beyanlarından oluştuğunu öne sürerek savunma yapmayı reddetmişti. Dolayısıyla binlerce sayfayı tutan iddialara yapılacak “Tarihî!” savunma kamuoyu tarafından merakla bekleniyordu!

Yukarıdaki tarihî örneklere ve sonuncusuna baktığımızda tarihe, yolsuzluk iddialarıyla geçmenin mümkün olamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tarihe nasıl geçileceğine dair bilinen bazı davaların kısa özetini yazmaya çalıştım. Görünen o ki tarihe; hesabı verilemeyen onlarca milyon dolarlık villalarla, kaynağı belli olmayan parayla alınan toplamda yüzün üzerinde taşınmazla, muhatabın gözünün içine bakarak itirafı yapılan rüşvet iddialarıyla geçmek kolay olmayacak!

Dikkat ettiniz mi, Ekrem İmamoğlu hakkında yapılan suçlamaların hiçbirinde “Fikir ve/veya düşünce” yok! Ve dahi dosyaya sunulan hiçbir delilde sübjektif bir kanaat yok!

Bir insanın, İstiklal Marşı’nın dizelerini okuyup, “Benim için yazılmış” diyerek, “Bizim oralarda horon dik oynanır” diyerek yüzü kızarmadan tarihî bir savunmayı nasıl yapacağını bilmiyoruz!

Görülen davanın özünde, hemen hemen her iddianın temelinde “para” var. Paraya karşı verilen imtihandan tarih çıkar mı?

Bu soruya cevap vermeyi zül addederim!

Öyleyse o ünlü klişeyle makalemizi bitirelim:

Takdir yüce Türk milletinindir!

Geniş Açı - Fikir ve tartışmada son yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.