CHP Genel Başkanı Özgür Özel, öteden beri problemli üslubuyla gündeme geliyor. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile ilgili sözleri, ağza biber sürdürecek cinsten! Sahi, siyasette bir de seviye vardır değil mi?..
Evet, öyle diyor CHP genel Başkanı Özgür Özel… “Siyasette öfke de vardır, hakaret de vardır!” Siyasetin tabiatı icabı, bazen öfke ve gerilim olabilir. Ama bu demek değildir ki, siyaset sürekli olarak öfke ve hakaret pompalayan bir meşgale. Tam aksine siyasette nezaket, espri, güler yüz ve latife hep aranan bir husustur… Ve en mühimi de siyaset bir seviye meselesidir temelde. Yani muhataplarınıza hakaret ederek seviyeli ve ahlaklı bir siyaset yapamazsınız… Daha da ötesi, hakaret suçtur suç!.. Ülkelerin siyasi tarihinde hasbelkader rol oynayan irili ufaklı bütün politik aktörler, ilgili toplumlar tarafından davranış biçimine, bilhassa insanlara saygılı olup olmadıklarına, nezaket sahibi olup olmadıklarına göre değerlendirilmiştir. Nezaket sahibi kibar şahsiyetler, daima bu yönleriyle ve saygıyla anılmışlardır. Ezcümle Merhum Adnan Menderes hayattayken ve vefatından sonra hep nezaketiyle anılır olmuştur. Merhum Menderes’in bırakın kimseye hakaret etmeyi, en gergin tartışmalarda dahi kibarlığına, o muhteşem seviyeli üslubuna halel getirecek bir ifadesi varit değildir. İşte bu sebepledir ki, hayata veda edeli altmış altı küsur sene olmasına rağmen, hep saygıyla ve hürmetle yâd ediliyor. Rahmetli Menderes büyük hatipti. Son derece mükemmel hitabet ve aynı derecede nazik bir üsluba sahipti… Bu değerli hususiyetler öyle her fânide bulunan şeyler değil. Siyaset dünyasında Rahmetli Menderes misali yıldız şahsiyetler olduğu gibi, tam aksine sivri ve rahatsız edici; itici, sevimsiz üslubuyla sevgi ve saygı yerine, nefret uyandıran kişilikler de çok gelip geçti bu dünyadan…
Gelelim yine Özgür Özel ve siyaset anlayışı meselesine… Ana Muhalefet Partisinin başına geçmesi de tartışmalı olan (Kurultay sırasında yaşanan pek çok hadisenin önemli bir kısmı hâlen mahkemelerde dava konusu…) Özel’in genel başkanlık performansı, bir “parti lideri” olma seviyesine henüz çıkamadı. Zira CHP içindeki Özel taraftarları dahi, onun öteden beri Ekrem İmamoğlu’nun gölgesinden çıkamadığı yönünde bir kanaate sahip. Parti içindeki muhalif kanat ise, Özel’in her hafta hiç aksatmadan devam ettirdiği hapishane ziyaretleriyle âdeta bir talimat alma ritüelini icra ettiğini dillendiriyor. CHP’de genel başkan hukuken Özgür Özel, ama fiilen İmamoğlu rüzgârı daha güçlü esiyor… İmamoğlu’nun apar topar cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmesi ve biçimi, zaten başlı başına bir tartışma konusu. Lakin adaylığının ilan edilmesinden sonraki sayısız gelişmelerin her biri bir başka problem doğururken, CHP Yönetimi ve özellikle Özgür Özel, İmamoğlu’nun adaylığında ısrar ediyor veya öyle görünüyor. Gerçi son zamanlarda İmamoğlu hakkında ortaya çıkan hukuki engeller dolayısıyla, Özel’in yavaş yavaş kendi adaylığını öne çıkarmaya başladığı yolunda bir intiba da yok değil!.. Bakalım devamı nasıl gelecek?.. Anlaşılıyor ki, CHP içindeki denge ve rekabet epey toz kaldıracak cinsten. Özgür Özel’in genel başkan olarak işi kolay değil elbet. Hele hele CHP’nin iddialı olmaya çalıştığı yerel yönetimlerdeki başarısızlığı büsbütün moral bozucu… Özel ise bu başarısızlığı, CHP’li belediyelerle alakalı devam eden davaları, birer mağduriyet konusu biçiminde takdim etmekle kamufle etmeye çalışıyor!
CHP’de genel olarak, belediyeler cenahında hiç de parlak bir durum görülmüyor… Üstüne üstlük son aylarda, partiden ayrılan önemli bazı belediye başkanlarının tavrı ve CHP Yönetimi ile girdikleri ciddi tartışmalar bir başka sıkıntı olmaya başladı. Bu durum Özel’in sinirlerini fena hâlde germişe benziyor. Dört dönem Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Özlem Çerçi’nin CHP’den ayrılarak AK Parti’ye geçmesi büyük sarsıntı oluşturmuştu… Şimdilerde Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'la ilgili benzer bir durum yaşanıyor. Özel AK Parti’ye geçeceği söylenen Özarslan’a çok ağır hakaretler etmiş. Birkaç gündür bu hakaretler gündemi meşgul ediyor. Özarslan bahse konu hakaretler için suç duyurusunda bulunma hazırlığı içinde. Parti Grup Başkanvekili iken de Özel’in sivri çıkışları oluyordu. Fakat genel başkanlık koltuğuna oturunca, sorumluluk ve bulunduğu makam icabı üslubuna daha bir dikkat etmesi beklenirken, Özel öyle lakırtılar ediyor ki, televizyon yayınlarında muhakkak sansür icap eder. Yani böyle laflar edenin ağzına biber sürülür anlayacağınız!.. Fakat Özel yükselen tepkilere karşı, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi şöyle bir müdafaa yapıyor: Siyasette öfke de vardır hakaret de…
Şu anlayışa bakar mısınız? Belki de şu seviyeye demek lazım. Ülkeyi yönetme iddiasındaki ana muhalefet partisi başkanı, öfke ve hakaretle siyaset yapmaya yelteniyor. Bu arada öyle bir çelişki içinde ki, partisinden ayrılacağı söylentileri yayılan Mesut Özarslan’ın CHP’de kalması için önce ikna etmeye çalışıyor. İkna edemeyince de öfke ve hakaretle saldırı yoluna gidiyor… Sizce böyle bir üslup ve hareket tarzı tasvip edilebilir mi? Özgür Özel bir kere daha liderlik sınavında sınıfta kaldı. Şüphesiz bu türden davranış biçiminin bir karşılığı da olacaktır. Zira toplum siyasetçilerin sicilini en hassas şekilde tutar. Bunu unutmamak lazım. Zamanı gelince de siyaset sosyolojisi hükmünü icra eder. Şunu da belirtelim: CHP’den ayrılan Keçiören Belediye Başkanını başkaları da takip edebilir ve Özel’in sinirleri daha da gerilebilir...
Özel’e tavsiyemiz, sakin olsun. Öfkeyle kalkan zararla oturur!..

