Tarihî binada “sessizlik” sergisi... Anadolu kapıları Venedik’te açıldı
Palazzo Gradenigo binasında açılan “Sessizlik” sergisinde sanatçı Ahmet Güneştekin’in son eserleri bir araya geliyor. Sergide farklı figürlerle birlikte sanat eserine dönüştürdüğü kadim Anadolu kapılarına da yer veren Güneştekin, coğrafyamızın güçlü sanat dilini uluslararası alanda daha görünür kılmak istediğini söylüyor.
- Palazzo Gradenigo binası, 1500'lere uzanan kökenleriyle 17. asırda Gradenigo ailesi tarafından yeniden inşa edilmiştir.
- Ahmet Güneştekin, 2024 yılında binayı satın alıp restore ederek Anadolu kültürüne açılan bir pencere haline getirmiştir.
- “Sessizlik” sergisi, savaşlar, göç ve dijital bilgi akışlarına karşı sükûti bir karşı koyuş fikrini öne çıkarmaktadır.
- Sergide, sanatçının Anadolu'nun çeşitli yerlerinden topladığı eşsiz kapılarla meydana getirdiği eserler dikkat çekmektedir.
- Yıldız Holding sponsorluğunda açılan serginin ön izlemesine kültür, sanat ve iş dünyasından isimler katılmıştır.
- Murat Ülker, sergiyi Türkiye'den çıkan sanatçıların uluslararası görünürlüğünü artıran bir kültürel köprü olarak nitelendirmiştir.
- Ahmet Güneştekin, Palazzo Gradenigo'yu Anadolu'nun güçlü sanat dilini uluslararası alanda görünür kılacak kalıcı bir alan olarak gördüğünü belirtmiştir.
MURAT ÖZTEKİN / VENEDİK - İtalya’nın Venedik şehrinde kazıklar üzerine inşa edilmiş tarihî binalarının arasında tekneyle ilerleyip üç küçük su yolunun kesiştiği noktaya geldiğinizde Palazzo Gradenigo binası karşınıza çıkıyor. Kökenleri 1500’lere uzanan bu bina, 17. asırda Gradenigo ailesi tarafından saray olarak yeniden inşa ediliyor. Bahçesi, kütüphanesi ve resimleriyle herkesçe tanınıyor. Binada edebî eserler de kaleme alınıyor. Ancak zamanla küçülen yapıya sükûti bir hava hâkim oluyor…
Sanatçı Ahmet Güneştekin’in 2024 yılında satın aldığı ve restorasyona başladığı işte bu tarihî bina, şimdi âdeta Anadolu kültürüne açılmış bir pencereye dönüşüyor. Üretim ve sergileme noktası olarak faaliyet gösterecek yapıdaki ilk sergi ise “Sessizlik” adını taşıyor. Yıldız Holding’in sponsorluğunda kapılarını açan sergide, dünyada yaşanan savaşlara, göç problemlerine ve baskıcı dijital bilgi akışlarına karşı sükûti bir karşı koyuş fikri öne çıkarılıyor. Binanın iki katında ve etrafında bronz figürler ile maskeler görülüyor. Sergide asıl dikkat çeken unsurlar ise sanatçının Anadolu’nun çeşitli yerlerinden topladığı eşsiz kapıları kullanarak meydana getirdiği eserler oluyor.
SERGİYLE KURULAN KÜLTÜREL KÖPRÜ
Biz de 6 Mayıs’tan itibaren genel ziyarete açılacak olan “Sessizlik” sergisinin ön izlemesini görmek üzere Venedik’teydik. Açılış için Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker ve Yıldız Holding’in CEO’su Mehmet Tütüncü’nün de aralarında olduğu kültür, sanat ve iş dünyasından isimler şehre akın etti.
Murat Ülker serginin ön izlemesinde yaptığı açıklamada “Türkiye’den çıkan sanatçıların uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğine inanıyorum. Venedik’teki bu girişimi yalnızca bir sergi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir köprü olarak görüyorum; geçmişle bugünü, yerelle evrenseli ve hafızayla geleceği birbirine bağlayan güçlü bir köprü” ifadelerini kullanıyor.
Hane İslam Eserleri Sergisi nerede, nasıl gidilir? Cumhurbaşkanı Erdoğan sergi açılışını yaptı
Sergide bir araya geldiğimiz sanatçı Ahmet Güneştekin ise Palazzo Gradenigo’yu bir “emanet” olarak gördüğünü, amacının Anadolu’yu temsil eden romantik bir anlatı kurmak yerine daha çok coğrafyamızın ürettiği güçlü sanat dilini uluslararası alanda daha görünür kılacak kalıcı bir alan meydana getirmek istediğini söylüyor. Güneştekin “Kısacası, burada yalnızca bir bina restore edilmedi. Aynı zamanda Türkiye’den ve Anadolu’dan çıkan kültürel üretimin dünyayla daha güçlü bir ilişki kurabileceği bir alan oluşturulmuş oldu. Benim için asıl anlamı bu” diye konuşuyor.
Osmanlı'nın 17. asrına odaklanan sergi! Fener'in 'parlak' zamanları
SÜKÛT İKRARDAN MI GELİR?
Eserlerinde odaklandığı konuları anlatan Güneştekin “Sükût ikrardan gelir” sözüne rağmen her sessizliğin onay anlamına gelmediğini söylüyor. Sanatçı “Sessizlik sergisindeki ‘sessizlik’ daha çok bastırılmış olanla, söylenemeyenle ve bazen de kelimelerin yetersiz kaldığı anlarla ilgili” diyor ve tarih boyunca bazı hikâyelerin hiç konuşulamadığını hatırlatıyor. Güneştekin, mesele edindiği şeylerin başında unutturulmak istenen hikâyelerin geldiğini ifade ediyor.
YİRMİ SENE BOYUNCA KAPI TOPLADIM
Birer sanat eserine dönüştürdüğü sergideki Anadolu kapılarını da anlatan Ahmet Güneştekin, şöyle konuşuyor:
Uzun yıllar TRT için hazırladığım belgesel çerçevesinde Anadolu'nun farklı şehirlerini dolaştım. O yolculuklarda bu kadim kapılarla sık sık karşılaştım. Ne yazık ki bazılarının bir kafenin dekoruna, bir 'şark odası' süsüne, hatta yemek masasına dönüştürüldüğünü gördüm. Her gördüğümde içim acıyordu. Eğer onları korumazsak, bir sonraki kuşak bu kapıları sadece tüketilecek dekoratif nesneler olarak görecek ve büyük bir kültürel miras sessizce yok olacaktı. Bu yüzden yaklaşık yirmi yıl boyunca bu kapıları topladım. Çünkü bunlar yalnızca kapı değil; Ermeni, Süryani, Kürt, Türk, Arap ustaların aynı coğrafyada bıraktığı ortak zanaat hafızasının izleri. Ben de onları nostaljik objeler olarak saklamak yerine çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumlayarak sonraki kuşaklara aktarmayı bir sorumluluk olarak gördüm. Aslında bu eserler biraz da şunu söylüyor bize: Bir medeniyet belki de bazen en çok kapılarında saklıdır.
