Geriye bu tavsiyeleri kaldı... İlber Ortaylı: Yolunuzu iyi seçmezseniz...
Türk tarihçiliğinin dev ismi, milyonların "İlber Hocası" Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti. Ardında devasa bir külliyat bırakan Ortaylı, sadece geçmişi anlatmakla kalmamış; "Bir Ömür Nasıl Yaşanır?" diyerek genç kuşaklara modern bir rehber çizmişti.
İşte usta tarihçinin unutulmaz o tavsiyeleri...
O yaşayan bir tarihti... 78 yaşında hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortalı aslında tarihçi değil, tarihin kendisiydi. Ortaylı, sadece Türkiye’de değil, dünyanın sayılı tarihçilerinden biriydi.
Akademisyen, yazar ve tarihçi kimliğinin yanı sıra nükteli diliyle de sevilen bir bilim insanı olarak hatırlanan İlber Ortaylı, bir ömrün nasıl yaşanacağını da bir röportajında anlatmıştı.
Ortaylı'nın gençlere tavsiyeleri de dikkat çekmişti.
Bir insan kaç yaşına kadar çalışır, çalışmalıdır? Çalışmanın yaşı var mıdır?
İnsan öleceğini bilen bir mahluktur. Bundan dolayı bu akıbetini unutması için koşuşturması gerekir. Beynini meşgul etmesi gerekir. Bunu yapamadığı takdirde yani tembellik ve atalet içinde sağlığını kaybeder. Ruh sağlığını. Çalışmak zorundasın. Ta ki ölene kadar demeyeyim ölüm zaten nihai neticede…
30 yaşında kadar mutlaka ne yapmalıyız?
30 yaşına kadar ezberlenecek şeyleri bitirmemiz lazım. Tarih, coğrafya, lisan... Zaten unutuyorsun. Kolay öğrenirsen de unutursun. Daha erken yaşlarda da spor ve müzik, güzel sanatlar gibi şeyleri bitirmen lazım. Çünkü ondan sonra eğilemiyorsun artık. Onun için çocuk eğitimi çok önemli. Bazı şeyleri yapamıyorsun yani bir yaştan sonra kabiliyetin olsa bile köreliyor.
Bugün Türkiye'de ahlaki yönden insanlarda gördüğünüz en büyük eksikler neler?
Herkes ahlaksızdır dünyada. Milli bir şey yok. Bizim millette ahlak yok, kimsede yok. Fakat mühim olan rasyonaliteye getirmek. Yani senin bu ahlaksızlıkla kaybın mı var yoksa kazancın mı var? Bunu öğreteceksin insanlara. Çok yakın bir dostunu hemen aldatabilirsin. Ama biterse bütün hayatını kapatır. Artık dürüst iş de yapamazsın.
‘Bir ömür nasıl yaşanır’ kitabınızda özellikle gençlere kendilerini nasıl yetiştirmeleri gerektiğiyle ilgili tavsiyeler veriyorsunuz. Siz kendinizi yetiştirmek için neler yaptınız? Aileniz buna ne gibi katkılar sundu?
Aile de elinden geldiğince yardım etmiştir ama bazen ben ailenin fazla dediği şeyleri de yaptım yani onu da söyleyeyim. Hiç kimse çocuğun bütün istediklerini makul görüp desteklemez. Hatta engellemeye çalışır. Fazla dağıtıyorsun. Lüzumsuz iş yapıyorsun falan gibi. Orada sen kendin direneceksin.
Evlilik üzerine de birkaç şey söyleyebilir misiniz? Özellikle pandemiden sonra çok boşanmalar arttı. İnsanlar eşleriyle geçinemiyor. İlişkileri sağlıklı yürütmek için neler yapmalıyız?
Önce kafayı bulman lazım. Aynı kafada olacaksın. Emek birliğin olacak. Yapmazsan pandemi değil her şey, rüzgâr bile yıkar.
Gençlere vereceğiniz en büyük tavsiyeler nelerdir?
Yolunuzu iyi seçin. Seçemediğiniz takdirde tashih yoluna gidin. Tashih imkânınız vardır belirli bir yaş içinde. Önceliklerinizi tüketime değil, maddi tüketime değil öğrenmeye, gezmeye falan ayırmamız lazım. Bu daha eğlencelidir.
Kendimizi günlük siyasetten uzak tutmalı mıyız? Bunun için ne yapmalıyız?
Günlük siyasetten uzak tutamazsın. Herkes siyasi mahluk, siyaset sana karışır, sen karışmasan bile. Ama şunu da söyleyeyim, profesyonel bir şeydir siyaset. O da bir meslektir. Batı Avrupa'nın, demokratik toplumları siyaseti profesyonel olarak yaparlar. Öyle emekli olan hatunun ‘ay şimdi belediye meclisi üyesi olayım’ diye bir partiye girmesiyle siyaset olmaz. Ya da adamın birinin işi kötü gidince belediyeye, meclisine konması gibi şeyler bize hastır onlar.
