Kaydet
a- | +A

(Hikaye No:61) - Bir Birinci Lig maçında orta hakem, oyunun beşinci dakikasında saha kenarına geldi ve sinirli el kol hareketleriyle dördüncü hakeme, "Foto muhabirlerini kale arkasına gönder" dedi. Hafta içinde bu hareketinin "cezasını ödedi" ve fırçayı yedi. Çünkü döndüncü hakem yüzbaşı, orta hakemse astsubaydı.

- Bir dönem birlikte de çalıştığımız son devrin ünlü edebiyatçılarından biriydi. "Aylardan Ağustos, günlerden Cuma" şiiri marş olarak bestelendi, onu kariyerinin zirvesine çıkardı. Ve, "aylardan Ağustos, günlerden Cuma" hayata veda etti.

- Ligin gol kralı, transfer parası olarak kulübün verdiği 250 bin dolarlık çek karşılıksız çıkınca işi babasına havale etti. Baba kulübe gidip durumu ikinci başkana söyledi. "Ne yapalım para yok" cevabını alınca, "O zaman siz yöneticiler olarak 250 biner dolar kulübe hediye edin, ben de bu çeki hibe edeyim" karşılığını verdi. İkinci başkan, "Nerde bizde öyle yönetici" dedi.

- Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük otomobil yarışçısı ile Türkiye''nin en önemli otomobil yarışçısının ilginç bir benzerliği oldu: İkisi de spor hayatlarında hiçbir "sıradan" sürücünün aşamayacağı virajları aştılar, sürat yaptılar, herkesi geçtiler. Ama ikisi de "pis" ve basit birer trafik kazasında öldüler!

- Öğretmeni "Şimdilik tahtası eksik" dediği için akşam eve gelen baba, çocuğunun kulağını çekti. Oysa çocuk iyi bir izciydi ve izcilikte boyuna asılan "tahta", bir çeşit "rütbe" anlamına geliyordu.

- Bana anlatılana göre, yıllar önce bir antrenör İstanbul''dan İzmir''e giderken düşen uçakta ölmüştü. Aile büyük bir acı ve matemin sonrasında evde dua okuturken ölen (!) antrenör çıkagelmiş, gören bayılmıştı. Olay, bir isim benzerliğiydi. Antrenör bugün hâlâ yaşıyor.

ÖNE ÇIKANLAR