Türkiye Gazetesi E-Gazete
Türkiye Gazetesi
Arama
SON DAKİKA YAZARLAR BİZİM SAYFA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA SPOR YAŞAM RESMİ İLANLAR HABER JET İzle
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
E-Gazete 20:12
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Haber
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok Next Sosyal
© 2025 İhlas Gazetecilik A.Ş.
Tüm Hakları Saklıdır.
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Bildirin
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
  1. Anasayfa
  2. Ramazan Haberleri
  3. Cömerdin ikramı şifa
Ramazan Haberleri

Cömerdin ikramı şifa

Son Güncelleme: 06 Mayıs, 2020 - 05:32
Whatsapp İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn Next Sosyal Next Sosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Cömerdin ikramı şifa
Fotoğraf BaşlığıCömerdin ikrami sifa

Araplar, velime (düğün yemeği), hurs (doğum), izar (sünnet), tuhfe (yoldan döndüm), atire (recep ayı girdi), vekire (evim bitti) gibi bahanelerle yemek çıkarırlar. Bu cömertlik İbrahim aleyhisselâma uzanır aslında...

Kaydet
a- | +A

Asr-ı saadet yıllarında Araplar ya kerpiç evlerde ya da çadırlarda otururlar. Evlerin müstakil mutfakları yoktur. Bir köşeye ocak kurarlar. Çadırlar nispeten geniştir, ikiye ayrılır, biri kadınlara aittir ki, yemekler orada hazırlanır. Öbüründe hasırlar serilir, şilteler yayılır, misafir ağırlanır.
Göçebeler gece ateş yakmaktan hoşlanırlar, Arap şiirlerinde yalazlanan alevler ve yükselen kıvılcımlar hayli yer tutar. Ekmeklerini genellikle tandırda pişirirler, yufka açmakla, saca yaymakla uğraşmazlar.
Araplar eskiden de ikramı sever, hatta Hazreti Ebu Bekir’in yakınlarından Abdullah bin Cüd’an ziyafet için tellâl bağırtır. Işığı gören gelsin diye dağlarda ateş (narul -kıra) yaktırır...
Nübüvvetten önce yaşayan ve cömertliğiyle tanınan Hatem-i Tai sürüyle deve kestirir, sofralar açar, geleni geçeni ağırlatır.
Sadece ekmek ikramına kaffe, çorba da sunulursa kaffare derler.
Kâbe’yi ziyaret için gelenleri doyurmak mühim bir vazifedir (rifade). Aralarında para toplar, nevale alırlar. Bu hizmet önceleri Nevfeloğullarındadır, Haşimoğullarına geçer daha sonra.
Araplar erken kalkar, evden tok çıkar, gözlerini başkalarının sofrasından korurlar. Oburları ayıplar, göbeklilerden hoşlanmazlar. Sofraya davetsiz oturana tufeyli (asalak) der, hor bakarlar.
Efendimiz bir koyunla bile olsa düğün yemeği verilmesini ister, bilhassa fukaranın çağrılmasını arzular. Hazreti Ali evlenirken dağlardan ızhir otu toplar, Medine’ye getirip satar ve kazan kurdurur o parayla.

CAHİLİYE MEDENİYYE
Cahiliye devrinde her şeyi yerler, Müslüman olunca seçmeye başlarlar. Şarap ve leşlerden uzak dururlar.
Ölmüş hayvanlara (meyte) denir ki bunlar münhanika (boğulmuş), natiha (süsülmüş), mevkûze (sopayla öldürülmüş), mütereddiye (yüksekten düşmüş) olabilir.
Bedeviler zorda kalınca hançer ya da sivri kemikle devenin göğsünü deler, kanını emerler. Ya da pıhtılaşmış kanı bağırsağa koyup kızartırlar (Bacca). Bunlar İslam ile kalkar, hayvanlar da rahatlar.
Arab zenginleri yemeklerini rabta denilen mendiller üzerinde yerler. Raptalar ipek ya da keten olur ve elbette nakışlıdırlar.
Müminler ise süfre (sofra bezi, hasır ya da deri) serer, kırıntıları toplarlar. Yemekten önce ve sonra mutlaka ellerini yıkar, ağızlarını misvakla ovarlar.
Onlar da bizim gibi ekmek sever. Daha çok arpa ekmeği yapar, elekten geçirmez, kepekten hoşlanırlar. Bazen de kavrulmuş unu sütle karıştırır çörek yaparlar.
Efendimiz “su ile bile olsa ekmeği katıkla” yer, az bir sirke, hurma, zeytinyağı ile kifayet ederler.

