Haber Merkezi ANKARA

Türkiye'nin Libya Millî Mutabakat Hükûmeti'yle (UMH) kasım ayında imzaladığı anlaşmalar hem Libya hem de ‘Doğu Akdeniz’de güç dengeleri değiştirdi. Daha önce defalarca ateşkes çağrısı reddeden, Soçi ve Berlin'deki barış görüşmelerinden kaçan ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri darbeci Halife Hafter'in cephede kaybetmeye başlamaması üzerine, bölgedeki tabii kaynaklara çökmek isteyen ülkelerin hesapları da bozuldu. Mısır, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Fransa ve Birleşik Arap Emîrliklerinin (BAE) başını çektiği ülkeler Libya’da ‘ateşkes’ çağrısı yaptı. Ortak bildiri yayımlayan söz konusu ülkeler; Türkiye’yi hedef alırken hem Ankara hem de Libya meşru hükûmeti ortak bildiriye sert tepki gösterdi.

BAE'NİN NE İŞİ VAR?
Libya Dışişleri Bakanlığı ortak açıklamaya verdiği cevapta “İç işlerimize karışmayın” ikazında bulundu. Mutabakat muhtırası anlaşmalarının, Akdeniz’e kıyı iki devletin hükûmetleri tarafından imzalandığını belirten Libya "Bu, üçüncü tarafı ilgilendirmez. Ortak açıklamada Akdeniz’e kıyısı olmayan Birleşmiş Arap Emîrliklerinin (BAE) de olmasını şaşkınlıkla karşılıyoruz. Öyle anlaşılıyor ki, başka niyetleri var. BAE’nin burada yer alması, Libya halkına saldıran başka bir ülkeye destek vermek içindir" denildi.

ANKARA: KAOS PEŞİNDELER
Ankara’dan söz konusu ülkelerin ortak bildirisine tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy "Takip ettikleri politikalarla bölgesel kaos ve istikrarsızlık peşinde koşan, halkların demokrasi ümitlerini darbeci diktatörlerin fütursuz saldırganlığına kurban etmekte beis görmeyen, ancak hesapları Türkiye tarafından bozulduğunda hezeyana kapılan bir grup ülkenin ikiyüzlüğünün ibretlik bir örneğidir" denildi. Aksoy şöyle devam etti: Doğu Akdeniz’le hiçbir alakası olmayan BAE’yi ise diğer ülkelerle bir araya getiren, Türkiye düşmanlığından başka bir şey değildir. Bu ülkenin hem bize, hem Libya’ya karşı sabıkası bellidir. Barış Pınarı Harekâtı’mızla Suriye’de bir terör devletçiği kurma emellerine ağır bir darbe vurduğumuz Fransa’nın ise bu ruh hâli içinde Türkiye’ye karşı oluşturulan şer ittifakının hamiliğine soyunduğu anlaşılmaktadır. Bütün bu ülkeleri aklıselime, uluslararası hukuka ve teamüllere uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Bölgemizde barış ve istikrar, şer ittifakları ile değil ancak samimi ve gerçek bir diyalog ve iş birliği ile tesis edilebilir.

ÇAVUŞOĞLU:  MİLYONLARCA İNSANIN ÖLMESİNİ ENGELLEDİK
Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu, Libya'da sahadaki dengelerin meşru hükûmet lehine döndüğünü söyledi. Çavuşoğlu "Biz en iyi ve tek çözümün siyasi çözüm olduğunu düşünüyoruz. Askerî çözümle bir yere varılamaz. Eğer biz dengeyi sağlamasaydık savaş, Trablus'un içerisine girerdi ve en az 10 yıl daha sürebilirdi. Bu bir kan davasına döner, milyonlarca insan ölürdü ve artık bir daha barış da gelmezdi. Biz tezkereyi gönderirken muhalefete de dedik ki 'Göreceksiniz bu sahadaki dengeleri değiştirecek, ateşkese kadar götürecek, bu şekilde savaş Trablus'a da sıçramayacak' dedik. Belki o zaman inanmadılar ama daha sonra bütün dünya Türkiye sayesinde burada dengelerin değiştiğini görüyor. Biz haklı ve meşrudan yanayız" dedi.