Netanyahu'nun Beyrut talimatı sonrası İran, ABD ile ateşkes görüşmelerini askıya aldı
İsrail’in Beyrut’a yönelik hava saldırılarının ardından bölgede tansiyon yeniden yükseldi. İran yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre Tahran yönetimi, Lübnan ve Gazze’deki ateşkes ihlalleri ile İsrail saldırganlığına tepki olarak ABD ile yürütülen dolaylı müzakereleri ve mesaj alışverişini tamamen durdurduğunu açıkladı. Dışişleri Bakanlığı ise İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını kınayarak Birleşmiş Milletler’e acil müdahale çağrısında bulundu.
- İsrail ordusu, daha önce ABD Başkanı Trump'ın baskısı nedeniyle kaçındığı Beyrut saldırıları için bu kez Washington desteğini aldığı ileri sürülüyor.
- İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, Hizbullah lideri ve binlerce örgüt üyesinin öldürülmesine rağmen zafer elde edilmediğini ve Lübnan'da durulmaması gerektiğini savunuyor.
- Başbakan Netanyahu, Mayıs ayında 700 Hizbullah üyesinin öldürüldüğünü ve Mart ayından bu yana Hizbullah'ın toplam ölü sayısının 8.000'e ulaştığını belirtti.
- İsrail birlikleri, 2006'dan bu yana ilk kez stratejik Litani Nehri'ni geçerek ülkenin %20'sini işgal etmiş ve tarihi Beaufort Kalesi'ni kontrol altına almıştır.
- Tel Aviv yönetimi, Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde Lübnan ordusunun operasyonlarını artırması şartıyla İsrail ordusunun işgal ettiği alanlardan aşamalı olarak geri çekilmesini içeren "kademeli çekilme" planı sunacak.
İsrail savaş uçakları Beyrut’u yeniden vurmaya başlarken, Tahran yönetiminin Washington ile yürüttüğü dolaylı mesaj trafiğini tamamen durdurduğunu iddia edildi.
Sabah saatlerinde İsrail Başbakan Binyamin Netanyahu'nun talimatının ardından İsrail savaş uçakları, Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlemişti.
Saldırıdan önce Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz yaptıkları ortak açıklamada, "Hizbullah terör örgütünün Lübnan'daki ateşkes ihlallerinin tekrarlanması üzerine, ordumuza Beyrut'taki Dahiye bölgesinde terör hedeflerini vurma talimatı verdik" ifadelerini kullanmıştı.
"ATEŞKES İHLAL EDİLDİ, DOLAYLI GÖRÜŞMELER DURDURULDU"
İran basınında yer alan haberlere göre, Lübnan'da kalıcı barışın sağlanması ve taraflar arasındaki ateşkesin en temel ön koşullardan biri olmasına rağmen, İsrail ordusunun Lübnan dahil tüm cephelerde bu süreci ağır şekilde ihlal etmesi bardağı taşıran son damla oldu. İsrail saldırılarından sonra İran müzakere heyetinin, üçüncü ülkeler ve arabulucular vasıtasıyla Washington yönetimiyle yürüttüğü "aracılı görüşmeleri ve taslak metin alışverişini" resmi olarak askıya aldığı bilgisi paylaşıldı.
İSRAİL İŞGAL EDİLEN BÖLGELERDEN ÇEKİLMEDİKÇE GÖRÜŞME YOK
İranlı yetkililer ve üst düzey müzakereciler, diplomatik kanalların yeniden açılabilmesi için Tel Aviv ve Washington hattına çok net şartlar ileri sürdü. Yapılan açıklamalarda, İsrail ordusunun Gazze ve Lübnan'daki operasyonlarının derhal durdurulması ile işgal edilen Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi gerektiğine vurgu yapıld. İran basını ayrıca Tahran ve direniş cephesinin kırmızı çizgileri tam anlamıyla güvence altına alınmadığı müddetçe hiçbir aktörle hiçbir zeminde görüşme yapılmayacağını aktardı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN TAMAMEN KAPATILMASI GÜNDEMDE
İran basını konuya ilişkin haberinde şu detayları paylaştı:
"Küresel enerji koridorunun şah damarı niteliğindeki Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapatılması ve Kızıldeniz'in giriş kapısı olan Bab el-Mendeb başta olmak üzere kritik deniz rotalarının aktif birer cepheye dönüştürülmesi kararlılığı doğrudan askeri gündeme taşındı. Direniş ekseninin tüm unsurlarının, Siyonistlerin suçlarına karşı ortak tepki verme ve eş zamanlı yeni cepheler açma konusunda tam bir mutabakat içinde hareket ettiği bildirildi."
