YILMAZ BİLGEN

Rusya'nın, 18 Mart 2014 tarihinde Kırım’ı işgalinin üzerinden yedi yıl geçti. İşgalin yıl dönümünde gazetemize açıklamada bulunan Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Rusya’nın Sivastopol’u nükleer silah üssüne dönüştürdüğünü söyledi. Çubarov, Kırım Yarımadası’nın Rusya tarafından askerî garnizona dönüştürüldüğünü ve Kırım’da yaşayan Müslüman Türklere yönelik baskının her geçen gün arttığını belirtti.
Rusya'nın başta Libya ve Suriye olmak üzere bütün dış operasyonlarında Sivastopol’u ana lojistik ve ikmal merkezi olarak kullandığını söyleyen Çubarov, “Bütün asker, silah ve cephane sevkiyatları Sivastopol’dan gerçekleştiriliyor. Bu sebeple de bölgeye olağanüstü füzeler yerleştirdi. Rus hava unsurları da bölgeye hava kalkanı kurmuş durumda. Yine Rusya’nın en gelişmiş radar sistemleri de Sivastopol’a kuruldu” dedi. Çubarov, Kırım’a nükleer silahlar yanında Rus hava, deniz ve kara füzeleri ile birlikte asker sevkiyatının da devam ettiğini anlattı.

500 BİN RUS GETİRİLDİ
Rusya'nın 2014-2021 tarihleri arasında Kırım’a 500 bin Rus getirdiğini söyleyen Refat Çubarov, “Bu durum Cenevre Sözleşmesi’ne göre açık bir suç. Üstelik Kırım’a taşınan Ruslara, Kırım’da mallarına el koyulan Müslüman Türklerin arazi, ev ve iş yerleri veriliyor. Bu durum öyle bir noktaya vardı ki artık Kırım’da yaşayan Ruslar bile yapılan haksızlığa isyan ediyor” diye konuştu.

YENİ SÜRGÜN PLANI
Çubarov şöyle devam etti: Tatarlar bu toprakların asli sahibidir ve 1780’lerde bu toprakların yüzde 95’i bize aitti. Rus Çarlığı, SSCB ve Rusya Federasyonunun sistematik soykırım ve sürgünleri sebebiyle bu toprakların yüzde 70’i elimizden alındı, gasbedildi. Bugün ise Kırım’da yaşayan Müslüman Türkler işgal unsurları tarafından terörist olarak görülüyor ve hedef hâline getiriliyor. Düzmece senaryolarla yargılanıp mahkûm ediyorlar. Onlarca kardeşimiz hapishanelere atıldı. Camilerimiz, müftülüklerimiz Rus kontrolünde. Okullarımızda çocuklarımız kendi dillerinde eğitim göremiyor. Tatarlar kendi dillerini konuşamıyor. Uluslararası hukuka aykırı olduğu hâlde gençlerimize zorla kendi ülkelerini işgal eden orduda askerlik yaptırılıyor. İşgalciler, Rusçayı mecburi dil hâline getirdi. Yeni sürgün ve soykırım planları yapılıyor ve bunun zemini oluşturuluyor. Kırım’dan 2014-2021 döneminde göç etmek zorunda kalan Tatarların sayısı da 30 bini buldu” dedi.

EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ TÜRKİYE
Ruslar için Türkiye’nin tavrı, tepkisinin çok büyük önem taşıdığını belirten Çubarov, "Attıkları her adımda Ankara’nın ne dediğine bakarlar. Türkiye’nin Kırım politikası, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü vurgusu ve işgal karşıtı açıklamaları Kremlin’i fazlası ile rahatsız ediyor ve onlar için ABD ya da Avrupa’nın ne dediğinden bile çok daha büyük önem taşıyor. Şayet 2014 ve sonrasında Türkiye olmasa bugün bizim için durum çok daha vahim olurdu. Kırım Tatarları için en büyük güvence Türkiye’nin yanımızda olmasıdır” dedi.