Daha maç başlamadı.
Biraz istatistiki kıyaslamaya ne dersiniz? Bizim takımın en yaşlısı Saffet (31), Finliler''in ihtiyarı Paatelainen (36). Bizim en golcümüz Hakan Şükür (24). Onlarda Paatelainen (17). Bizde en genç Fatih (22), rakipte Riihilahti (23). Ay-yıldızı en çok giyen Tugay (51), "Haçlı"larda Paatelainen (63). Bizim oyuncuların toplam milli olma sayısı (342), onlarda bu rakam (314). Kadromuzda 5 oyuncu toplam 33 defa milli golü tatmış, Finliler''de de 5 futbolcu gol atmış, toplam rakam 41. Finliler''in 14 futbolcusu ülke dışında oynuyor. Bizde mi? Bu rakama karşılık 4 büyükler dışında 6 oyuncu var diyelim bari... Rakamlara meraklı biri bunları şöyle yorumlayabilir: Biz Finliler''den daha tecrübeliyiz, ama onlar daha golcü... Onlar 14 lejyoneriyle Avrupa''ya sızabilmiş, bizim tek temsilcimiz Schalkeli Ünal.
(Bu arada Mustafa Denizli''nin "Bizim lig bitti. onlarınki devam ediyor, bu bizim dezavantajımız" görüşü de güme gidiyor; Fin liginde oynayan 4 adamı kastetmiyorsa...) Aa başladı.
ÇÜRÜK YUMURTA İlk bakışta inanılmaz bir kadroyla sahadayız. Diş macunu reklamındaki gibi. Hani yumurtanın fırçalanan tarafı sağlam, diğer yarısı yumuşak ya... Sahanın bir yarısında 7 tane savunma oyuncusu, diğer yarıda Hakan Şükür''ün yakınında fizik gücü üst düzeyde Fin oyuncularının arasında çıtkırıldım Sergen ve Ayhan. Dakika daha 15 ve kalemizde 2 şok gol.
Mustafa Denizli, bir yandan yedek oyuncuları ısınmaya kaldırırken, diğer yandan, vurduğu yerden ses getirmesiyle ünlü Türk medyasının yazacağı cümleleri merak etmeye başlamıştı. Ama Denizli''ye göre etiketinde "Savunma" yazan bir oyuncu illa da savunma yapar diye bir kural yok. Tayfur gibi, Tayfun gibi, Abdullah gibi "iki yönlü" adamlarımız var. Nitekim Tayfur, bu müthiş maçın kralı oluyor işte...
"LÜTFEN SAHAYA GİRMEYİN" İki golden sonra bizim göremediğimiz bir el, oyuncularımıza dokundu galiba. Bütün oyuncularımızla rakip kaleye baskı kurduk, pozisyon üstüne pozisyon ürettik. Hakan kaçırıyor, Tayfun kaçırıyor, derken beklenen şey oluyor. Bu kez biz arka arkaya iki gol buluyoruz. Skor tabelası eşitlense de estetikte biz öndeyiz. Finliler''in imdadına bölücüler yetişiyor. Sahayı 4 bir yandan istila ediyorlar ve baskımız kesintiye uğruyor.
Finli yetkililerin yapabildiği tek şey var, anons... "Lütfen saha çizgilerinden içeri girmeyin..." Üstelik bunu Türkçe de tekrarlıyorlar. Ne anlama geliyorsa...
VE MUTLU SON İkinci yarının büyük bölümünde oyunu sahamızda kabul ediyoruz. Ama insan bir kere inandı mı, kafaya koydu mu, bozuk saha da, gürültülü seyirci de, hatta iç düşman da engelleyemiyor.
Gelin zaferde hiç kimseyi diğerinden ayırmayalım. Bu yayında emeği geçen herkese teşekkürler...

