Ziyneti Kocabıyık

Şeker hastalığı, yiyip içtiğimize bağlı olarak       pankreastan salgılanan insülin hormonunun şekeri hücrelere sokamaması sonucu oluşur. Eğer diyabetli adayı iseniz bu sistem bozulmaya başlamıştır; şeker hastası olanlarda da çok az işler ya da hiç işlemez. Bu sebeple gün içinde şekeri seviyesini dengede tutması gereken diyabet hastaları için uzun dönem açlık ve susuzluk gerektiren ramazan ayı bazen sağlık problemleri ile geçebilir. 
Son yıllarda yapılan birçok çalışma oruç gibi aralıklı beslenme şeklinin insülin direncini üzerinde olumlu etkiler yaptığını ortaya koyuyor. Diyabet hastalarının oruç tutarken mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini söyleyen Memorial Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Doç. Dr. Ferit Kerim Küçükler, “Oruç da bir aralıklı beslenme biçimidir. Çalışmalar aralıklı beslenmenin insülin direncini, yağ dokusunu, karaciğer yağlanmasını, vücuttaki iltihabı azalttığını, kanserin ilerlemesini yavaşlattığını ve bağırsak içyapısında olumlu değişiklikler yaptığını gösteriyor” dedi. Doç. Dr. Küçükler, diyabet sağlıklı bir ramazan geçirebilmek için diyabet hastalarının nasıl beslenmesi gerektiğini anlattı. 

MUTLAKA DOKTORA DANIŞIN!
 Oruç tutma kararı verilirken genellemelerden uzak durulması ve her diyabet hastasının kişisel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Küçükler “Ramazan ayı boyunca günde 16-18 saatlik açlık ve susuzluk diyabet hastalarında önemli sağlık problemlerine yol açabilir. Diyabet hastalarının oruç tutup tutmayacağına karar verilirken genelleme yapmadan, diyabetlinin genel sağlık durumuna göre karar alınması gerekir. Bu yüzden diyabet hastaları oruç tutma kararını almadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır” dedi. Doç. Dr. Küçükler, bununla birlikte insülin bazı diyabetliler, insülin kullanmayan fakat kan şekeri kontrol altında olmayan diyabet hastaları ve gebelik diyabeti olanların oruç tutmasının riskli sağlık açısından riskli olabileceğini belirtti.

İFTARDA SAHURDA ÇOK YEMEYİN 
Ramazan ayı boyunca günlük kalori ve karbonhidrat tüketimi düşerken yağ tüketiminin arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Küçükler “Sağlıklı kişilerde günlük kalorinin yüzde 65’i iftarda alınmaktadır. Bu hatalı davranış yerine günlük kalori alımı iftar ve sahur arasındaki döneme yayılmalıdır. İftarda çorba gibi sıvı gıdalar ve hafif kahvaltılıklar yendikten sonra ana öğüne geçilmeli, öğünlerde aşırı kalori alımından kaçınılmalıdır. Gerekirse iftar ve sahur arasına düşük kalorili bir ara öğün ilave edilmelidir” diye konuştu. 

SAKIN SAHURU ATLAMAYIN!

Ramazan ayı boyunca hem tip 1 hem tip 2 diyabetlilerde hipoglisemi yani kan şekeri düşüklüğünün daha fazla yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Ferit Kerim Küçükler “Genel olarak günlük besin ihtiyacımızın  yüzde 55-60’ı karbonhidratlardan, yüzde 30’u yağlardan, yüzde 10-20’si proteinlerden karşılanmalıdır. Diyabetik hastalarda kan şekerinde saat 15.00 sularında düşme, saat 21.00 - 08.00 arasında ise artış olduğu görülmektedir. Sahur öğününün atlanması diyabetlilerde kan şekeri düşüklüğü yaşanmasına sebep olabilir. Özellikle yaz aylarında yeterli sıvı alımı çok önemlidir. Orta ve ağır egzersizlerden gün sonu saatlerde ve yaz aylarında kaçınmak gereklidir” dedi.