Kaydet
a- | +A

Medyanın ve insanların çok fazla ilgi göstermediği Özürlüler Olimpiyatı''nda ilginç enstantaneler vardır. Belki de insanlar, keyifleri ve "estetik zevkleri" bozulmasın diye itibar etmez bu yarışlara... Oysa ne insanlık dersleri verilir, ne dayanışmalar sergilenir Özürlüler Olimpiyatı''nda... On yıl önceki oyunlarda olduğu gibi... HHH Dörtyüz metre tekerlekli sandayle startı verildiğinde sekiz sporcu büyük bir gayretle ileri atıldı. Tribünler itiraf etmeseler de, özürlülerin kendilerini ispat çabasına içleri burkularak ve acıyarak bakıyor, acıma utancını da akışlarla telafi etmeye çalışıyorlardı.

İlk yüz metrenin bitiminde yarışmacılar ikiye bölünmüştü. Seyirci sadece alkışlıyor, "normal" yarışlarda olduğu gibi "hadi aslanım!", "koş be koş!" diye bağırmıyordu; zaten yeterince zor şartlarda yarışan bu insanlara ekstra bir yük yüklememek için... Sadece ve sessizce alkış... İkinci yüz metre geçildiğinde üç kişi öne çıkmıştı. Kalan son ikiyüz metre, bu üç engelli sporcunun arasında geçecekti. Fakat son yüze girilirken üçüncü de kopmuş, iki sporcu kalmıştı. İkisi, birbirlerini kontrol ederek, adeta yan yana, teke tekere gidiyorlardı. Biri zayıf ve çelimsiz, diğeri şişman, iri yapılıydı. Bitiş noktasına metreler kala zayıf olanı yalnız kaldığını hissetti. Rakibinin ne kadar geride kadığını görmek için başını çevirdiğinde çok şaşırdı: Şişman yarışmacı pistin dışına çıkmış, tekerlekli sandalyesi ters tarafa dönmüş, engelli yarışmacı bu beklenmedik aksilik karşısında çaresizce teslim olmuş, başını ellerinin arasına almış muhtemelen ağlıyordu. Ve, bugüne kadar spor tarihinin hiçbir branşında olmamış birşey oldu; olimpiyat şampiyonluğuna metreler kala zayıf yarışmacı, tekerlekli sandalyesini durdurdu, geri döndü, son yüz metreye birlikte girdikleri rakibinin yanına gitti, eliyle rakibinin sandalyesini düzeltti, piste çıkardı, arkadan itmeye başladı. Nereye kadar mı? Yarışı kazandırıncaya kadar!

Ağlayan rakibi önde, o arkada bitiş çizgisini geçtiler. Tribündeki insanlar, hakemler, antrenörler hep birden ve ayakta, insanlık tarihinin KAYBEDEN ŞAMPİYONUNU çılgınca alkışlıyordu.

(Ne yazık ki, bu "ikinci birinci" Türk değildi.)

ÖNE ÇIKANLAR