GARRADAN KÂSEYE
Asr-ı saadet döneminde çeşitli mutfak eşyaları kullanılır. Bir kısmı kervanlarla gelir, bir kısmı da Hicaz’da imal edilir. Büyükten başlayalım, “garra” denilen dört kulplu, kazanda iri bir koyun pişirilebilir. Bürme ise palandızdan (bir taş cinsi) yapılan tencerelerdir. Hadislerde geçen “el-cerrül ahdar” veya “hantem” yeşil sırlı çömleklerdir. İbn Ebî Şeybe’ye göre bunlar Mısır’dan getirilir.
Deve karnına benzetiği için “desia” denen aşure tencereleri 20 kişiyi doyurabilir.
Araplar hamur yoğurdukları taş çanaklara “cefne” derler. Mâlum Süleyman aleyhisselam da cinlere kayaları oydurtur cefne yaptırırdı.
Kas’a dört beş kişiyi doyuracak çaptadır, herhâlde kâse olur zamanla. “Feyha” ve “sahfa” ise bir kişiye yetecek çapta.
İçine yağ konulan küçük kırbalara “ukke”, zeytinyağı konursa “misab”, bal kabına “bedî” derler. Sütün yağını çıkarmak için Anadolu’daki gibi tuluk içinde çalkalarlar. Müslümanlar mircel (bakır tencere) kullanır. Altın ve gümüş kaplarda asla yemezler, velev ki zengin de olsalar da...
Maşraba, kırba, testileri vardır. Su kabına “sika” ve “kırba”, sirke kabına “zıkk” ve “zükra”, süt kabına “vatb” ve “mihkan” der, büyükten küçüğe doğru tebn, us, sahn, kadeh, ka’b ve ğumer diye sıralarlar.

REYYAN CÜMCÜME
Ebû Râfî (radıyallahü anh) iyi bir sanatkârdır, Hicaz’ın güneyinde yetişen Nudâr ağacından “cümcüme” (bardak) yapar, bağışlar zemzem kuyusuna.
Bu ağaç sert ve dayanıklıdır. Kütük önce toprağa gömülerek yumuşatılır ve ondan sonra oyulabilir anca.
Efendimizin de böyle bir bardakları vardır. Yıllar sonra çatlar, Hazreti Enes gümüşle bağlar. Bir de duvara asılması için demir halkası bulunur. Onu da değiştirmek ister ama Ebû Talha bırak öyle kalsın der dokundurtmaz.
Efendimizin “reyyan” adlı bir bardağı ile “sâder” denilen kırbasından haberdarız bu arada.
Muâz bin Cebel’in bakırdan bir bardağı vardır bununla Efendimize su sunar. Mukavkıs’ın gönderdiği kavarir (kristal bardak) ise misafirlere kullanılır.
Efendimizin ağzında ahşap kapağı bulunan kulplu kovalardan (Selm - zenub) su içtiği anlatılır.
Hane-i saadetin taştan yontulmuş bir çanakları (Mihdab) vardır. Bakır tasları, su kapları (Sâdıre) ve müdhenleri (yağ kabı) bulunur ayrıca.
İki ölçekleri vardır ki, o diyarda birine müd derler, birine sâ’.

DEVELERE CÜBCÜBE
Bakır ve toprak kapların yanında deri kırbalar da kullanılır. Hurma dallarından örülen miktel (bir nevi zembil) içindeki suyu serin tutar.
Mizede veya satiha denilen büyük tulumların biri baş, ikisi ayak tarafında olmak üzere, üç ağzı vardır.
Şecb ise kova şeklinde kırbadır. Develer “cübcübe” ile sulanırlar.
Mekke’ye gelenlerin hayvanları için deve derisinden büyük havuzlar (cüf) hazırlanır. Yağmur yağınca suyu bezlere (hirşefe) emdirir, cüfün içine sıkarlar.
Hicaz’da eskiden beri çömlek yapılır, testiler tez kırılmasın diye ziftle sıvanır (müzeffet veya mukayyer).
Su kabağı maşraba gibi kullanılır (kâr ve dübba).
Hazreti Fatıma evlendiğinde baba evinden getirdiği eşyalar arasında bir taş değirmeni vardır. Kesilen sütün suyu nefye ile süzülür. Zeyd bin Eslem kuru yoğurt için Hayber’de kalbur yapar.
Hurma yaprağından sepetler, küfeler örülür ki miktel denilenler on beş sa’ hacme ulaşır. Bunlar hem meyve taşımakta hem de kuyu kazmakta kullanılır.

