Sinemada bu hafta | "Kiralık Aile" Ah yalan dünya
Yalnızlığın tavan yaptığı Japonya’daki garip eş dost kiralama âdetini beyazperdeye taşıyan yönetmen Hikari, hüzün ve eğlenceyi bir araya getiriyor. Negatif vurguları da olan “Kiralık Aile”, yine de seyircisini düşünmeye itiyor.
Yönetmen: Hikari
Tür: Dram, komedi
Ülke: ABD, Japonya
MURAT ÖZTEKİN - İnsanlar modern dünyada kalabalıklar arasında yalnızlaşıyor ve dünya her geçen gün yalana daha çok teslim oluyor… Böyle bir zamanda Japonya’daki birçok yalnız insan ise eş, dost, arkadaş kiralayarak mutlu olmaya çalışıyor. Bu garip işi yapan özel şirketler bile var.
Yönetmen Hikari ise “Kiralık Aile” (Rental Family) adlı filminde işte ülkesindeki bu enteresan duruma eğiliyor. Bizi Tokyo’ya götürerek gerçek hayatta “oyunculuk” yaparak para kazanan bir Batılının hikâyesine şahit kılıyor. Filmde Oscar’lı Brendan Fraser’ın yanı sıra Takehiro Hira, Mari Yamamoto, Shannon Mahina Gorman ve Akira Emoto gibi Asyalı oyuncular rol alıyor.
DUYGU SATIYORUZ!
Eserde geçen hikâye şöyle: Hayatının detaylarına dair çok az şey bildiğimiz ABD’li oyuncu Phillip Vandarploeug, taşındığı Japonya’da bazı reklam filmlerinde ve filmlerde zayıf roller aldıktan sonra gözden düşer. Derken bir gün katıldığı tuhaf cenaze töreninde gerçek hayattaki bazı durumları düzeltmek isteyenler için “oyunculuk” hizmeti veren bir şirketin sahibiyle tanışır. Kendisine iş teklif eden Shinji adlı adam “Biz insan değil, duygu satıyoruz” der. Artık rol bulmakta zorlanan Phillip pek istemese de bu işi kabul eder. Evvela ailesini kandırmak isteyen genç kadın için bir damat rolüne bürünür.
Sonra gözden düşen bir sinemacının mutlu olmasını sağlamak adına gazeteci rolüne. Derken bir adama oyun arkadaşı olur. Tam işe ısınmışken kendisinden istenen “baba” rolü her şeyi alt üst eder. Minik Mia, babasını hiç görmemiştir. Ancak onu elit bir okula kaydettirmek isteyen annesinin baba rolünde bir adam ihtiyacı vardır. Phillip iş icabı dâhil olduğu bu oyun esnasında inanılmaz duygular yaşar, Mia da ona bağlanır ve işler karmaşık bir hâle gelir…
MERAK UYANDIRAN BİR HİKÂYE
Yönetmen Hikari, eserinde “Bu kadar role bürünen birinin foyası nasıl ortaya çıkmıyor?” ve “İnsanlar bu büyük hilekârlıklara niçin ihtiyaç duyuyor?” gibi bazı soruların tatmin edici cevaplarını vermekte zorlansa da merak uyandıran bir hikâye sunuyor. Minik Mia ile gelişen “babalık” münasebeti ise seyircilerin gözyaşlarını tutamayacağı sekansları beraberinde getiriyor.
Ancak en başında “bazı yalanlara ihtiyacımız var” vurgusunun öne çıkarıldığı filmin ilerleyen kısımlarında yalan yüzünden karmaşıklaşan hayatlar resmediliyor. Duyguların kapitalizmin metaı hâline gelmesi eleştiriliyor ama aileyi bir araya getiren esas unsur olan kan bağlı -modern bir bakış açısıyla- arka plana atılıyor. Tenakuzlu vurgulara sahip filmin “netice-i kelam kısmı” da biraz zayıf kalıyor; hadiseler etkili şekilde bir yere bağlanamıyor. İnsanlığı bu hâle getiren materyalist anlayışın sanemlerine dokunulmuyor. Hâliyle film düşünmeye sevk ediyor ama garip Şintoizm söylemlerinin dışında reçete sunmuyor.
OYUN İÇİNDE OYUN
Buna rağmen Oscar’lı aktör Brendan Fraser, sevecen bakışlı Phillip karakteriyle oyun içinde oyun çevirdiği bu eserde, oldukça ustalıklı bir performans sergiliyor. Fakat kuir karakterler üzerinden yapılan ideolojik göndermeler eserin tabiiliğini bozuyor!
Öte yandan yapımda, Japonya’dan ilgi çekici gündüz kadrajlarıyla minimalist ama tesirli bir sinematografi meydana getiriliyor.
Hasılı “Kiralık Aile”, bazı eksik ve menfi yanları olmakla birlikte seyircisini modern insanın düştüğü yalan girdabına ve yalnızlığa dair düşünmeye sevk edebilecek farklı bir film oluyor.
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
● “Sessiz Gece, Kanlı Gece
● D.I.S.C.O.
● Babil-i Cin 2
● Muhteşem Marty
● Maşa ile Koca Ayıcıklar
● Lumi’nin Kayıp Yumurtası
