İran’daki protestolarla gündeme gelen Türk hanedanı: Kaçarlar nereye gitti?
İran’da son yıllarda artan protestolarla birlikte ülkenin geçmiş yönetimleri yeniden gündeme geldi.
Sokak gösterilerinde Pehlevi hanedanına ait semboller öne çıkarken, İran’ı ondan önce yöneten son Türk hanedanı Kaçarlar da yeniden merak konusu oldu.
Kaçar Hanedanı, 1794 ile 1925 yılları arasında İran’da iktidarda kaldı. Oğuz Türklerine mensup olan Kaçarlar, İran’ı yöneten son Türk kökenli hanedan olarak tarihe geçti. Bugünkü İran sınırlarının büyük bölümü ve Tahran’ın başkent olması Kaçarlar döneminde şekillendi.
Tarihsel kaynaklara göre Kaçarlar, Kırşehir ve Yozgat çevresinde yaşayan Türkmen boyları arasından çıktı. Osmanlı-Safevi mücadelesi sırasında İran’a göç eden Kaçarlar, zamanla askeri ve idari güç kazandı. Ağa Muhammed Han Kaçar, 1796’da tahta çıkarak hanedanın iktidarını başlattı.
İran toprakları yaklaşık bin yıl boyunca Türk kökenli hanedanlar tarafından yönetildi. Gazneliler, Büyük Selçuklular, Harezmşahlar, İlhanlılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Safeviler, Afşarlar ve son olarak Kaçarlar bu sürecin halkalarını oluşturdu. Kaçarlar, bu uzun Türk yönetim zincirinin son temsilcisi oldu.
Kaçar Hanedanı’nın son şahı Ahmed Şah Kaçar, 1925’te Rıza Han’ın öncülüğünde gerçekleştirilen darbeyle tahttan indirildi. Ahmed Şah Fransa’ya gitti ve 1930 yılında Paris’te hayatını kaybetti. Bu gelişmeyle birlikte İran’daki Türk hanedanlığı dönemi sona erdi.
Kaçarları deviren Rıza Han, Pehlevi hanedanını kurarak İran’da yeni bir dönem başlattı. Bu süreçte Türk devlet geleneği ve Turan mirası geri plana itildi. Yerine Aryan kimliği temelli yeni bir ideolojik yapı inşa edildi.
Kaçar Hanedanı üyeleri günümüzde İran, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerde yaşamlarını sürdürüyor. Hanedanın yaşayan fertleri siyasetle ilgilenmiyor, monarşi iddiası taşımıyor. Akademisyenlik, sanat ve özel sektör gibi alanlarda hayatlarına devam ediyorlar.
Bugün İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ailesinin Azerbaycan Türkü kökenli olması ve bazı üst düzey isimlerin Türk kimliğini açıkça dile getirmesi, ülkedeki Türk varlığının güncelliğini koruduğunun da bir göstergesi olarak tarih sayfalarında yer alacak.
İran tarihi, Pers kimliği kadar Türk hanedanlarıyla da şekillenmiş bir geçmişe dayanıyor.
İran’ı yöneten Türk hanedanları Farsileşmedi, saray ve devlet geleneğinde Türk kimliği korunarak sürdürüldü. Türk hükümdarlar kendilerini “sâlâr-ı Türk”, “pâdişâh-ı Türk”, “sultân-ı Türk” ve “hâkân-ı Türk” unvanlarıyla anıldı.
1941–42 yıllarında İran Türkleri büyük katliamlara maruz kaldı. Bu süreçte İran ve Rus yönetimleri açısından Şiî kimliğin bir karşılığı kalmadı; Türkler yalnızca ayrılıkçı unsur olarak görüldü. Yaklaşık bin yıl boyunca Türk hanedanları tarafından yönetilen İran’da, 1925’te Türklerin siyaset sahnesinden tasfiye edilmesiyle bu dönem sona erdi.
Bugün gelinen noktada İran Türkleri, özellikle Azerbaycan ile ilişkiler başlığında, Tahran yönetiminin hassasiyetle izlediği bir topluluk olarak öne çıkıyor.
