Cevat Fırat Aydoğmuş ANKARA

Bitkisel yağ fiyatlarında yüzde 50'ye varan hızlı artış hükümet ve sektörü harekete geçirdi. Hükûmet ayçiçeği tohumu için ithalatı sıfırlayıp piyasayı düzenlemeyi hedeflerken, üreticiler de ithalatın çözüm olmadığını dile getiriyor. Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgigl, rekolte eksikliği, kur baskısı ve pandemi etkisiyle ham yağda maliyetlerin arttığını, özellikle Karadeniz havzasında ayçiçekte rekolte eksikliği oluştuğunu söyledi. En büyük üreticilerden Rusya'nın 2019'da 15,5 milyon ton olan rekoltesinin bu yıl 13,2 milyon tona düştüğünü, diğer ülkelerde de 2'şer milyon tonu aşan azalmalar meydana geldiğini, Çin ve Hindistan'ın alımlarının da artmasıyla üründe fiyat artışları yaşandığını söyledi. 2019 yılında 2500 lira olan 1 ton çekirdek fiyatının bu yıl 4 bin 400 liraya kadar çıktığını, ham yağın ton fiyatının 5 bin TL'den 9 bin TL'ye kadar çıktığını söyleyen Büyükhelvacıgil, ürünün yetersiz olmasının sadece ülkemizde değil, tüm dünyada sorun haline geldiğini dile getirdi. Hükümetin 1 Temmuz 2021'e kadar ayçiçeği tohumunda vergileri sıfırladığını hatırlatan Büyükhelvacıgil "Ancak ham yağda düzenleme yapılmadı. Bu da tohum ile ham yağ arasında vergi makasının açılmasına yol açtı. Bu noktada Ticaret Bakanlığımız ülkemiz ve sektörümüzü hazır hale getirecektir. Pandemi sürecinde gıda tedarik zincirinin zora girdiği dönemde tüm dünyada raflar boşalıp stoklar biterken biz bu sıkıntıları yaşamadık. Şimdi de aynı bütüncül yaklaşımla rekolte eksikliğine hükûmetimizin başarılı çözüm üreticeğine inanıyoruz" diye konuştu.

3 MİLYON TONA İHTİYACIMIZ VAR
Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılayacak düzeyde ürün üretmesi gerektiğinin altını çizen Büyükhelvacıgil "İthal ettiğimiz Karadeniz havzası ülkeleri, ayçiçek yerine kendi çiftçilerini koruyarak ham yağ ihraç etmeyi tercih ediyor. Kur baskısı ve rekolte düşüşleri ile beraber fiyatlarda artışlar yaşanıyor. Karadeniz havzasının ihracat tercihleri sektörümüzde fiyat artışları oluşturmasının yanı sıra kırma sektörümüzü de etkiliyor. Bizim de öncelikli amacımız, en azından kendi ihtiyacımız olan 3 milyon ton ürünü üretebilmek olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.