İsrail’de ihtilal sesleri: Eski Genelkurmay başkanları halka seslendi: Netanyahu’yu devirin
Haaretz gazetesinde ortak yazı yayımlayan eski Genelkurmay Başkanları ve Ehud Barak, ülkenin Netanyahu ve ailesinin "özel mülküne" dönüştüğünü iddia ederek halkı seçimlerle yönetimi devralmaya çağırdı.
- Eski Genelkurmay Başkanları Dan Halutz ve Moşe Yaalon, İsrail'in 'devletin kaynaklarını kendi özel mülkü olarak gören bir rejim tarafından ele geçirildiğini' ve ülkenin Netanyahu, eşi Sara ve Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in kişisel malıymış gibi yönetildiğini belirtti.
- Eski Başbakan Ehud Barak, 28 Şubat'ta başlayan İran savaşının 'stratejik ve siyasi bir başarısızlık' olduğunu, savaşın hedeflerinin hiçbirinin gerçekleştirilemediğini savundu.
- Barak, İran savaşında nükleer ve balistik füze tehditlerinin ortadan kaldırılamadığını ve bunun güç dengesi açısından ciddi bir başarısızlık olduğunu ifade etti.
- Ehud Barak, İsrail'in ABD'ye tabi bir devlet haline geldiğini ve bağımsız karar alma mekanizmasını yitirdiğini ileri sürdü.
- Habere göre, 2 Mart'ta başlayan Lübnan saldırıları ve 28 Şubat'taki İran savaşı sonucunda İran savaşında 3 binden fazla, Lübnan'da ise 2.300'e yakın kişi hayatını kaybetti.
İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak ile eski Genelkurmay Başkanları Dan Halutz ve Moşe Yaalon, Haaretz gazetesinde yayımladıkları yazıda Başbakan Binyamin Netanyahu’yu yerden yere vurdu.
"İSRAİL, NETANYAHU TARAFINDAN ELE GEÇİRİLDİ"
Eski Genelkurmay Başkanları Dan Halutz ve aynı zamanda eski Savunma Bakanı olan Moşe Yaalon, Haaretz gazetesinde yayımladıkları ortak makalede, hükümetin halkın gerçeklerinden koptuğunu açıkladı. İkili, ülkenin içinde bulunduğu durumu şu şekilde tarif etti:
"İsrail, devletin kaynaklarını kendi özel mülkü olarak gören bir rejim tarafından ele geçirilmiştir. Ülke, sanki Netanyahu, eşi Sara ve Ulaştırma Bakanı Miri Regev’in kişisel malıymış gibi yönetiliyor. Halkı, yapılacak seçimlerde ülkenin kontrolünü geri almaya çağırıyoruz."
EHUD BARAK: "STRATEJİK BİR BAŞARISIZLIK"
Eski Başbakan Ehud Barak ise yayımladığı ayrı bir makalede, 28 Şubat’ta başlayan İran savaşının sonuçlarını tam bir fiyasko olarak görüldüğü paylaştı.
ABD ve İsrail’in askeri üstünlüğüne rağmen hedeflerin uzağında kalındığını dile getiren Barak, Netanyahu'nun başarısız politikalarına dair şunları söyledi:
"Savaşın hedeflerinden hiçbiri gerçekleştirilmedi. Hamas hala Gazze'de, Hizbullah ise Lübnan'da varlığını sürdürüyor. En önemlisi, Tahran rejimi İsrail-ABD ortak saldırısından sağ çıktı; nükleer ve balistik füze tehditleri ortadan kaldırılamadı. Bu, güç dengesi açısından ciddi bir stratejik ve siyasi başarısızlıktır."
"ABD’YE TABİ BİR DEVLET HALİNE GELDİK"
Ehud Barak ayrıca, İsrail’in bağımsız karar alma mekanizmasını yitirdiğini ve Washington’ın güdümüne girdiğini ileri sürdü. İsrail’in mevcut konumunu eleştiren Barak, şunları kaydetti:
"İsrail, sert ve bazen aşağılayıcı talimatlar yoluyla kendisine diplomatik kararlar dayatan ABD’ye tabi bir devlet haline gelmiştir. Söz konusu tablo, İsrail’in bölgedeki caydırıcılığına indirilen en büyük darbelerden biridir."
SAVAŞIN AĞIR BİLANÇOSU
2 Mart’ta başlayan Lübnan saldırıları ve 28 Şubat’taki İran savaşı, bölgeyi kan gölüne çevirirken hedeflenen "mutlak zafer" gelmedi. Verilere göre İran savaşında 3 binden fazla kişi hayatını kaybederken, Lübnan’da ölü sayısı 2.300’e yaklaştı.
