Fenerbahçe, lider Galatasaray’ın bir gün evvel kazanmış olmasından dolayı dolu tribünler önünde bu maçın mutlak kazanılması gerektiğine inanan oyuncuları ile sahadaydı. Ve inanan bir oyuncu grubu vardı. Orta saha biraz değişik kurulmuştu. Hem Kante hem Guendouzi varken takıma liderlik eden bir de Asensio vardı tabii ki.
İş birliğinin gücü
Arka taraf dörtlü ve önde üçlü gibi gözüken bloklar ise orta saha ile hem savunma anlayışında hem hücumda iş birliği yapıyordu. Tabii böyle bir futbol anlayışı karşısında Ankara’dan gelmiş, oyuncuları öyle pek de parmak ısırtacak düzeyde olmayan Gençlerbirliği ne yapabilirdi! İşte böyle bir atmosferde Fenerbahçe fişi ilk yarıda çekiverdi.
Trabzonspor maçı için...
Talisca’nın penaltısından sonra Kerem sahneye çıkarak tabelayı 3-0 yaptı. Tabii ki şampiyonluk kovalayan Fenerbahçe önümüzdeki hafta oynayacağı Trabzon’daki maçı da düşünmek zorundaydı. Hâl böyle olunca Çağlar, Asensio, Kante, Talisca ve Kerem yerlerini arkadaşlarına bıraktı. Yine Fenerbahçe maçın hâkimi gibi görünse de G.Birliği attığı tek golün arkasını getirebilmek adına ilk yarıya oranla daha iyi bir ikinci yarı çıkardı ama sonuç değişmedi. Çünkü sahada rahmetli İlhan Cavcav dönemini hatırlatan bir Gençlerbirliği takımı görüntüsü yoktu.
Sonuç Fenerbahçe’nin kolay da diyebileceğimiz bir galibiyetiyle noktalanıyordu. Benim açımdan bu maçın en çarpıcı yönü neydi biliyor musunuz, Fenerbahçe formasında yıldız olmayışı.
Maçın adamı: Asensio

