“Nisanda tek ders sınavına girdim ve kazandım. Haziran dönemi mezunu kabul edildik...”
Hatırama bugün de devam ediyorum. Sınava gidemeyince üzüntüden içimde bir sıkışma oldu. Sesimi çıkaramadım. Arkadaşlar yola çıktı. Ben ise babamın kararını kabul etmekten başka bir şey yapamadım.
O gün akşam eve girdiğimde annem “odun bitti” dedi. Hava buz gibiydi. İçimde hem sınava gidememenin sızısı hem de evin üşüyen yüzleri vardı. Hiç düşünmeden badem ağacına tırmandım, kuru dalları indirdim, testereyle kestim. Dallar çıtırdayarak devrildikçe içim de biraz açıldı. Anneme odunları içeri taşırken dedim ki:
“Anne, biz üşümeyiz.”
O da gözümün içine baktı: “Allah senden razı olsun evladım.”
Günler sonra Basri haber gönderdi: “Nusret, sınavlar gerçekten başladı.”
O an babam sustu. Ben de içimdeki kırıklığı daha fazla saklamadım. “Babam, ben gideceğim.”
Ve nisan ortasında tek ders sınavına girdim. Şükürler olsun, kazandım. Haziran dönemi mezunu kabul edildik. Babam sonuçları duyunca sadece şöyle dedi:
“Helal olsun oğlum… Demek ki gideceğin yol seni bekliyormuş.”
Bu arada Korum Tarlası da başka bir hayata kavuşmuştu. Kazdığımız kuyunun ön tarafını sebze bahçesine dönüştürdük. Tütün fideleri rüzgârda kıpır kıpır oynuyor, tarlanın kenarına diktiğimiz meyve ağaçları ince dallarını gökyüzüne doğru uzatıyordu. Her akşam tulumbanın başında su çekerken babamla atışmadan edemezdik.
“Hadi Nusret, çek bakalım. Kuvvet sende!”
“Babam, bu tulumba var ya… Bizden fazla su içiyor.”
“Su çekmek sevaptır oğlum. Ağaç seni duyar.”
Yaz sonuna doğru babam kuyu suyunun azaldığını fark etti. “Bir kanal kazacağız” dedi.
“Ne kadar uzun?” diye sordum.
“Yirmi metre… Üç metre derinlik… Seksen santim genişlik…”
İçimden “Vay be…” dedim ama dışımdan “Tamam babam!” dedim.
Kazma elimde âdeta bir uzvum olmuştu artık. Ustalık bende, güç babamda… Kanalı kazdık, büzleri döşedik, üzerine çakıl döktük. Drenaj tamamlandığında su yavaş yavaş kuyuya akmaya başladı. Babam eğilip suyu gördüğünde gülümsedi:
“Bak oğlum” dedi: “Emek, toprağın bile huyunu değiştirir.”
1981 yazında kavun karpuz ekimi yaptık. Hasatta bir traktör kasasını taşıran bolluk vardı. Evde çocuklar gibi sevindik. Komşulara haber saldık.
“Gelin komşular gelin! Bu sene kavun karpuz bizden!” DEVAMI YARIN

