Türkiye'nin hamlesi dünyada emsal oldu: Bir ülke daha Ankara'ya işaret ederek adını değiştirdi!
Pasifik'teki mikro ada devleti Nauru, resmi adını "Naoero Cumhuriyeti" olarak değiştirdi. Ülke yönetimi, bu süreçte Türkiye'nin uluslararası alanda "Türkiye" adını tescil ettirme adımını ilham kaynağı olarak gösterdi.
Türkiye'nin uluslararası alanda "Turkey" yerine öz adını tescilletme hamlesi dünyada emsal teşkil etmeye devam ediyor.
Pasifik Okyanusu'ndaki mikro ada devleti Nauru, sömürge döneminden kalan ve yabancıların yanlış telaffuzundan doğan resmi adını değiştirerek "Naoero Cumhuriyeti" oldu.
PASİFİK'TE SÖMÜRGE İZLERİNE SON: NAURU ARTIK NAOERO CUMHURİYETİ
Dünyanın yüzölçümü bakımından en küçük cumhuriyeti olan Pasifik devleti, onlarca yıllık resmi adını sömürge geçmişinin dayatması olduğu gerekçesiyle terk etti.
Mayıs ayında meclisten geçen anayasa değişikliğinin ardından Cumhurbaşkanı David Adeang, başlangıçta planlanan halk oylamasından vazgeçilerek sürecin hızlandırıldığını duyurdu. Birleşmiş Milletler'e sunulan resmi bildirimin kabul edilmesiyle ülkenin uluslararası adı "Naoero", ülke kodu "NRO" ve vatandaşlarının resmi tanımı "dei-Naoero" olarak güncellendi.
ANKARA'NIN DİPLOMATİK MODELİ REHBER ALINDI
Söz konusu dekolonizasyon hamlesinin en büyük ilham kaynağı ve hukuki gerekçesi Türkiye oldu. Hazırlanan devlet raporlarında; Türkiye'nin yabancı dildeki karşılıklar yerine kendi öz dilindeki "Türkiye" ifadesini BM nezdinde tescilletmesi, ulusal egemenliğin korunmasında küresel bir başarı örneği olarak gösterildi. Cumhurbaşkanı Adeang, eski ismin yabancıların yerel dili telaffuz edememesinden kaynaklanan lojistik bir kolaylık dayatması olduğunu, alınan kararla ülkenin kendi öz kültürel mirasına ve köklerine geri döndüğünün altını çizdi.
TEHLİKE ALTINDAKİ YEREL DİL İÇİN MİLLİ SEFERBERLİK
İsim değişikliğinin arka planında, ada halkının konuştuğu ve UNESCO tarafından "ciddi derecede tehlike altında" ilan edilen Naoero dilini (dorerin Naoero) koruma hedefi yatıyor.
Yıllarca eğitim müfredatında yer almayan yerel dilin geleceğe aktarılması için yeni bir yasayı yürürlüğe koyan hükümet, isim tesciliyle birlikte dilli canlandırma hamlesini devlet politikası haline getirdi. Ülkedeki kamu kurumları, pasaport dairesi ve diplomatik misyonlar yeni ismi logo ve yazışmalarında fiilen kullanmaya başladı.
