KAAN ZENGİNLİ

İklim değişikliği ve küresel ısınma bütün dünyayı tehdit ediyor. Sıcaklıkların artması ve yağış rejimlerinin değişmesi mevsimsel dengelerin kaybolmasına sebep oluyor. Yapılan araştırmalara göre önümüzdeki yıllarda insanları daha zor günler bekliyor. Mevsim hareketlerinde yaşanan değişiklik yalnızca yağış ile sıcaklığı değil, aynı zamanda temiz su kaynaklarına ulaşamamayı ve kuraklığı da tetikliyor. Uzmanlar Türkiye’yi şiddetli vuran lodosun da, küresel ısınmanın sonuçlarından kaynaklandığını söylüyor. Yakın zamanda sıcaklıkların daha da artacağı vurgusu yapan uzmanlar, sel, fırtına ve şiddetli yağış gibi olayların sık sık görülebileceğini söyledi.

EN YOĞUN YAŞANACAK BÖLGE AKDENİZ
Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır, gazetemizde verdiği demeçte, yaşanan krizin bütün dünyayı etkilediğini belirterek “Türkiye’de bunun en yoğun yaşanacağı bölge olarak Akdeniz’i gösterebiliriz. Önümüzdeki yıllarda sıcaklıkların artacağı, buna bağlı yağış rejimlerinin değişeceği, kuralık ve su kaynaklarında azalma görüleceği aşikâr. Bu yaşananlar bitki dokusunu etkilerken gıdaya ve temiz su kaynaklarına ulaşımı da engelliyor. Bunun sorumlusu tabii ki insanoğlu” dedi.
 Artan nüfus, enerji tüketimi, sanayileşme ve büyüme talebinin çevreye daha fazla zarar verilmesine sebep olduğunu söyleyen Çukurçayır “Hükûmetler aldıkları kararlar veya imzaladıkları anlaşmalar ile bu krizin bir nebze önüne geçmeye çalışıyor. Türkiye de bu konuda bazı adımlar attı. Yapılan işlerin doğru olduğuna inanıyoruz ancak sürdürülebilir büyüme ve çevresel faktörlerin aynı anda işlenmesi pek kolay değil. Bunun için gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere destek vermesi gerekli” diye konuştu.

RO-RO GEMİSİ ALABORA OLDU
Fırtına sebebiyle iki gün boyunca deniz seferleri yapılamadı. İstanbul Boğazı’nda ise Ro-Ro gemisi alabora oldu. Maltepe’ye bağı Yalı Mahallesi’ndeki Millî Müdafaa İskelesi’nde bağlı bulunan “Ayiş 1” adlı 64 metre uzunluğundaki gemi, halatların kopması sonucu suya gömüldü. Polis iskele çevresine güvenlik şeridi çekti. Ayrıca birçok balıkçı teknesini de dalgalar yuttu. Bursa Gemlik’te rüzgârın hızı saatte 90 kilometreye ulaştı, dalgaların boyu beş metreyi aştı. Taşan deniz suları sahil kıyısında bulunan evleri ve iş yerlerini sular altında bıraktı. Onlarca tekne kıyıya vurdu, balıkçılar gözyaşlarına boğuldu.

KIZINI KORUMAK İÇİN KENDİNİ FEDA ETTİ
İstanbul İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Gökhan Yılmaz, fırtınanın megakentteki bilançosunu açıkladı. Yılmaz “İstanbul’da lodos sebebiyle dört kişi hayatını kaybetti, 46 kişi yaralandı. 528 çatı uçması, 839 ağaç devrilmesi, 12 istinat duvarı ve yol çökmesi yaşandı” dedi. Buna ek olarak, Zonguldak’ta çalışan işçi Serkan Duran (21), inşaatta rüzgâr yüzünden yıkılan duvarın altında kalıp can verdi. Kocaeli’de de iki kişi öldü. İstanbul’da hayatını kaybedenler arasında olan Elif Şanver’in, 2,5 yaşındaki kızı Zeynep ile birlikte annesine gittiği, bu sırada üzerlerine cam balkon düştüğü öğrenildi. Annenin, kızını, kendini siper ederek kurtardığı belirtildi. Genç kadın Esenyurt’ta defnedilirken kayınpederi İbrahim Şanver “Gelinim, evladını kurtardı kendi öldü. Torunumun sağlık durumu iyi... Annesinden bize hatıra kaldı” dedi. Bu arada, Esenyurt’ta düşen çatının altında kalan Tacikistan uyruklu Malokhat Rakhimova ile iki çocuk babası Alaattin Çavdar (48) hayatını kaybetti, iki kişi de ağır yaralandı. 

