Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu, 2019 yılına ilişkin dış politika değerlendirme toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin bölgenin barış ve istikrarı için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Çavuşoğlu “ABD-İran arasındaki bu meselenin çözülmesi ya da gerginliğin diplomasi yoluyla azaltılması için için yoğun çaba sarf ediyoruz. Türkiye olarak bu konudaki çabalarımızı Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yoğunlaştıracağız” dedi.
Irak Meclisinin, ABD ve diğer yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasına yönelik kararını değerlendiren Çavuşoğlu “Karar genel anlamda ABD’yi hedef alsa da genel olduğu için herkesi ilgilendirir ama bağlayıcı değil” diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarına ilişkin mutabakat zaptının Akdeniz’deki dengeleri değiştirdiğini belirterek, “Bugüne kadar Türkiye’yi izole etmeye çalışan ikili, üçlü düzeydeki çalışmaları da boşa çıkarmış olduk” ifadesini kullandı. Çavuşoğlu, geçen ay yürürlüğe giren mutabakat zaptının BM’de tescil işlemlerinin ise devam ettiğini hatırlattı.
Libya’da hava gücü açısından darbeci Hafter kuvvetlerinin lehine bir durum olduğunu ifade eden Çavuşoğlu “Dün (önceki gün) akşamki görüşmemizde BM Genel Sekreteri ile de mutabık kaldık. Herkes şunu anlamalı. Bu savaşın kazananı olmaz. Eğer durdurmazsak uzun süre devam eder. Hele Trablus içine girerse uzun süre devam eder, çok insan ölür” açıklamasında bulundu.
Çavuşoğlu, Türkiye ve Rusya’nın Libya’da ateşkesin sağlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydederek “Libya’da da iki önemli aktör hâline geldik. Anlaşamadığımız noktalarda önemli olan nedir? Diyaloğun devam etmesidir. İşte bunu sürdürüyoruz. Libya ile ilgili de bir ateşkesin sağlanmasında ikili düzeyde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

“İDLİB İÇİN RUSYA İLE TEMASTAYIZ”
Çavuşoğlu, Suriye’de ise en büyük endişe kaynağının İdlib’deki rejimin saldırganlığının devam etmesi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Maalesef son aylarda rejim saldırganlığını artırdı ve 2019 yılı içinde 1300’e yakın sivil hayatını kaybetti. Son haftalarda hayatını kaybeden sivil sayısı 100’den fazla. Son dönemlerde yerinden edilen 300 binden fazla Suriyeli var. Bunların yüz binine yakını bizim sınırımıza doğru hareketlendi. İdlib muhtırasının geçerliliğinin devam etmesi, ateşkesi ve sükuneti korumak için Rusya ile temaslarımız devam ediyor.”
Çavuşoğlu, İdlib’de göç dalgasının devam ettiğini, yaklaşık 100 bin kişinin Türkiye sınırına geldiğini, Türkiye’nin hazırlıklarını yaptığını ifade ederek, “Ama bu göç dalgası devam ederse bu Türkiye’nin tek başına üstesinden geleceği bir sorun olmaz. Özellikle Suriye içinde İdlib bölgesindeki altyapı çalışmalarını yaptık ki onlar da ülkesinde kalabilsinler. Suriye’de muhalefetteki yöneticiler de bunu arz ediyor” şeklinde konuştu. Çavuşoğlu, ABD ile ilişkiler hakkındaki soru üzerine ise S-400 konusundaki belirsizliğin sürdüğünü söyledi.

Eastmed için Türkiye’nin izni gerekli

İsrail’in Lübnan’ın kıta sahanlığına tecavüz ettiğini, Türkiye’nin bu konuda Lübnan’a destek verdiğini ifade eden Çavuşoğlu, “İsrail kıta sahanlığı ve karasuları içinde çıkardıkları petrol ya da doğal gazı bizim kıta sahanlığımızın içinden üçüncü ülkelere göndermek istiyorsa o zaman İsrail’in bizimle onun müzakeresini yapması lazım” diye konuştu. . Çavuşoğlu, Eastmed boru hattının Akdeniz’den Avrupa’ya geçebilmesi için Libya veya Türkiye’nin izninin gerektiğini vurguladı.

Orta Doğu’da denklemler değişecek
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK toplantısı devam ederken, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Süleymani’nin öldürülmesi Orta Doğu coğrafyasındaki ilişkiler denklemini doğrudan etkileyecek sonuçlar doğurdu” diyen Çelik, yaşanan hadisenin bölgede olumsuz sonuçlara sebep olacak olayları tetiklediğini dile getirdi. Bölgenin yeni şiddet olaylarına gebe olduğunu ifade eden Çelik, Libya’ya asker gönderilmesi konusunda da “Ateşkesin ve istikrarın sağlanması için hem diplomasideki hem de sahadaki faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Meşru yapıyı korumak ve hukuk içerisinde hareket etmek isteyen unsurlara TSK tarafından eğitim verilecektir” diye konuştu.