Amazon ve Alibaba’nın kablosu Türkiye’den
Avrupa’nın en büyük kablo rakoru üreticisi Bimed, Amazon ve Alibaba’nın dünya genelindeki veri merkezleri için özel kablo çözümleri geliştirerek küresel teknoloji yatırımlarında söz sahibi olmaya hazırlanıyor.
- Küresel veri merkezi kapasitesinin yapay zeka yatırımlarıyla 2030'a kadar iki katına çıkarak 200 gigawatt'a ulaşması ve 3 trilyon dolarlık yatırım gerektirmesi bekleniyor.
- Avrupa'nın en büyük kablo rakoru üreticisi Bimed, Amazon ve Alibaba gibi küresel teknoloji devlerinin veri merkezleri için özel ürünler geliştirerek bu pazara giriyor.
- Bimed, ABD pazarında Çin menşeli ürünlere karşı artan mesafeyi Türk üreticiler için önemli bir avantaj olarak görüyor.
- Şirket, katma değerli üretim stratejisiyle (kilogram ihracat değeri 25 dolar) son dört yılda avro bazında %25 büyüdü.
- Bimed, 2026 yılında ABD ve Kanada pazarlarına odaklanarak, yeni teknolojiler ve katma değerli ürünlerle büyümeyi hedefliyor.
ÖMER TEMÜR - Yapay zekâ yatırımları her yıl katlanarak artıyor. Bu da daha çok veri merkezi anlamına geliyor. JLL tarafından yayımlanan 2026 Küresel Veri Merkezleri Raporu’na göre, küresel veri merkezi kapasitesi 2030 yılına kadar neredeyse iki katına çıkarak 103 gigawatt seviyesinden 200 gigawatt’a ulaşacak. Bu büyümenin gerçekleşebilmesi için önümüzdeki beş yıl içinde 3 trilyon dolarlık bir yatırım gerekecek.
Teknoloji devlerinin bu alandaki devasa yatırımları Türk firmaların da iştahını kabartıyor. Avrupa’nın en büyük kablo rakoru üreticisi Bimed, inovatif ürünleri ile Amazon ve Alibaba gibi dev firmaların data center’larına girmeyi hazırlanıyor. Küresel ölçekte hızla büyüyen data center yatırımlarının kendileri için yeni bir büyüme alanı olduğunu ve büyük fırsatlar sunduğunu kaydeden Bimed Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertöz, “Dünyadaki büyük data center projeleri için özel kablo rakorları tasarladık ve bu ürünlerle global şartnamelere girmeyi başardık. Özellikle Amazon ve Alibaba’nın dünya genelindeki data center’ları için özel çözümler üretiyoruz. Amazon gibi global devlerin kapısından girebilmek kolay değil. Bunu ancak sahada olarak, güvenilirlik ve teknik yetkinlikle başarabilirsiniz. Çok kısa bir süre içerisinde de ilk ürünlerimizi göndermeye başlayacağız. Bu alan, Bimed’in önümüzdeki dönemde daha katma değerli büyümesinin ana eksenlerinden biri olacak” ifadelerini kullandı. Data center yatırımlarının ABD merkezli büyüdüğüne dikkat çeken Mertöz, bu pazarda Çin menşeli ürünlere karşı artan mesafenin Türk üreticiler için önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Mertöz, “Çin, data center tarafında güçlü bir oyuncu değil. ABD’de Çin menşeli ürünlerin tercih edilmemesi yönünde ciddi bir eğilim var. Bu durum bizim için büyük bir fırsat. Ancak içerideki kur dengesizliği sebebiyle İtalyan, Alman ve Fransız üreticilerin yeniden sahaya inmesi rekabeti zorlaştırıyor. Eskiden Avrupalı üreticilere karşı rekabet ve fiyat üstünlüğümüz varken artık bu avantajımızı kaybettik” dedi.
2026 yılıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Mertöz, sanayiciler için zor bir dönemin geride bırakılmaya çalışıldığını belirterek, şöyle devam etti: 2026’nın ilk yarısı da kolay olmayacak ancak kontrollü ilerleyeceğiz. Şu anda elimizdeki veriler 2025’e göre daha iyi bir yıl geçireceğimizi gösteriyor. Üç aylık siparişlerimizi tamamlamış durumdayız. Avrupa’da artan rekabet sebebiyle biraz pazar kaybetmemize rağmen geçtiğimiz yıl bu kaybı ABD, Kanada ve Avustralya ile telafi ettik. Bu sene de ABD ve Kanada’ya özel ilgi göstereceğiz. Özellikle ABD tarafında operasyonlarımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Hatta ABD’de elektrikli araç şarj istasyonları üreten bir şirket için ilk rakor siparişimizi aldık. Hem yeni teknolojiler hem katma değerli ürünler hem de yeni pazarlarla 2026’yı 2025’in üzerinde tamamlamayı hedefliyoruz.
KİLOGRAM DEĞERİ 25 DOLAR
Bimed’in yıllık üretim kapasitesinin plastik rakorlarda 200 milyon adedi, pirinç rakorlarda ise 50 milyon adedi aştığını aktaran Mertöz, bu rakamlarla Avrupa’nın en büyük üreticisi olduklarının altını çizdi. Özelikle katma değerli üretime ağırlık verdiklerini belirten Mertöz “Türkiye’nin kilogram ihracat değeri yaklaşık 1 dolar seviyesinde. Bizde bu rakam 25 dolara kadar çıkıyor. Katma değerli üretim sayesinde son dört yılda avro bazında yüzde 25 büyümeyi başardık” diye konuştu.
TÜRKİYE İŞÇİLİK MALİYETLERİNDE İTALYA’YI GEÇTİ
Mertöz, Türkiye’de işçiliğin ciro içindeki payının yüzde 15’lerden yüzde 30’lara çıktığını belirtti. Romanya’da da bir fabrikaları olduğunu ve bundan dört sene önce işçilik ücretlerinde arada Türkiye lehine fark varken şu anda Türkiye’nin daha pahalı hâle geldiğini dile getiren Mertöz, “Sadece Doğu Avrupa’da değil, Avrupa’nın genelinde de pahalı hâle gelmeye başladık. Türkiye son dönemde iş gücü maliyeti olarak İtalya ile İspanya’nın arasında bir yere yükseldi” dedi. Bu baskıyı aşmanın yolunu otomasyon, teknoloji ve robotik sistemlere yeni yatırımlarla aradıklarını vurgulayan Mertöz, “İşgücü maliyetlerinden en az etkilenmek için otomasyon yatırımlarına hız verdik. Örneğin lojistik operasyonlarımızı tamamen otonom bir depo sistemiyle yönetmek için 2,5 milyon avroluk ekstra yatırım yaptık. Bu sistemi 2026 içinde faaliyete alacağız” diye konuştu.
