ChatGPT asistan mı kopyalama makinesi mi? YÖK, bu sorunun cevabı için mevzuat çalışmaları hazırlıyor
YÖK, yapay zekânın akademik çalışmalarda kullanımına yönelik kapsamlı bir mevzuat hazırlıyor. Amaç, tez ve makalelerde etik, denetlenebilir ve şeffaf bir çerçeveyle yapay zekâyı "bilgi kaynağı" değil, "entelektüel işbirlikçi" olarak konumlandırmak.
Akademi dünyası piyasaya sürüldüğünden beri yapay zekâ uygulamalarına karşı intihal tedbirleri almaya çalışıyor. Özellikle ChatGPT, eğitim dünyasında büyük bir tartışma başlattı.
Öğrenciler ve akademisyenler için bu araçlar, ‘bir asistan mı yoksa bir kopyalama makinesi mi’ sorusuna cevap aranıyor. Ama bir gerçek var: Yapay zekâ akademik yazım süreçlerini kökten değiştiriyor.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tez, makale ve diğer bilimsel çalışmalarda yapay zekânın nasıl ve hangi ölçülerde kullanılacağına dair kapsamlı bir mevzuat çalışması yok.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bu konuda önemli bir adım atıyor. Katıldığı programda konuşan YÖK Başkanı Erol Özvar şunları söyledi:
Yapay zekâ artık öğrencilerimizin, araştırmacılarımızın ve akademisyenlerimizin günlük yaşamlarının ve akademik üretimlerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldi.
Bu teknolojilerin doğru, bilinçli ve etik biçimde kullanılmasını sağlamak öncelikli gündem maddelerimiz arasında. Geçtiğimiz yıl kamuoyu ile paylaştığımız ‘etik rehber’ üniversitelerimiz için önemli bir adım oldu.
Şimdi bu adımı bir ileri seviyeye taşıyor; tez, makale ve diğer bilimsel çalışmalarda yapay zekânın nasıl ve hangi ölçülerde kullanılacağına dair kapsamlı bir mevzuat çalışması yürütüyoruz. Gerekli yönetmelik ve yasal düzenlemeler en kısa sürede yürürlüğe girecek; böylece yükseköğretim sistemimizde yapay zekânın kullanımına ilişkin etik, denetlenebilir ve şeffaf bir yönetişim çerçevesi oluşturulacaktır.
BİLGİ KAYNAĞI DEĞİL ENTELEKTÜEL İŞ BİRLİKÇİ
Yapay zekâ programlarının hızla yaygınlaşması, özellikle sosyal bilimler alanında insan gücüne olan ihtiyacı azaltırken, üniversiteler bu dönüşüme karşı sözlü sınavlar gibi yeni çözüm yolları arıyor.
Singapur İşletme Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Kenneth Benoit “Eskiden asistanların yaptığı özet veya not çıkarma gibi işleri artık yapay zekâ yapıyor. Bu durum, araştırma süreçlerini hızlandırırken asistana olan ihtiyacını da azaltıyor” dedi. Max Planck İnsan Gelişimi Enstitüsü Direktörü Iyad Rahwan da “Yapay zekâ, akademik dünyayı matbaanın veya internetin keşfi kadar köklü biçimde dönüştürecek” diye konuştu. Rahwan, öğrencilerin yapay zekâyı bir “bilgi kaynağı” değil, “entelektüel bir işbirlikçi” olarak kullanmayı öğrenmeleri gerektiğini belirtti.
