10 kişiden 9’una bulaşıyor! Kızamık Avrupa’yı sarstı, Türkiye’de son durum ne?
Avrupa’da kızamık vakalarındaki artış sonrasında gözler Türkiye’ye çevrildi. Her 10 kişiden 9’una bulaşma riski olan kızamık vakalarının Türkiye’de normal sayıda ilerlediğini belirten uzman isim, aşılama oranının yüzde 90 olduğunu belirtti. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner “Şu an kızamık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok” dedi.
- İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner, İstanbul'da kızamık şüpheli vakaların aşısız çocuklarda görüldüğünü ancak şu an bir risk bulunmadığını belirtti.
- Güner, Türkiye'nin aşılama oranlarının %90'ın üzerinde olduğunu ve bu sayede bulaşıcı hastalıklara karşı korunduğunu ifade etti.
- Avrupa'da birinci basamak sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle aşılamada sorunlar yaşandığını ve bu durumun 4-5 senede bir salgınlara yol açabileceğini söyledi.
- TÜSEB Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğunu ve 10 kişiden 9'una bulaşabileceğini belirtti.
- Prof. Dr. Kara, ABD'de bu yıl vaka sayısının 5 bini aştığını ve can kayıpları yaşandığını, Amerika ve Avrupa'da vaka sayısının çok yüksek olduğunu dile getirdi.
- Kızamığın temel belirtileri arasında yüksek ateş, kuru öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık, Koplik lekeleri ve döküntü yer alıyor.
Son yıllarda dünya genelinde yeniden yükselişe geçen kızamık vakaları, ebeveynler arasında endişeleri artırdı. Vakaların Türkiye’de ne durumda olduğu merak konusu olurken, İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner İstanbul’daki son duruma ilişkin bilgi verdi.
"VAKA BAZEN OLUYOR"
Güner “Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, hepsi aşısız çocuklar. Problemimiz yok, takipteyiz. Şu an kızamık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok" dedi.
“ŞU AN KIZAMIK RİSKİMİZ YOK”
Birçok ülkede yüksek ateş, döküntü ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren kızamıkla ilgili hareketlilik yaşandığı ifade eden Dr. Güner, şöyle konuştu;
Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Şu an kızamık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı. Avrupa kızamıktan kavrulurken, bulaşıcı hastalıklarla ilgili problemler olurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşıyı birebir takip etmemiz gerekiyor.
“AVRUPA 5 SENEDE SALGINLA KARŞILAŞABİLİR”
Avrupa’nın birinci basamak sağlık hizmetini oturtamadığı için aşılamayla ilgili problemleri olduğunu belirten Dr. Güner “Bu sistematik eğer devam ederse her 4-5 senede bir salgınla, vaka artışıyla Avrupa karşılaşacak. Biz eğer aşılamamızı yüksek tutmazsak çocuklarımızı aşıya götürmezsek sağda solda duyduğumuz haberlerle aşıyla ilgili kararsızlık yaşayacaksak bizim de Avrupalıdan bir farkımız yok” diyerek uyardı.
Öte yandan kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara ise bir kişinin hastalığının 12 ile 18 kişiye bulaştırabildiğini söyledi.
“10 KİŞİDEN 9’UNA BULAŞABİLİR”
Her 10 kişiden 9’una bulaşabilme riski bulunan kızamık için uyaran Dr. Kara “Bu yıl ABD'deki vaka sayısı 5 binin üzerine çıktı ve ne yazık ki can kayıpları yaşandı. Amerika ve Avrupa'da kızamık vaka sayısı çok yüksek. Türkiye'de de tek tük vakaları görebiliyoruz. Türkiye, geliş gidişlerin olduğu bir ülke ve kızamık çok kolay bulaşabilen bir virüs. 100 kişilik grubun içerisinde 95-96'sı aşılı değilse oraya kızamık giriyor” diyerek uyardı.
"BİZİM AVANTAJIMIZ AŞI"
Dr. Kara "Bizim ülkemizde şimdilik öyle bir durumumuz yok. Türkiye, kızamık aşısı eksik olan vatandaşını telefonla arıyor. Sağlık çalışanlarımız ulaşıyor ve aşısını hatırlatıyor. Lütfen, bu bir fırsat. Bugün bizim dezavantajımız, Avrupa'da, çevremizde, Amerika'da kızamık vakaları olduğu için Türkiye'ye de geliyor. Tek tük de olsa biz Türkiye'de de vakaları görüyoruz. O bakımdan aşımız eksikse hiç tereddüt yaşamayalım, aşı olalım" dedi.
Kızamığın temel belirtileri;
| Belirti | Açıklama |
|---|---|
| Yüksek Ateş | 39-41 dereceye kadar çıkabilen ateş, genellikle hastalığın ilk ve en belirgin semptomudur. |
| Kuru Öksürük ve Burun Akıntısı | Üst solunum yolu enfeksiyonu benzeri şikayetler başlar. |
| Gözlerde Kızarıklık ve Işık Hassasiyeti | Gözlerde sulanma, iltihaplanma ve ışığa karşı duyarlılık (konjonktivit) sık görülür. |
| Koplik Lekeleri | Ağız içinde, yanakların iç kısmında ve diş etlerinde gri-beyaz renkli küçük lekeler oluşur. |
| Döküntü | Genellikle 3-5. günlerde kulak arkasından başlayan, yüze ve boyna yayılan, daha sonra kol ve bacaklara inen kırmızı, yama tarzı lekelerdir. |
| Halsizlik ve Boğaz Ağrısı | Genel vücut yorgunluğu ve yutkunma güçlüğü. |
