Yıllardır burnumuzun dibindeymiş! Yüzyıllık hastalığa çare olacak
Bilim insanları, insan vücudunda doğal olarak oluşan bir gazın beyin sağlığını koruyabildiğini açıkladı.
Uzun süredir göz ardı edilen hidrojen sülfür gazı üzerine yapılan yeni bir bilimsel çalışma, bilinenleri değiştirdi.
Sindirim sürecinde oluşan ve gaz kokusuna neden olan bu molekül, beyin fonksiyonlarını destekliyor ve zihinsel süreçlerde koruyucu rol üstleniyor.
Son dönemde yayımlanan bilimsel bir çalışmada, sindirim sürecinde oluşan ve gaz kokusuna yol açan hidrojen sülfürün beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler sağladığı görüldü.
Gaz molekülü bilişsel gerilemeyi yavaşlatıyor. Johns Hopkins Üniversitesi bünyesinde yürütülen laboratuvar deneylerine göre gaz beyin hücrelerini korumaya katkı sunuyor.
ALZHEİMER YÜKÜ GİDEREK ARTIYOR
Güncel verilere göre ABD’de 7,2 milyondan fazla kişi Alzheimer ile yaşıyor. 65 yaş üzerindeki her dokuz kişiden biri hastalıktan etkileniyor. Hafıza kaybı, hareket kabiliyetinde düşüş, kaygı ve algı bozuklukları hastalığın temel etkileri arasında yer alıyor.
FARELERDE YÜZDE 50 İYİLEŞME
Araştırmada, vücutta yavaş biçimde hidrojen sülfür salan NaGYY adlı bileşik kullanıldı. Deneyler, Alzheimer belirtilerini taklit edecek şekilde genetiği değiştirilmiş fareler üzerinde yürütüldü ve 12 hafta sürdü.
Süre sonunda gaz molekülüne maruz kalan farelerde hafıza ve motor becerilerde yüzde 50 oranında iyileşme görüldü.
Fiziksel hareketlilikte artış gözlendi. Hafıza testlerinde belirgin ilerleme sağlandı. Tedavi uygulanmayan farelerle aradaki fark net biçimde ortaya çıktı.
BEYİN KİMYASINDA YENİ YOL
Araştırma ekibi, hidrojen sülfürün Alzheimer sürecinde etkili olan hücresel işleyiş üzerinde doğrudan rol oynadığını aktardı.
Gaz molekülünün, hastalıkla bağlantılı GSK3β adlı proteinle ilişkisi çalışmanın merkezinde yer aldı. Söz konusu ilişkinin sınırlandırılmasının, Alzheimer’ın ilerleme hızını düşürme potansiyeli taşıdığı paylaşıldı.
DOĞAL MOLEKÜLLER TEDAVİDE GÜNDEMDE
Sentetik ilaçlar yerine insan vücudunda doğal olarak üretilen moleküller tedavi süreçlerinde yer alabilecek.
Gaz temelli yaklaşımın, Alzheimer ve yaşlanmaya bağlı nörolojik hastalıklar için farklı bir yol sunduğu aktarıldı.
Çalışma henüz insan deneylerini kapsamıyor ancak elde edilen sonuçlar, beyin sağlığı alanında ezber bozan bir gelişme olarak kayda geçti.
