Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Ayasofya hattatının hayatı aydınlandı: Kazasker'in Mushafı Floransa'dan çıktı

Ayasofya hattatının hayatı aydınlandı: Kazasker'in Mushafı Floransa'dan çıktı

Hat sanatçısı Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin hayatını kaleme alan ve bilinmeyen eserlerini ortaya çıkaran İsmail Orman, sanatçının yazdığı bir Mushaf’ın ise İtalya’daki Floransa Millî Kütüphanesi’nde tutulduğunu tespit etti. Orman, eserin Kazasker’in ilk Mushafı olduğunu söylüyor.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A

MURAT ÖZTEKİN - Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük hat sanatçılarından olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin (1801-1876) hayatı ve sanatı, bir kitapla aydınlandı. Sanat tarihçisi İsmail Orman’ın kaleme aldığı “Kazasker Mustafa İzzet Efendi” adlı eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından okurla buluşturuldu.

Geleneksel Sanatlar Derneği’nin katkı sunduğu eser sayesinde Ayasofya hattatı olarak bilinen Kazasker’e dair birçok yeni bilgi ortaya çıktı. Büyük sanatçının kaleme aldığı ilk Mushaf olduğu düşünülen ve varlığından bile haberdar olunmayan İtalya’daki bir Kur’ân-ı kerim de ilk defa literatüre kazandırıldı.

ÖNERİLEN HABERLER
Fatih’in emaneti aslına dönüyor: Ayasofya’da çok katmanlı restorasyon
YAŞAM

Fatih’in emaneti aslına dönüyor: Ayasofya’da çok katmanlı restorasyon

O MUSHAFI 18 YAŞINDA YAZMIŞ

Eseri hakkında Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan İsmail Orman, çeyrek asırdır hat sanatının tarihine dair çalışma yaptığını kaydederek “Bu eseri kaleme alma serüvenim 2017’ye dayanıyor. Kazasker hakkında makale yazarken mevcut literatürde olmayan eserlerini keşfettim ve bu konuda bir eksiklik olduğunu fark ettim. Doğrusu, Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin eserlerinin sayısını bile tam olarak bilmiyoruz. Araştırmalarımda sanatçının 18 yaşındayken kaleme aldığı ama bugüne kadar duyulmamış Mushaf-ı şerifinin, İtalya’daki Floransa Millî Kütüphanesi’nde yer aldığını gördüm. Hiçbir literatürde yer almayan bu eseri şimdi okurlara tanıyoruz. 1819 tarihli eserin İtalya’ya nasıl gittiğine dair ise bir kayıt bulunmuyor. Mustafa İzzet Efendi’nin muhtemelen Galata Saray’ında acemi oğlanken kaleme aldığı eserin kendisinin yazdığı ilk Mushaf olduğunu düşünüyoruz” diyor.

İsmail Orman, sorularımızı cevapladı.
Başlık Resmiİsmail Orman, sorularımızı cevapladı.

BAZI ESERLERİ BUGÜNE ULAŞAMADI

İsmail Orman, Mustafa İzzet Efendi’nin 400 civarında eser kaleme aldığını belirterek “Bunların yaklaşık elli tanesi hacimli eser. Hayatının son döneminde ise yüze yakın hilye-i şerif yazmış. Kaleme aldığı 13-14 Mushaf’ın yarısı ise bugüne ulaşmamış. Ancak kitabeleri abidevi yapılarda yer aldığı için genelde zarar görmemiş” diye konuşuyor.

Buna rağmen Kazasker’in birçok eserinin yurt dışına çıkarıldığına dikkat çekerek “Eserleri çok dağınık hâlde, dünyanın birçok yerindeki kütüphanelere gitmiş. ABD, İrlanda, Almanya, İtalya ve Körfez ülkelerinde eserleri bulunuyor” şeklinde konuşuyor.

Yazar Orman, Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin enteresan karakterini de anlatarak şunları söylüyor:

"Kendisi 13 yaşındayken sesini beğenen Sultan Mahmud’un maiyetine giriyor, sermüezzinliğe kadar yükseliyor. Ancak bir hadiseden sonra kendi isteğiyle Sultan’ın maiyetinden uzaklaşıyor, derviş kıyafetiyle Beyazıt’taki kâğıtçılarda takılıyor. Sonra bir namazda müezzinlik yaparken padişah sesini tanıyor ve tekrar saraya alıyor. Osmanlıda Batılılaşma yaşanırken kendisi geleneği temsil eden bir isim olarak öne çıkıyor. Hat sanatında da geleneğe bağlı kalarak kendine has bir üslup meydana getirmiş."

Ayasofya hattatının hayatı aydınlandı: Kazasker'in Mushafı Floransa'dan çıktı
Başlık ResmiAyasofya hattatının hayatı aydınlandı: Kazasker'in Mushafı Floransa'dan çıktı

FOSSATİLERDEN ŞÜPHELENDİ, AYASOFYA’DAKİ HATLARI BÜYÜTTÜ

Sanat tarihçisi İsmail Orman, Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin Ayasofya’daki büyük hat levhaları da yazdığını hatırlatarak bu konuda enteresan değerlendirmelerde bulunuyor. Orman, şöyle konuşuyor:

"Kazasker’in mit hâline gelen eserleri, Ayasofya’daki yuvarlak levhalardır. Malum 1932’de Ayasofya kapatılıyor ve cami olmaktan çıkarılırken Kazasker’in kaleme aldığı hatlar, Sultanahmet Camii’ne götürülmek üzere yerinden indiriliyor. Ancak ebatları büyük olduğu için hiçbir kapıdan çıkarılamıyor. Bu levhalar, Tanzimat devrinde Ayasofya’nın restorasyonunu yapan Fossatiler tarafından muhtemelen Kazasker’den daha küçük ebatta istenmişti. Ancak sanatçı istediklerini yapmadı. Çünkü Fossatilerin Ayasofya’ya dair enteresan düşünceleri olduğunu biliyordu. Mabetteki bütün sıvayı raspalayıp Bizans mozaiklerini ortaya çıkararak belgeleyen Fossatiler aynı zamanda ressamdı ve Ayasofya’da Katolik ayini yapıldığını tasvir eden bir resim yapmışlardı. Yani Fossatiler, Ayasofya’yı bir Katolik mabedi olarak görmek istiyorlardı. Kazasker de bu sebeple Ayasofya’da âdeta üzerimize gelen, devasa yuvarlak hat levhaları yaptı. Kanaatimce, Osmanlının kötü gidişatını görüp bir gün Ayasofya’nın elden çıkabileceğini düşündüğü için kapılardan çıkamayacak ebatta eserler tasarladı. Kazasker, sonunda haklı çıktı. Ancak eserleri 1953’te yerine asıldı."

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.