PETROL FİYATLARINDA YÜKSELİŞ BAŞLADI
İran'ın müzakereleri askıya alabileceği ve Hürmüz Boğazı ile Bab el-Mandeb Boğazı'nı kapatabileceği yönündeki açıklamaların ardından enerji piyasalarında hareketlilik başladı. Küresel petrol fiyatları yükselişe geçerken, Brent petrol yüzde 5'in üzerinde değer kazandı.
WASHİNGTON’DAN BEYRUT SALDIRILARI İÇİN "YEŞİL IŞIK" İDDİASI
İsrail ordusunun daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısı nedeniyle Beyrut’a yönelik saldırılardan kaçındığı belirtilirken, Tel Aviv'in bu kez arkasına Washington desteğini aldığı ileri sürüldü. İsrail’in Kanal 12 televizyonunun ismini açıklanmayan üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı habere göre Netanyahu, dün ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile gerçekleştirdiği kritik telefon görüşmesinde Lübnan’a yönelik saldırı alanını genişletmek için onay istedi. Netanyahu'nun Rubio’ya, Beyrut’un Hizbullah tarafından "korunaklı güvenli bölge" olarak algılanmasını Tel Aviv’in asla kabul edemeyeceğini ilettiği; Washington yönetiminin ise bu talep karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediği iddia edildi.
DIŞİŞLERİ'NDEN KINAMA GELDİ
Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Lübnan'daki işgal faaliyetlerini genişletme kararını en güçlü şekilde kınayarak uluslararası topluma somut adım atma çağrısında bulundu.
Bakanlık tarafından yayımlanan açıklamada, "İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesini en güçlü biçimde kınıyoruz. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de yaptığı gibi, Lübnan’da da işgal ettiği yerleri yaşanmaz hale getirerek Lübnanlıları kalıcı göçe zorlamayı amaçladığı görülmektedir.
İsrail, izlediği yayılmacı ve saldırgan politikalarla, bölgedeki barış ve istikrar arayışlarını hedef almakta; insani durumu daha da ağırlaştırmaktadır. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını ve işgalini sonlandırması için, başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere, uluslararası toplumun gecikmeksizin somut adımlar atması gerekmektedir." ifadelerine yer verildi.
FRANSIZ MUHALEFET LİDERİNDEN LÜBNAN'A İŞGALİ GENİŞLETEN İSRAİL'E KARŞI ULUSLARARASI KOALİSYON ÇAĞRISI
Fransa'da solcu muhalefet lideri Jean-Luc Melenchon, Lübnan'a işgali genişleten İsrail'e karşı hükümetten Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde bir uluslararası koalisyon kurulmasına öncü olmasını istedi.
Melenchon, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bölge liderleri ile yaptığı görüşmelere ilişkin paylaşımını alıntılayarak, "Sayın Cumhurbaşkanı, Lübnan'a verdiğiniz ahlaki desteği takdir ediyorum. Sizi bu desteği, (Binyamin) Netanyahu ordusunun bu dost ülkenin sınırlarından derhal çekilmesini sağlamak için işgale karşı bir uluslararası cephe kurulmasıyla güçlendirmeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.
İşgale karşı kurulacak uluslararası bir koalisyonun BM'de de çoğunluğun desteğini alabileceğini ve Lübnan'daki ateşkesin uygulanmasını denetleyebileceğini belirten Melenchon, İran'ın da saldırılara son vermesi gerektiğini kaydetti.
NETANYAHU'YA KARŞI FRANSIZ UÇAK GEMİSİNİN AKDENİZ'E GÖNDERİLEBİLECEĞİ İMASI
Melenchon, dün yaptığı paylaşımda da İsrail'in Lübnan'ı işgaline tepki göstererek, Fransız hükümetini soykırımcılara karşı harekete geçmeye çağırdı.
ABD-İsrail ile İran Savaşı sonrası bölgeye gönderilen ve şu an Hürmüz Boğazı açıklarında konuşlu Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle'ün İsrail'e karşı caydırıcı olabileceğini işaret eden Melenchon, "Netanyahu'ya seçimlerimize müdahale etmesinin ve dost ülkelerimizi işgal etmesinin Fransızlar tarafından bir tehdit olarak algılandığını hatırlatmak için (Charles de Gaulle) uçak gemisi Hürmüz'den ziyade Akdeniz'de daha faydalı bir sembol olurdu." ifadelerini kullandı.
