Çelik Kubbe’de son durum! Bakan Kacır duyurdu: "Caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin hava sahasını sarsılmaz bir kale haline getiren "Çelik Kubbe" projesinde tüm sistemlerin operasyonel hale geldiğini duyurdu.
- Savaşlarda en çok konuşulan unsurlardan birinin kamikaze insansız hava araçları olduğuna işaret eden Kacır, bunların çok hızlı üretilebilen, çok adetli kullanılabilen, sürü halinde görev yapan otonom sistemler olduğunu söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin hava savunma ağının temelini oluşturan "Çelik Kubbe" projesinde gelinen son noktayı paylaştı.
Envantere alınan sistemlerin tamamının aktif olduğunu duyuran Kacır, milli füze Tayfun'un seri üretiminin sürdüğünü ve hava-hava füzelerinde 100 kilometre menzile yaklaşıldığını açıkladı:
"Tehditlere karşı Türkiye'nin güçlü unsurları var. Teslim edilen, envantere alınan hava savunma sistemlerimizin tamamı aktif. Biz sayyı artırmak istiyoruz. Türkiye büyük bir coğrafya. Dolayısıyla çok daha hızlı şekilde üretim ve teslimatları silahlı kuvvetlerimize tamamlayacağız. Bütün bu sistemlerin envanterimizdeki hacmi, ölçeği, sayısı inşallah çok ileri bir seviyeye gelmiş olacak.
2 BİN KİLOMETRE MENZİL HEDEFİ
Savunma olmazsa olmaz ama taarruz kabiliyetinin mutlaka bulunması lazım. Türkiye olarak balistik füzeler konusunda milli ürünlerimiz var. En ileri ürünümüz şu anda Tayfun hipersonik balistik füzemiz. Türkiye'nin 2 bin kilometre menzilli bir füze programı var. Burada da ileri bir düzeye geldik. Tayfun'un halihazırda seri üretimi yapılıyor. Bunun yanında seyir füzeleri farklı bir unsur olarak harp sahasında çok önemli. Çünkü yere ya da denize daha yakın hareket eden ve dolanarak hedefe yönelen füzeler, seyir füzeleri."
YENİ RADAR VE FÜZE SİSTEMLERİ YOLDA
Savunma sanayisinde ürün geliştirme hızının yüksek olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti "Önümüzdeki dönemde hem insansız sistemlerde hem füze sistemlerinde hem radar sistemlerinde mevcut kabiliyetlerimizi derinleştirmeyi, aynı zamanda seri üretimi daha ileri seviyeye taşımayı amaçlıyoruz" dedi.
HAVA-HAVA FÜZELERİNDE 100 KİLOMETRE MENZİLE RAMAK KALDI
Hava unsurlarının korunması amacıyla geliştirilen füzelerdeki son aşamayı da müjdeleyen Bakan Kacır, "Hava-hava füzelerinde 100 kilometreye yaklaştık ama daha ileriye çok hızlı geleceğiz" şeklinde konuştu.
"DÜNYADA BİR İLK"
TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan ve Bozdoğan füzelerine değinen Bakan Kacır, Türkiye'nin başarısını şöyle anlattı:
"Türkiye bir silahlı insansız hava aracından hava-hava füzesi kullanabilen ilk ülke oldu. Bayraktar Akıncı, MURAD AESA radarı ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan füzesi Türkiye'yi dünyada bir ilki başarma düzeyine taşıdı. Şimdi hava-hava füzelerinde 100 kilometreye yaklaştık ama daha ileriye çok hızlı geleceğiz."
DÜNYADA İHA PAZARININ YÜZDE 65'İ TÜRKİYE'NİN ELİNDE
Bakan Kacır, ülkelerin birbirlerine uzaktan saldırı düzenleyebildikleri savaşlar yaşandığına dikkati çekerek, "Türkiye insansız sistemler konusunda şu an dünyada en ileri tecrübeye sahip ülke. Çünkü insansız havacılığa Türkiye terörle mücadelede öncelik verdi.
Baykar gibi, TUSAŞ ve ASELSAN gibi şirketlerimiz şimdi artık farklı ürünler de geliştiriyor. Farklı roller üstlenen girişimler adım adım Türkiye'yi bu alanda dünya liderliğine taşıdı. Bugün dünyada insansız hava aracı pazarının, askeri insansız hava aracı pazarının yüzde 65'i Türkiye'nin elinde. Bunun da çok büyük bir kısmı Baykar'ın geliştirdiği, ürettiği insansız hava araçları." diye konuştu.
"AMBARGOLARLA BAŞ EDEREK BU NOKTAYA GELDİK"
Savunma sanayisindeki kabiliyetlerin dünyada sayılı ülkede bulunduğuna işaret eden Bakan Kacır, Türkiye'nin yolculuğuna dair şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye bunu başarabildi, gerçekleştirdi dediğimiz işlerin önemli bir kısmı dünyada ancak 3-5 ülkenin, en fazla 10 ülkenin yapabildiği işlerdir. Türkiye'nin buradaki kendine has yolculuğu şu, pek çok ülke bu sistemleri, bu platformlara benzer platformları çoğunlukla ortaklaşa geliştiriyor. Arzu ederiz ki müttefiklerimizle biz bunları daha güçlü şekilde yapabilelim ama hakikat ne diye sorarsanız, Türkiye bütün bu imkan ve kabiliyetleri büyük ölçüde tümüyle çekirdek teknolojilerinden itibaren kendi geliştirerek, üreterek bu noktalara geldi. Hatta gizli, açık engellemelerle, ambargolarla baş ederek, onların üstesinden gelerek Türkiye bu başarı hikayesini ortaya çıkardı."
DÜNYANIN OPERASYONEL TECRÜBE ANLAMINDA ÖNCÜ ÜLKESİ
Türkiye'nin teknolojik liderliğine vurgu yapan Kacır, "Bugün Türkiye en yenilikçi teknolojilerde, paradigma değiştiren teknolojilerde liderlik elde eden bir ülke haline geldi. Dron teknolojisinde, insansız sistemlerde, insansız hava aracı sistemlerinde, elektronik harp sistemlerinde ülkemiz özellikle operasyonel tecrübe anlamında da dünyanın en başarılı öncü ülkesi haline geldi" yorumunda bulundu.
"MURAD RADARI ETKİN OLARAK KULLANILIYOR"
Milli imkanlarla geliştirilen radar ve füze sistemlerinin önemine değinen Kacır, şu bilgileri verdi:
"Uçaklarda kullanacağınız radar sistemleri önemli ama bunun yanında hava-hava füzeleri de geliştirmiş olmanız lazım. Onu da yaptık. Malumunuz burada ASELSAN'ın MURAD AESA radarı menzili çok ileri düzeyde olan ve çok hassas çalışabilen bir radar sistemi. MURAD radarı şu an etkin olarak kullanılabiliyor."
"CAYDIRICILIĞIMIZI EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARIYORUZ"
Savunma sanayisindeki adımların temel amacının caydırıcılık olduğunu belirten Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"Biz yurdumuzda, dünyada barış istiyoruz. Biliyoruz ki hiç kimsenin bizim toprağımızda gözü olmaması için caydırıcı kuvvetimizi de en üst düzeye taşımak durumundayız. Allah'ın izniyle kimse Türk milletine zarar vermeye cesaret edemez. Türk milletinin tek bir ferdine, Türkiye'nin tek bir çakıl taşına dahi zarar vermemesi için hem diplomatik alanda yapılması gerekenleri yapıyor hem de bir yandan savunma sanayisi adımlarıyla caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz."
