Olayın fotoğrafı Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen amatör fotoğrafçıydı; sahalarda ve salonlarda çektiği fotoğrafları gazetelere ve sporculara satarak hayatını kazanıyordu. Hiç yanından ayırmadığı fotoğraf makinesiyle "büyük balığı" hiç tahmin etmediği bir ziyarette yakaladı. Eniştesinin boğazdaki restoranına öylesine uğramıştı. Az sonra içeriye, ünlü bir futbolcu girdi. Futbolcu, süzme beyefendiydi. Hatta hiç unutmuyorum; bir futbol sezonunda hiç kart görmeyen tek oyuncu olarak bu efendiliğini "taçlandırmıştı." Sansasyondan, skandaldan uzak, evli ve iyi bir aile babasıydı. Peki, böyle bir futbolcu restorana kolunda genç ve güzel bir hanımla girerse, üstelik bu hanım eşi de değilse, üstelik sağa sola korkak gözlerle bakıyorsa... "Büyük balık" buydu işte! Amatör fotoğrafçı, avının zaaf anını bekleyen keskin nişancı gibi, futbolcu ve parterinin en samimi anlarını bekledi. Makinesinin son kontrollerini yaptı, pozisyon aldı. Arka arkaya patlattığı flaşlar, "acemi çapkın" futbolcuyu çok telaşlandırdı; suratına fener ışığı tutulmuş tavşan gibi panikledi, trajikomik görüntüler verdi. Fotoğrafçı, futbolcunun itirazına fırsat vermeden tabanları yağladı. HHH Filmi tab ettirmek için her zamanki fotoğrafçısına gidinceye kadar, bu büyük "işi" kaça pazarlayabileceğini düşündü. Hangi gazete veya televizyona? Kaç para istemeliydi? Buradan gelecek para araba alır mıydı? Fotoğraf stüdyosundaki ustaya olayı büyük bir heyecanla anlattı, yıkatacağı filmin ne kadar önemli olduğunun "altını çizdi." HHH Yarım saat sonra filmi almaya geldiğinde, hayatının belki de en acı cümlesini duydu fotoğraf stüdyosunda: - Senin makine filmi sarmamış be abiciğim! Al işte, siyah kemer gibi birşey çıktı! Amatör fotoğrafçı, eline aldığı simsiyah filme, zenginlik hayallerinin boynuna atılmış ilmeğe bakar gibi baktı. 36 karelik kâbusu masaya fırlattı ve çıktı. HHH Amatör fotoğrafçı stüdyodan yıkılmış olarak çıktı ama... Gerçek filmi tertemiz yıkanmıştı! Küçük (!) bir problem vardı: Film karelerini tek tek karta basan fotoğraf ustası, beyefendi futbolcunun yanında, korkak korkak objektife bakan güzel kızın kendi kızkardeşi olduğunu görünce, hayatının en büyük şokunu yaşamıştı!
Nâmusunu gazetelere pazarlayacak hali yoktu ya!

