Bulut artık ulusal güvenlik meselesi! Yapay zeka çağının yeni cephesi veri merkezleri
Küresel ekonomide 800 milyar dolara yaklaşan ve 2030 yılına kadar 2 trilyon dolarlık hacme ulaşması beklenen bulut ekosistemi, ülkelerin ulusal güvenlik ve dijital egemenlik stratejilerini yeniden şekillendiriyor.
- Dünyadaki verinin büyük bir kısmı Amazon, Google, IBM ve Microsoft gibi küresel teknoloji devlerinin elinde bulunuyor.
- Yapay zekâ devrimiyle birlikte gücün merkezi, veriyi işleyen altyapıyı kontrol etmekte yatıyor.
- DT Cloud Kurucu CEO’su Tolga Dinçer, bilgi işlem kapasitesinin artık su ve elektrik kadar önemli olduğunu belirtiyor.
- DT Cloud, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltacak ve dijital altyapısını bağımsız yönetebilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışıyor.
- Şirket, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bulut mimarisini tasarlayarak rüştünü ispat etti ve globalleşme hedefiyle Avrupa, Körfez ve ABD pazarlarına açılmayı planlıyor.
ÖMER TEMÜR - Bugün gelinen noktada dünyadaki verinin yüzde 85’i Amazon, Google, IBM ve Microsoft, Google gibi küresel teknoloji devlerinin elinde bulunduruyor. Bu firmalar yalnızca dünyadaki bilginin çok büyük bir kısmını depolamakla kalmıyor; aynı zamanda küresel internetin, ticaretin ve yapay zekâ ekosisteminin üzerinde yükseldiği altyapıyı da doğrudan yönetiyor.
Ancak yapay zekâ devrimiyle birlikte oyunun kuralları değişiyor; gücün merkezi artık sadece veriye sahip olmakta değil, o veriyi işleyen altyapıyı kontrol etmekte yatıyor. Yerli veri merkezi oyuncularında DT Cloud da geliştirdiği dağıtık mikro veri merkezi yaklaşımıyla “bulut vatan”da kritik rol üstleniyor.
DT Cloud Kurucu CEO’su Tolga Dinçer, yaşanan dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik bir kırılma olduğunu belirterek “Elektriği prizden alıyoruz, suyu çeşmeden, bilgi işlem kapasitesini de buluttan alıyoruz. Su ve elektrik hayatımız için ne kadar önemliyse, artık bilgi işlem de o kadar önemli. Kaynağın içindeki veri zehirliyse sizi öldürür. Altyapıyı gizleyen, kaynağı belirsiz servis dönemi artık çalışmıyor ve ciddi tehlikeler barındırıyor. Asıl mesele, o veriyi yöneten sistemin kontrolünün kimde olduğu ve bu sistemlerin kriz anlarında ne kadar bağımsız çalışabildiğidir. Yapay zekâ çağında da rekabet, altyapıyı kimin kurduğundan ziyade, kontrol düzlemini kimin yönettiği üzerinden şekilleniyor. Biz DT Cloud olarak, geliştirdiğimiz egemen kontrol düzlemi ve dağıtık mikro veri merkezi yaklaşımıyla, Türkiye’nin bu yeni dönemde dışa bağımlılığını azaltacak ve kendi dijital altyapısını bağımsız şekilde yönetebilmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışıyoruz” dedi.
DT Cloud, geliştirdiği yapının operasyonel olgunluğunu ilk olarak Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi kurulumunda ortaya koydu. Bu süreci, güvenlik ve regülasyon standartlarının kritik önem taşıdığı Türksat iş birliği kapsamında yürütülen yaklaşık bir yıllık entegrasyon ve doğrulama çalışması izledi. Türkiye’nin hava savunmasında attığı “Çelik Kubbe” adımı gibi, dijital dünyada da veriyi koruma zorunluluğu doğduğuna inanan DT Cloud; yönünü globale çevirmiş durumda. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bulut mimarisini tasarlayarak rüştünü ispat eden şirket “Dijital İpek Yolu” vizyonuyla önce Avrupa’nın dijital kapasite inşaatçısı olmayı, ardından Körfez ülkeleri ve ABD eyalet pazarlarına ulaşarak global bir altyapı sağlayıcısı olmayı hedefliyor.