ÇATIDAN KOPAN PARÇA ŞAH DAMARINI KESTİ
İstanbul Sultangazi’ye bağlı Malkoçoğlu Mahallesi, 308 Sokak’ta oturan 72 yaşındaki Huriye Pulur, lodos sebebiyle hasar gören binasının çatısını onarmaya çıktı. Bu esnada, çevredeki başka bir binanın çatısı uçtu. Kopan parçalar Pulur’a isabet etti. Yaşlı kadın kanlar içinde kalırken yakınları sağlık ekiplerini çağırdı. Hastaneye kaldırılan Pulur, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı. Merhume memleketi Amasya Taşova’ya defnedilecek. Olayla ilgili Malkoçoğlu Mahallesi Muhtarı Ali Erzen “Çatıdan kopan parçalar, teyzemizin tam şah damarına isabet etti. Maalesef kurtarılamadı” dedi.

LODOS, ÇATI TAMİRİ TALEPLERİNİ UÇURDU
Lodos sebebiyle birçok binanın çatısı uçtu, çanak antenler koptu, dairelerin pencereleri kırıldı. Bu durum sonrası pencere kapı, çanak anten tamiri ve camcılara gün doğdu. Tamirci, temizlikçi gibi online hizmetler veren Armut.com’un verileri de bu talebi doğruladı. Fırtına sebebiyle bir haftada çatı tamiri ve aktarma hizmetleri yüzde 281 arttı. Cam, pencere, pimapen onarma talepleri ise yüzde 163 yükseldi. Çanak anten ayarlama hizmetlerinin ise 2,5 katına çıkması dikkat çekti. Hizmet artışı İstanbul’da yüzde 210, Tekirdağ’da yüzde 125, Bursa’da da yüzde 116 olarak kayıtlara geçti.

MOTOKURYELER YASAK DİNLEMEDİ
İstanbul’da dün elverişsiz hava şartları sebebiyle eğitime bir gün ara verildi. Ayrıca İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, saat 18.00’e kadar motosiklet ve elektrikli scooter araçlarının trafiğe çıkmalarına izin verilmeyeceğini duyurdu. Bu kapsamda, trafik polisi denetimler gerçekleştirdi. Birçok kuryenin canı pahasına yollarda olduğu görüldü. Ekipler, yakalayabildiklerine ceza kesti. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçtikleri için para cezası alan 15 sürücünün motosikletleri bağlanarak otoparka çekildi. Motosikletini kaptıran Mustafa Açıkgöz “Her şeyi takip etmek zorunda değiliz. İşimiz gücümüz var” dedi. Bazı kuryeler ise çalışmaya patronlarının zorladığını söyledi.

TÜRKİYE EN RİSKLİ ÜLKELER ARASINDA
TBMM Küresel İklim Değişiklinin Nedenlerini ve Alınacak Önlemleri Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapora göre önümüzdeki 100 yılda Türkiye’de ortalama sıcaklıklar 6 derece artabilir. Mevsimsel yağışlarda da azalış yaşanabilir. Azalışlar ilkbaharda yüzde 20-50 aralığında, yaz mevsimlerinde ise yüzde 60’larda olabilir. Yağışların azalmasına rağmen, şiddetli ve aniden yağacağına da değinilen raporda “İklim değişikliği ile sellere sebep olan şiddetli yağışlar artacak. Buna göre Ankara’da 2021-2099 döneminde yağışlı gün sayısı 6 ile 10 gün arasında olabilir. İstanbul’da ise aynı dönemde çok şiddetli yağışlı gün sayısı 18-25 gün aralığında artabilir ve günlük maksimum yağış miktarı 94-125 milimetre aralığında gerçekleşebilir” tahmininde bulunuldu. Ayrıca raporda, Türkiye’nin dünya üzerinde kuraklığın sürekli tehdit oluşturduğu ‘yarı kurak’ iklim kuşağında yer aldığı kaydedildi. 2021-2098 dönemi projeksiyonlarına göre “kuraklık şiddet yüzdeliklerinin bir üst kuraklık sınıfına doğru kayma eğilimi göstereceği” ve bunun bazı bölgelerde daha fazla hissedileceği vurgulandı. Türkiye’nin, küresel ısınmanın etkileri açısından, risk grubu ülkeler arasında yer aldığı, gelecekte özellikle Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinin iklim değişikliğinden daha çok etkilenebileceği belirtildi. Alınacak tedbirler ile kuraklığın önüne geçilebileceği vurgulandı.