İRAN: LÜBNAN'DA ATEŞKES OLMADAN NİHAİ ANLAŞMA OLAMAZ
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında şunları söylemişti:
"İran'ın silahlı kuvvetleri, açık bir ateşkes ihlali olarak kabul edilen ABD'nin saldırgan eylemine karşılık olarak, bu saldırgan eylemin kaynağındaki hedefleri vurmuştur. Amerika ve Siyonist rejimi iki ayrı aktör olarak değerlendiremeyiz. Bugün Lübnan’da olan her şeyin arkasında mutlaka Amerika vardır. Bu şekilde ateşkesi geniş çapta ihlal eden tek taraf Siyonist rejim değildir, Amerika da bölgemizde ateşkesi ihlal etmektedir."
ABD Başkanı Donald Trump’ın taslak metinde sürekli yeni şartlar öne sürmesi nedeniyle müzakere sürecinin uzamasının normal olduğunu belirten Bekayi, diplomasinin askeri güç olmadan tek başına bir anlam ifade etmediğini aktardı:
"Başından beri güvensizlik ortamında müzakere ettiğimizi biliyorduk. Müzakere, derin bir şüphe ve güvensizlik içinde başladı ve mesaj alışverişi de hâlâ aynı güvensiz ortamda devam ediyor. Ancak unutmamalıyız ki diplomasi, gücün yerini tutmaz. Karşı taraf sürekli görüşlerini değiştiriyor, yeni ya da çelişkili talepler ortaya koyuyor ve ayrıca farklı, çelişkili medya mesajları gönderiyor; böyle bir durumda müzakere sürecinin uzaması oldukça doğaldır. Müzakere ya da diplomasi, müzakere eden taraflar arasında güvenin bir göstergesi ya da ürünü değildir, bunları birbirinden kesinlikle ayırmalıyız."
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgal alanlarını genişletmesi ve Beyrut'a yönelik yeni hava saldırısı talimatlarının ardından Lübnan cephesinin İran için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Dışişleri Sözcüsü, Tahran'ın bölge güvenliği için askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sonlandırdı:
"Lübnan'da bir ateşkes, herhangi bir ateşkesin ve savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir nihai anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. İran'ın ulusal güvenliğini savunmak ve hem İran'ın hem de bölgenin güvenliğini sağlayan, bunu garanti eden bir durumu korumak için gerekli gördüğümüz herhangi bir eylemi tereddüt etmeden, kararlılıkla gerçekleştireceğiz."
BEN-GVİR: LÜBNAN’IN YIKIMI YETMEDİ, DURMAMALIYIZ
Öte yandan İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Hizbullah lideri Nasrallah ve binlerce örgüt üyesinin öldürülmesine rağmen İsrail'in henüz mutlak bir zafer elde etmediğini savunarak şunları söyledi:
"Bu yetmedi, zafer elde etmedik. Devam etmeliyiz, devam etmeliyiz, devam etmeliyiz. Durmamalıyız. Lübnan sınırımızda da Gazze sınırımızda da Nazileri bırakamayız. Nihai hedefi nükleer bomba kullanmak olan İran rejimine de izin veremeyiz."
LİTANİ GEÇİLDİ: BİLANÇOYU NETANYAHU AÇIKLADI
Savaşın sahadaki boyutuna dair güncel verileri paylaşan Başbakan Netanyahu, "Mayıs ayında 700 Hizbullah üyesini öldürdük. Hizbullah'ın ölü sayısı geçen Mart ayından bu yana 8.000'e ulaştı. Lübnan'ın güneyindeki görevimizi tamamlayacağız ancak bu biraz zaman alacak" dedi. İsrail birlikleri, 2006 yılından bu yana ilk kez stratejik Litani Nehri'ni geçerek ülkenin %20'sini işgal ederken, son olarak Litani’nin kuzeyindeki tarihi Beaufort Kalesi de İsrail ordusu tarafından kontrol altına alındı.
WASHİNGTON'DA 4. TUR MASASI: "KADEMELİ ÇEKİLME" TEKLİFİ
Savaşın gölgesinde diplomatik kulisler de hareketli. İsrail devlet televizyonu KAN'ın ABD'li kaynaklara dayandırdığı habere göre Tel Aviv yönetimi, 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Washington'da yapılacak 4'üncü tur müzakerelerde masaya "kademeli çekilme" planı getirecek. Lübnan ordusunun Hizbullah'a karşı operasyonlarını ve bölgedeki askeri etkinliğini artırması şartına bağlanan bu teklif, Lübnan askerleri sahaya yerleştikçe İsrail ordusunun işgal ettiği alanlardan aşamalı olarak geri çekilmesini içeriyor.
