Maliyet, tedarik ve usta eksikliği süreleri uzattı: Mobilyada para peşin, teslimat 3 ay sonra
Stoksuz üretim modeli, artan maliyetler ve tedarik sıkıntıları sebebiyle mobilyada teslimat süreleri 3-4 aya çıktı. Tüketiciler peşin ödeme yapmalarına rağmen ürünlerine aylarca ulaşamazken, uzmanlar firmaların satış yaparken gerçekçi teslimat süreleri sunması gerektiğini vurguluyor.
- Mobilya teslimat süreleri Türkiye'de 3-4 aya kadar uzayarak tüketiciler için ciddi mağduriyet oluşturmaktadır.
- Gecikmelerin ana sebepleri arasında maliyet artışları, döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle uygulanan stoksuz üretim modeli ve ithal parça sıkıntıları bulunmaktadır.
- Sektördeki kalifiye iş gücü eksikliği ve finansman baskısı da üretim kapasitesini sınırlayarak teslimatları yavaşlatmaktadır.
- Tüketiciler, sözleşmede belirtilen sürede teslimat yapılmaması halinde sözleşmeden dönme, bedel iadesi veya gecikme tazminatı talep etme hakkına sahiptir.
KAAN ZENGİNLİ-Türkiye’de mobilya sektöründe teslimat süreleri son yıllarda ciddi biçimde uzadı. Tüketiciler, koltuk, yatak odası ve mutfak mobilyası gibi temel ürünler için 3-4 ayı bulan teslimat süreleriyle karşılaşıyor.
Sektör temsilcilerine göre gecikmelerin sebebi yoğun sipariş değil, aksine satışlarda düşüşler gözleniyor. Ancak; tedarik zinciri sorunları, stoksuz üretim modeli, iş gücü eksikliği ve finansman baskısı gibi nedenler teslimat sürelerinin uzamasına neden oluyor.
Artan maliyetler ve döviz kurundaki dalgalanmalar nedeniyle birçok mobilya firması, yüksek stok tutmaktan kaçınıyor. Eskiden depolarda hazır bekletilen ürünler, artık çoğu zaman sipariş geldikten sonra üretiliyor. Bu durum, fabrikalarda üretim sırası oluşmasına ve teslimat sürelerinin uzamasına yol açıyor.
STOKLU SATIŞ BİTTİ
Sektör yetkilileri “Firmalar maliyet riskini azaltmak için stok yapmıyor. Bu da her siparişi adeta sıfırdan üretmek anlamına geliyor” değerlendirmesini yapıyor.
Uzayan teslimat süreleri, özellikle yeni ev kuran aileler açısından ciddi mağduriyetler oluşturuyor. Bazı tüketiciler ise firmaların satış aşamasında teslimat sürelerini kısa gösterdiğini öne sürüyor.
İTHAL PARÇA SIKINTISI
Mobilya üretiminde kullanılan suntalam, MDF, kumaş, sünger, metal mekanizma ve aksesuarların önemli bir kısmı ithal veya dövize bağlı. İthalat gecikmeleri ve fiyat artışları, üretim hattını doğrudan etkiliyor.
Tek bir parçadaki gecikme bile tüm siparişi yavaşlatabiliyor. Sektörde bir diğer önemli sorun ise kalifiye iş gücü açığı. Mobilya üretimi hâlâ büyük ölçüde ustalık gerektiren bir alan olmasına rağmen, genç iş gücünün sektöre ilgisinin azalması nedeniyle marangoz, döşemeci ve montaj ustası bulmak zorlaşıyor. Bu durum, üretim kapasitesini sınırlarken, sipariş birikimini de artırıyor.
VATANDAŞ MAĞDUR
Tüketicilerin özel ölçü, renk, kumaş ve tasarım taleplerinin artması, seri üretimi daha karmaşık hâle getiriyor.
Her ürünün ayrı bir proje gibi ele alınması, teslimat sürelerini uzatıyor. Teslimat süresi yalnızca üretimle sınırlı değil; büyük mobilyaların taşınması, şehir içi trafi k ve montaj ekiplerinin kapasite sınırlamaları da süreci geciktiriyor.
Sektör kaynaklarına göre bazı gecikmeler finansman kaynaklı. Ham maddeyi peşin alan firmalar, ürünleri çoğu zaman vadeli sattıkları için nakit akışını dengelemek amacıyla üretim hızını kontrollü yavaşlatıyor.
Düğün sezonu ve büyük indirim kampanyalarında siparişlerde ani artışlar görüldüğünde, üretim kapasitesi talebi karşılamakta zorlanıyor ve teslimatlar daha da gecikiyor.
TÜKETİCİNİN DAVA AÇMA HAKKI VAR
Mobilya sektöründe teslimat gecikmeleri, artık sadece münferit aksaklıklar olmaktan çıkarak sistematik bir problem hâline geldi.
Örneğin, bazı tüketiciler evlerine taşınmalarına rağmen temel mobilyaları olmadığı için aylarca geçici çözümlerle yaşamak zorunda kalıyor.
Tüketici dernekleri, firmaların sözleşmede belirtilen teslimat sürelerini sıkça uzattığını ve bunun maddi ve psikolojik mağduriyet oluşturduğunu belirtiyor.
Dernek yetkilileri, satıcıların söz verdiği sürede ürünü teslim etmemesi hâlinde tüketicilerin sözleşmeden dönme, bedel iadesi talep etme veya gecikme tazminatı isteme haklarına sahip olduğunu ve bu haklarını aramaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguluyor.
