Petrol fiyatlarında yeni zirve tahmini! Zafer Ergezen 'en kötü senaryoyu' açıkladı
Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi ve bölgedeki enerji sahalarının hedef alınmasıyla birlikte enerji arzında ciddi bir sıkışma yaşanıyor.
Emtia Piyasalar Uzmanı Zafer Ergezen TGRT Haber’de yaptığı değerlendirmelerde, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının, brent petrol fiyatlarını kısa vadede 120 dolara, krizin derinleşmesi durumunda ise 150 dolar bandına taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Kriz öncesi 60 dolar seviyelerinde seyreden petrol fiyatlarının hızla 100 doların üzerine tırmandığını belirten Ergezen, çatışma ortamının sadece fiyatları değil, üretim kapasitesini de kalıcı olarak yaraladığını vurguladı. Enerji sahalarının zarar görmesi nedeniyle barış sağlansa dahi eski üretim seviyelerine dönmenin zaman alacağını söyledi.
Krizin sadece akaryakıtla sınırlı kalmadığını kaydeden Erzegen, doğal gaz, plastik, gübre ve alüminyum gibi pek çok sektörde maliyetlerin katlandığı ifade etti.
Ergezen, özellikle Avrupa'da jet yakıtı sıkıntısının baş göstermeye başladığına dikkat çekerek, sürecin bir "panik seviyesine" evrilme riskine işaret etti ve şunları söyledi:
ARZ VE TEDARİK SIKINTISI MASADA
"Eğer bir barış anlaşmasına varılamazsa ve savaşın devam etmesi durumunda petrol fiyatlarının öncelikle 120 dolar sonrasında 150 dolara yükselme ihtimali var. Kötü durum senaryosunda bütün bunların ötesinde her geçen gün arzın eksik kaldığı dönemde özellikle Avrupa'da örneğin jet yakıtı sıkıntısı baş göstermeye başladı. En azından bu riskler artmaya başladı.
Bu da dolayısıyla tüm dünyada maalesef fiyatların artışından ziyade bir de arz sıkıntısı ve tedarik sıkıntısını gündeme getirecek ki bu bizi çok daha farklı noktalara götürebilir, panik seviyesine getirebilir. O yüzden de umarım savaş bu anlamda kısa sürer. Ama şurası bir gerçek. Savaşın devam ettiği her gün riskler artmaya da devam ediyor. Burada fiyat artışlarını çok görmesek bile bir anda beklenmedik gelişmeler de olabilir. Yani arz şokları çok daha artarak devam edebilir ki umarım panik seviyesine geçmez bu anlamda"
Kısa vadeli beklentilere ilişkin değerlendirmede bulunan Ergezen, barışın sağlanamaması halinde petrol fiyatlarında yeni bir sıçrama yaşanabileceğini belirtti. İlk aşamada 120 dolar seviyesinin görülebileceğini ifade eden Ergezen, “Savaşın uzaması halinde 150 dolar seviyesi oldukça güçlü bir ihtimal” diye konuştu.
EN KÖTÜ SENARYO: 150 DOLAR
Erzegen, açıklamasının devamında şunları söyledi:
"Bunlar bizi 150 dolara götürme olasılığını ben oldukça yüksek görüyorum. Bunun üstüne gelir miyiz işte orası bir miktar daha artık panik fiyatlamaları olacaktır diye düşünüyorum. Bütün bunların içerisinde tabii ki aslında önceki savaşlardan durum birazcık daha farklı. Çünkü burada artık Hürmüz Boğazı'nın kapanmış olması ve tamamen tedarik sıkıntılarının, tedarik zinciri sıkıntılarının oluştuğunu görüyoruz"
SADECE PETROL DEĞİL
Krizin etkilerinin enerjiyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Ergezen, doğalgaz, gübre, sülfür ve alüminyum gibi birçok alanda maliyetlerin artabileceğini ifade etti.
Bu durumun küresel ticarette genel bir maliyet baskısı yaratacağını belirten Ergezen, tedarik zincirlerinde de kırılmaların derinleşebileceğini dile getirdi.
ABD VE RUSYA ÖNE ÇIKIYOR
Alternatif tedarik arayışlarına da değinen Ergezen, mevcut tabloda en avantajlı ülkelerin ABD ve Rusya olduğunu söyledi. ABD’nin artan üretim kapasitesiyle küresel talebe cevap vermeye çalıştığını, Rusya’nın ise özellikle Çin ve Hindistan pazarında payını artırdığını belirtti.
Buna karşılık enerji ithalatçısı ülkelerin daha kırılgan hale geldiğini ifade eden Ergezen, özellikle Asya ülkelerinin bu süreçten daha olumsuz etkilendiğini kaydetti.
ALTERNATİFLER SINIRLI
Küresel petrol ticaretinin beşte birine denk gelen bir kaybın kısa sürede telafi edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Ergezen, alternatif kaynakların sınırlı kaldığını söyledi. Arz sıkıntısının derinleşmesi halinde hem fiyatlarda hem de tedarikte yeni risklerin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Ergezen’e göre savaşın uzadığı her gün, küresel ekonomi için maliyet artışı ve belirsizlik daha da büyüyor.