Editör:SEVDA ALTUNBAS
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn Next Sosyal Next Sosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi | 06 Mayıs, 2020 - 05:32
Haberle İlgili Daha Fazlası
Ramazan Haberleri
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
X ikonu Facebook ikonu LinkedIn ikonu Next Sosyal Google Haberler ikonu
YORUMLAR
Yorum   0 yorum
ÇOK OKUNANLAR
  • 1
    Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü kaza yaptı! 2 ölü, çok sayıda yaralı var
    Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü kaza yaptı!
    Kaydet
  • 2
    AK Parti, talep ve endişeleri dikkate aldı: Korucunun yerine 'kırsal bekçi' geliyor
    Korucunun yerine 'kırsal bekçi' geliyor
    Kaydet
  • 3
    Cezaevinde feci ölüm! Oğlundan ayrılan gelinini öldürmüştü
    Cezaevinde korkunç son! Yaşlı adam gelinini katlet...
    Kaydet
  • 4
    Hesabına gelen 55 milyon lirayı görünce dili tutuldu: Hayaller başlamıştı...
    Hesabına gelen 55 milyon lirayı görünce dili tutul...
    Kaydet
  • 5
    Tır devrildi, milyonluk sıfır araçlar hasar gördü
    Tır devrildi, milyonluk araçlar hasar gördü
    Kaydet
YAZARLAR
  • Salim Köklü
    Salim Köklü Haset eden mesut olamaz, gıpta eden ise kazanır!
    Kaydet
  • Osman Ünlü
    Osman Ünlü Secde âyetleri okunduğu zaman
    Kaydet
  • Abdüllatif Uyan
    Abdüllatif Uyan "Duânızı almaya geldim efendim”
    Kaydet
  • Vehbi Tülek
    Vehbi Tülek Ehl-i sünnet âlimlerine uyana müjdeler olsun
    Kaydet
  • Ragıp Karadayı
    Ragıp Karadayı Gönülden kopan sıcak bir söz, bin zemheriyi ısıtmaya yeter!..
    Kaydet
Bize Haber Verin

Editör masasıyla bilgi ve materyal paylaşmak için tıklayın

GÖZDEN KAÇMASIN
  • Lübnan, Rumlar'ı yanına alıp Türkiye ve KKTC’nin haklarını yok saydı
    Lübnan, Rumlar'ı yanına alıp Türkiye ve KKTC’nin haklarını yok saydı
    Kaydet
  • Ukrayna'dan Rusya'ya geniş çaplı saldırı
    Ukrayna'dan Rusya'ya geniş çaplı saldırı
    Kaydet
  • Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü kaza yaptı!
    Afyonkarahisar'da yolcu otobüsü kaza yaptı!
    Kaydet
  • Hem çalışıp hem de emekli maaşı alma dönemi sona eriyor!
    Hem çalışıp hem de emekli maaşı alma dönemi sona eriyor!
    Kaydet
  • Dünyanın en yaşanılabilir 20 şehri açıklandı: Türkiye'den bir şehir listede
    Dünyanın en yaşanılabilir 20 şehri açıklandı: Türkiye'den bir şehir listede
    Kaydet
ÖNE ÇIKANLAR
Asya'da sel felaketi dinmiyor! 442 kişi öldü, 1 milyondan fazla kişi etkilendi
Asya'da felaket dinmiyor! 442 kişi hayatını kaybetti
Kaydet
Çayeli Kaymakamı Sertaç Kırçuval'ın eşi silahla yaralandı
Çayeli Kaymakamının eşi silahla yaralandı
Kaydet
7 işçiye mezar olmuştu! Parfüm fabrikasının sahibi kalp krizinden öldü
7 işçiye mezar olmuştu! Sahibi kalp krizinden öldü
Kaydet
SONRAKİ HABER
Türkiye Gazetesi
Google Haberler E-GAZETE ABONE OL GİRİŞ
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Haber
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok Next Sosyal
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Let me Know
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
© 2025 İhlas Medya Grubu. Tüm Hakları Saklıdır
Son Dakika Site Haritası RSS KVKK Aydınlatma Metni Gizlilik Politikası Çerez Politikası