Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tıpkı son teröristi imha etmeden terörle mücadelemizin sona ermeyeceği gibi tarihimize ve kültürümüze husumet besleyen son müstevli kafalıyı da aydınlatmadan bu mücadelemiz bitmeyecektir” dedi.
Beştepe’de düzenlenen “Atatürk’ü Anma Töreni”nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ecdada saygının önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
* Türk tarihini binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıyayız. Üstelik bunların arasında siyasetçilerin de bulunuyor olması gerçekten üzüntü vericidir. Cumhuriyeti yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar bize göre kendi geçmişlerinden utananlardır.
* Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da aynı şekilde Atatürk maskesi takarak bu millete olan husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve cumhuriyet ticaretidir. Bu kavramlar önde perde gibi kullanılarak arkada ülkemizin yıllarca demokratik ve ekonomik olarak nasıl sömürüldüğünü en iyi milletimiz biliyor.
* Türkiye’nin asıl gücü ne topudur, ne tüfeğidir, ne süngüsüdür. Türkiye’nin asıl gücü insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir.
* Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a, bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlı’dan devralınan mevcut idari sistem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hakikatler, apaçık ortadayken sürekli olarak Osmanlıya hakareti ve aşağılamayı bir siyaset tarzı hâline getirmek ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir.
* Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki, bu zihniyet sahiplerinin özellikle mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, ‘Sadece gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz’ noktasına geldik.
* Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişleri soykırım, sömürü, zulüm ve haksızlıkla bezeli olmasına rağmen kendilerini tam tersi ifadelerle pazarlamaya çalışıyorlar. Bizim ise var olan hakikatleri söylememize, anlatmamıza, nesilden nesle aktarmamıza tahammül edemiyorlar.
* Son günlerde yine birileri ağızlarına sakız ettiler, Osmanlıda okuma yazma oranı çok düşükmüş. Osmanlının kendi silah sanayi yokmuş. Osmanlı yönetimi altındaki halklara zulmedilmiş. Hepsi de yalandır, iftiradır.

SURİYE'NİN TOPRAKLARINDA NE İŞİ VAR!
Türkiye’deki ana muhalefet “Ne işiniz var sizin Suriye’de” diyor. Suriye’de benim işim yok da Suriye’nin benim topraklarımda ne işi var? Bize taciz atışlarını yapmıyorlar mı? Yapıyorlar. Sınır şehirlerimizde vatandaşlarım, kardeşlerim şehit olmuyor mu? Oluyor. Benim askerim şehit olmuyor mu? Oluyor. O oradan taciz atışlarını yapacak, biz de ‘Hoş geldin’ mi diyeceğiz? Gereğini yapacağız. Şimdi biz de gereğini yapıyoruz, yaptığımız bu.