ZİYNETİ KOCABIYIK

Koronavirüs  pandemisiyle birlikte başka hastalıklarla ilgili ameliyatların ertelenmesi, organ nakillerini de etkiledi. Tıp dergisi Lancet’ta yayımlanan bir araştırmaya göre şubat sonundan nisan sonuna kadar ABD’de kadavra donörden organ nakli, yüzde 50 oranında azaldı. Bu oran Fransa’da yüzde 90’ı buldu. Türkiye’de ise en çok yapılan organ nakillerinden böbrek nakli geçtiğimiz yıl 3.862 iken bu senenin ilk dört ayında 786, karaciğer nakli ise geçtiğimiz yıl 1.776 iken şu ana kadar 466 olarak gerçekleşti. Türkiye’de nisan ayında sadece 28 böbrek nakli ve 60 karaciğer nakli yapıldı.
ABD’de canlı donörlerden yapılan organ nakilleri de azaldı. Ülkede organ nakli sistemini yürüten Birleşik Organ Paylaşımı Ağı (UNOS) verilerine göre mart ayının ikinci haftasında canlı vericilerden 151 nakil ameliyatı yapıldı. Nisan ayının ikinci haftası ise ameliyat sayısı 16’ya düştü.
Ciddi anlamda düşüş kaydedilen ameliyatların başında böbrek nakilleri geldi. Araştırmada canlı vericili ameliyatların başka bir tarihte yapılabileceği ancak kadavra donörlerden alınamayan organların büyük bir kayıp olduğuna dikkat çekildi.  
Dünyanın dört bir yanında birçok hastane, yeni tip koronavirüs  hastalarıyla dolup taştığı için diğer birçok tıbbi tedavi ve bakım, ertelenmiş durumda. Nakil ameliyatları ise çoğunlukla tercihe bağlı ameliyatlar olmaması sebebiyle en zor seçimlerden biri. Hastalar ameliyat olsalar dahi, vücutlarının nakil organı reddetmemesi için bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaç kullanmak mecburiyetinde. Bu ilaçlar da nakil hastalarını koronavirüs dâhil her türlü viral ya da bakteriyel enfeksiyona açık hâle getiriyor.
Koronavirüsün yaygın olduğu yerlerde organ bağışçıları da salgın riskinden dolayı hastaneye gitmeye çekiniyor. Kadavra bağışında ise trafik kazasında bile olsa hayatını kaybeden kişilerin Covid-19 hastası olup olmadığının, ilk dönemde test sayısının azlığı sebebiyle tespit edilememesi, bu düşüşün iki önemli sebebi olarak gösteriliyor.

ENFEKSİYON RİSKİ ÇOK YÜKSEK
Ondokuz Mayıs Üniversitesi  Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yarkın Kâmil Yakupoğlu:
Bütün mecburi olmayan ameliyatlarda olduğu gibi mecburi olmayan organ nakilleri de askıya alındı. Bunun istisnası acil nakiller oldu. Kadavra nakillerde ise belli şartlar gözetilerek, donörün tomografisi çekilip, iki defa PRC testi yapıldıktan sonra Covid-19 olmadığı gösterilmesi durumunda nakil söz konusu oldu. Bu durumda bu organlar kullanılabiliyor ancak hastalara aydınlatılmış onam alınıyor. Her ne kadar donör negatif olsa da alıcı için artmış bir risk söz konusu. Bu hastaların immün sistemleri baskılanmış olduğu için Covid-19 enfeksiyonuna yakalanacak olurlarsa ölüm riskleri çok yüksek.

KADAVRA BAĞIŞI DURMA NOKTASINDA
İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan:
Pandemi döneminde sadece hayati risk taşıyan hastalara nakil yapıldı. Canlı nakillerde hem hastanın hem de vericinin güvenliğini sağlayabildiğimiz naklileri yaptık. Bu dönemde bütün Türkiye’de yapılan nakil sayıları neredeyse “onlu rakamlara” düştü. Canlı nakiller azaldı. Bununla birlikte kadavra bağışı da yok denecek kadar azaldı. Kadavra bağışı zaten çok zor ilerlediğimiz bir konuydu. Normal zamanda kadavra çıkmıyordu. Bu kazanımları da kaybetmiş olmak çok üzücü. Hayat normale dönerken organ nakillerini de geçtiğimiz hafta içinde sınırlı olarak yapmaya başladık.