Pakistan yönetimi Yemen krizine temkinli yaklaşıyor
İran'dan sonra dünyadaki en büyük Şii nüfusa sahip olan Pakistan, ülkedeki mezhep dengelerini gözeterek Yemen krizine temkinli yaklaşıyor.
Suudi Arabistan önderliğinde Yemen'de Husi militanlara karşı başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonuna en başından katılması beklenen Pakistan'ın bu konudaki çekinceli tutumu ülkede tartışmaları beraberinde getirdi. Pakistanlı yetkililer, ülkenin yakın müttefiki Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünün korunması için her türlü yardımın yapılabileceğini ancak Pakistan'ın Yemen'e muhtemel askeri müdahalesinin ülkedeki Şiiler tarafından tepkiyle karşılandığını ifade etti. Pakistan'ın şimdiye kadar resmen operasyona katılma kararı almadığını ancak Suudi Arabistan'ın operasyona aktif askeri destek vermesini istediğini belirten yetkililer, Pakistan'ın bu stratejisiyle İran'a karşı denge politikası izlendiğine dikkati çekti.- "İran ile Suudi Arabistan'ın güç dengesi oyunu"
AA muhabirine açıklamalarda bulunan emekli Tümgeneral Talad Mehsud, Pakistan'ın operasyona katılmasına karşı olduğunu belirtti. Ülkenin kendi içinde yaşadığı mezhep sorunları nedeniyle Yemen'deki iç savaştan uzak durması gerektiğini ifade eden Mehsud, "Evet Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz çok iyi ancak bir tarafta Suudi Arap karşıtı komşumuz İran var. Ayrıca ülkemizde yaşayan Şii nüfusu da göz önünde bulundurursak bir orta yol bulmamız gerektiğini düşünüyorum" dedi.
"Bu oradaki halkın savaşı değil, İran ile Suudi Arabistan'ın güç dengesi oyunu" diyen Mehsud, bu aşamada diplomatik desteğin yeterli olacağını söyledi.
Pakistan'ın eski Savunma Müsteşarı emekli Korgeneral Asif Yasin Malik de "Suudi Arabistan'a asker gönderme kararı hemen alınmamalı. Durumun derinlemesine değerlendirilmesi önemli. Krize karışmak kolay ama içinden çıkmak zor" değerlendirmesinde bulundu.
Pakistan Halk Partisi'nden Seyed Hurşid Şah da ülkenin Yemen'deki savaşa karışmaması gerektiği uyarısında bulunarak "Hükümet kapalı kapılar ardında karar almamalı. Yemen'deki savaşa katılmamız ülkede mezhep temelli kaosa neden olabilir" diye konuştu.
- "Bu kararın yan etkilerini ülkemizde hissetmeye başlarız"
Ülkedeki Şii toplumunun tek siyasal temsilcisi Vahdet-ul Müslimin Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Emin Şehidi, değişik inançlara sahip insanların bir arada yaşadığına işaret ederek bu nedenle komşularını da dikkate alarak Yemen'deki operasyondan uzak durması gerektiğini söyledi.
Şehidi, "Başka ülkelerin savaşı için meydanlara inersek bu kararın yan etkilerini ülkemizde hissetmeye başlarız" uyarısında bulundu.
Politika Çalışmaları Enstitüsü Başkanı Halid Rahman da Pakistan'ın, Suudi Arabistan'a yönelik saldırı düzenlenmesi durumunda, kutsal toprakları korumak için devreye gireceğini belirterek "Böyle bir durum olmadıkça Yemen'e asker gönderilmemesi konusunda Pakistan'da fikir birliği olduğu söylenebilir" ifadesini kullandı.
- "Suudi Arabistan'a her türlü yardımı sağlamalıyız"
Sünni Cemaat-i İslami Partisi ise operasyona askeri destek verilmesi gerektiğini savundu.
Partinin Dış İlişkiler Sorumlusu Abdul Gaffar Aziz, "Biz, Müslümanlar için kutsal sayılan Mekke ve Medine'yi göz önünde bulundurarak Suudi Arabistan'a her türlü yardımı sağlamalıyız" dedi.
Aziz, Yemen'de bir grup isyancının silah gücüyle hükümeti ele geçirdiğini belirterek "ABD'ye yardım etmemizi destekleyenler, Suudi Arabistan'a yönelik yardıma neden itiraz ediyorlar. Pakistan ile Türkiye bu sorunun çözülmesi için kilit rol oynayabilir" diye konuştu.
- Yemen kararsızlığının nedenleri
İran İslam Devrimi'nin ardından Suudi Arabistan'a askeri destek sağlayan Pakistan, askeri alanda verdiği eğitimlerle ülkedeki savunma gücünün arttırılmasına katkı sağlamıştı. Pakistan'ın askeri yardımlarına karşılık Suudi Arabistan'ın Pakistan'a yaptığı ekonomik yardımlar iki ülke arasındaki dinamik ilişkilerin temelini teşkil ediyor.
Pakistan'da mezhep temelli gerilimin son dönemde artması ve İran ile sınır hattının terörist saldırılara karşı güvensiz olması, ülkenin Yemen operasyonuna asker gönderme konusunda kararsız kalmasına neden oldu.
Öte yandan Pakistan ordusu, geçen haziran ayından beri Kuzey Veziristan'da Pakistan Talibanı'na karşı havadan ve karadan geniş çaplı operasyonunu sürdürüyor. Bu yüzden hükümet ülkenin askeri kaynaklarının Yemen operasyonuyla bölüneceğini de göz önünde bulunduruyor.
- Mezhepler arasındaki gerginlik
180 milyon nüfusuyla dünyanın en büyük altıncı ülkesi olan Pakistan, İran'dan sonra en fazla Şii bulanan ülke olarak biliniyor. Ülkedeki Şii nüfusün 30 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Ülkenin yumuşak karnı olan mezhep çatışmalarının, Afganistan'daki savaşın neden olduğu gelişmelere paralel olarak son yıllarda arttığı ifade ediliyor.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
